Ailenizin Japonu!

Japonya'ya dair "kulaktan dolmayan" bilgiler

Japonya’da İş Aramak


Japonya’da işe girmek, ya da iş aramak, veya veya çalışmak…

Gözlemlerim ve etraftan duyduklarım kadarıyla Japonya’da tam zamanlı ve uzun süreli çalışmayı düşünen bir yabanci için şunlar dikkat edilmesi gereken önemli noktalar…

Tecrübesi olmayan öğrencilikten emekli olmuş “iş, iş” diye yanan güruh için:

1- Aday isterse ÖSYS’de Türkiye birincisi olsun, üstüne en iyi Türk üniversitelerinden birini, çift anadal yaparak, birincilikle bitirsin Japonya’da bir Japon şirketinde işe girmesi hemen hemen imkansız. Herşeyden önce yerel üniversitelerin eğitimini görmüş adaylara öncelik tanınıyor safkan Japon şirketlerinde. Yani ABD’de değilseniz, Harvard, MIT, Yale, Caltech mezunu olsanız bile iyi bir iş tecrübeniz ve sağlam kurulmuş bir profesyonel iş ağınız yoksa, Japonya’da ya da bir Japon şirketinin başka bir coğrafyada bulunan kolunda kolay kolay size iş yok. Hayallerin peşinde koşturmak ayrı, azıcık mantıklı olup, gerçeklerle yüzleşmek apayrı…

2- Japon üniversitelerinden lisans, yüksek lisans veya doktora sahibi olanlar için de belirtmekte fayda var, “Ortalık iş dolu hemen kapıyorlar” demek için saf değil, düpedüz aptal olmak gerek… Durum şöyle.

Fen bilimleri ve mühendislik dalları için artık lisans mezunlarına hemen hemen iş verilmediğini; diğer taraftan aynı alanlarda doktora ve üstü çalışmalar yapmış, konularında çok özelleşmiş olanların da (yüksek lisans mezunlarına kıyasla) işe girmesinin zor olduğu bilinmeli… Sosyal bilimlerde ise durum daha vahim… Her yıl açılan iş sayısı daha da azalırken, talep de ters yönde artarken, yeni mezunların işe girme oranı fen bilimlerine oranla daha düşük. Ülkede işsizlik düşük olsa da, yeni mezunlar arasında iş bulamayanların oranı her sene artmakta…

Bunları kulağımıza küpe ettikten sonra bir de Japonya’da iş arama sürecinin henüz üniversite sıralarında lisans 3. sınıf ya da yüksek lisans ilk yılında olduğunu belirtmekte yarar var. Bu neredeyse tam zamanlı, yaklaşık bir yıl süren, bütünüyle yitik bir zaman dilimi… Bunu bilerek iş aramaya ülke içinde başlamak gerekli… “Mezun olunca bulurum”, “Şu tez bir bitsin, bakarım” ya da “Türkiye’den özgeçmişimi 1000 adet şirkete göndereyim, birisi illa ki cevap verir” demeyelim, baştan hatalar yapmayalım…

3- Bir başka farklılık da işe başvuran yeni mezun ya da mezun olmayı bekleyen yabancı adayların biraz daha idealist olması… Bir yabancının “en alışılmadık özelliği” gelecekte eğitimini aldığı alanda çalışmak istemesi!

Bir Japon’un “Ne bölüm olsa okurum, hele bir Tokyo Üniversitesi’ne kapağı atayım…” ve ardından “Ne iş olsa yaparım, hele bir Toyota’ya kapağı atayım…” mantığıyla “seçim” yaptığı düşünüldüğünde bu çok dar bir alana hayatı sıkıştırmak anlamına geliyor… Hele hele, iş ararken 40-50 şirkete özgeçmiş yollayıp, bütün bir lisans 3. sınıfı ya da yüksek lisansın ilk yılın iş aramaya adamış, çoğu zaman kendini kitaplarla dikte ettirilen standartlaşmış özgeçmişleri hazırlamaya kaptırmış bir Japon için açıklanamayacak bir fark…

Bu, alınan üniversite eğitimini değersiz kılan bir anlayış, şirketlerin uzun yıllar boyu oturttuğu “şirket içi, iş içi eğitimlerin” bir sonucu. Bu tür şirket içi eğitimler, üniversitelerin klasik arkeoloji bölümünden mezun olmuş birine bile yarı iletken sattırabilirken, bir fizikçiyi de rahatlıkla sigortacı yapabiliyor. Ama bu şekilde de üniversite eğitimleri çoğu kez boşa giden adaylar, eğitim hayatının ta başından beri bu düzende olduklarından rahatsız olmayabilirken, dışarıdan gelen biri için bu tutum rahatsız edici olabiliyor.

4- Yabancı adayların karşılaştığı bir diğer zorluk da özgeçmiş hazırlama… Japonların uğruna saatlerini harcadıkları, raflar dolusu kitaplar hatmedildikten sonra oluşturdukları genel başvuruya yönelik özgeçmişleri, aynı lise ve üniversite eğitimini almış iki aday arasında isim ve fotoğraf dışında bir fark olmayacak şekilde standartlaşmış… “Özgeçmiş nasıl hazırlanmalı?” sorusu için en fazla 1 hafta kafa yoran ve şirketlerde belirli pozisyonlar için özelleşmiş özgeçmiş hazırlamaya alışkın yabancılar için bu apayrı bir bilinmez. Her şirketin kendi oluşturduğu bir özgeçmiş formatı ve uzunluğu var. Bu formlarda, hatasız el yazınızla, şirketler değişse de hemen hemen içerik hiç değişmeden, bir çerçevesi içinde kendinizi aktarmanız isteniyor. Kişisel bilgiler, eğitim geçmişi vb. sıradan bilgilerden başka “Bu şirleti neden seçtiniz?”, “Bu şirkette ne yapmak istiyorsunuz?”, “Kendinizi bize tanıtın bakalım” bölümleri tornadan çıkmış gibi olmalı. Her belge de elde yazılmış, temiz ve tertipli olmalı ki, okunmaya değer olsun… Bu belgelerde “Kendinizi tanıtın” diyen  insan kaynakları aslında “Ne kadar derli toplusnuz, ne kadar düzenlisiniz”, “Şirketin düzeniyle ne kadar uyumlusunuz, onu görmek istiyoruz” demekte, sizi o gözle değerlendirmekte… Bir ömür boyu aynı şirkette kalması beklenen bir adaydan, pasaklılık, uçarılık, yaratıcılıktan daha çok, uyum veya daha ötesi “uydurulmaya yatkınlık” bekleniyor… Ne kadar yatkınsanız, o kadar şanslısınız…

5- Mülakatlar… Çok basamaklı, her hangi biri, bir diğerinden (şirket tarafındaki katılımcılar dışında) farklılık göstermeyen tiyatro oyunları bunlar… İşveren tarafı, insan kaynaklarının en alt basamaklarındaki çalışanlarca yapılan ön elemeden, şirket üst yöneticisinin hazır bulunduğu son basamağa kadar adayın oturuşu-kalkışı, beden dili, nezaket kurallarına olan hassasiyetini vb. ölçüyor, inceliyor. İş arayan taraf da kendini, pardon ne kadar uyumlu olduğunu, göstermeye çalışıp, diğer adaylarla aynı maskeli balo kostümü (siyah takım elbise – beyaz gömlek, evrak çantası, ve iddiasız saç ve makyaj) içinde bir 6 ay geçiriyor. O kadar çok mülakat yapılıyor ki, aday haftanın hemen her günü şirket tanıtımları veya mülakatlarına koşturuyor. Bu şekilde de 1 yıl heba oluyor. Bunu göze alabilen herkes bir Japon şirketinde çalışabilir bana kalırsa…

6- Torpil işlemez mi bunlara? Yeni mezun yabancı adaylar için bir çok kapı daha açılmadan yukarıdaki sebeplerden dolayı kapanmakta… Ancak yine de bütün bu seçim basamaklarını atlaya zıplaya aşmak için bir başka yol daha var… Referans, ya da torpil…! Evet evet torpil! İster Japon olsun ister yabancı, bir güvenilen kişi ya da kurum tarafından aday adına verilen referans, çok basamaklı seçimde en çok ihtiyaç duyulan şey…  Kişisel bağlantılar sayesinde şirket içinde bir destekçi ile sağlanan destek dışında bu referanslar nasıl elde edilir derseniz bildiğim 2 yol var:

a-) Üniversiteye – bölüme her sene çalışan alımı için X kişiye kadar isim önerisi yapması için şirketler danışır. Bu şirketlerin adı ve o yıl değerlendirmeye alacak oldukları referans mektubu sayısı okul içinde ilan edilir. Bu şirketlere başvurmak isteyen öğrencilere sınırlı sayıda, ve öğrencinin başarı durumuna bağlı olarak resmi referans mektubu bölüm tarafından verilir. Bir öğrenciye verilecek referans  belirli bir sayıyla sınırlıdır. Öğrenci bu belgeyi özgeçmişine ekler ve uygun bir yerde kullanır. Gakkou Suisen diye geçer bu. referans. Japon öğrenciler müthiş rağbet ederler… Şirketler de bu belgeye sahip olan adayın mülakat ve sınav sayısını azaltarak referansın hakkını verir.

b-) Üniversiteye ya da bölüme değil de doğrudan öğretim üyelerine danışılarak istenilen referanslar. Şirketler ortak çalışma yaptıkları ve seçimine güvendikleri öğretim üyelerinin doğrudan önerdiği isim üzerine, adayı genel işe alım prosedüründen ayrı bir yerde değerlendirirler. Şartlar uygunsa da çoğunlukla işe alırlar. Doktora öğrencilerinin büyük kısmı bu şekilde iş bulur.

Bütün bunlar iş tecrübesi olmayanlar içindi… Bir de olan güruh için derleyelim… Onlara önerilerimiz henüz kısıtlı…

7- ABD aşığı bir ülke için iyi bir iş tecrübesi üzerine, sağlam kurulmuş bir profesyonel iş ağınız varsa, bir de Harvard, MİT, Yale, Caltech gibi cilalı, fiyakalı bir diplomanız varsa Japonya’da bir expat olabilmeniz, ya da expat benzeri bir değerlendirmeye tabi tutulup, yabancı bir şirkette işe girmeniz kuvvetle muhtemel. Özellikle, danışmanlık, bankacılık, sigortacılık alanlarında çalışan çok sayıda yabancı var… İyi de benim Harvard, MİT, Yale vb. diplomam yok derseniz, dert etmeyin… Onlar azınlık… Çoğunluğun bu adı nam salmış yerlerden kartvizitleri yok. Kendi iş ağlarını, kendi adlarını kullanarak buralarda iş bulmuş insanlar…

8- Asya’da, Afrika’da iş yapmış, tecrübesi olan, dünyanın o kısmıyla olan ilişkileri sağlam bir profesyonel için de yeterince iş var. Japonların gitmeye biraz çekindiği yerlere girebilecek biri ticaret alanında aranılan bir tip olmakta… Adayın biraz ağzının laf yapması, girişken ve gözüpek olması, adayın şansını daha da artıyor tamin edersiniz ki…

9- Japonya’da şirketler arası geçişler, iş değiştirmeler az ve olağan dışı olsa da yok değil. Genellikle gayet belirli noktalara, sektör içinden benzer iş tecrübesi olan kişiler, head hunter‘larca avlanmakta… Bunlar da yine kişisel örnekler…

10- Bir de apayrı bir sınıfta incelenmesi gerekenler var… Kendi iş anlayışını aktaracak orta ve üst düzey yöneticiler de değişim arayan Japon şirketlerinin hedefinde… Bu kişiler için burada öneri yapmanın anlamsız olduğu apaçık, ama not olarak düşülsün…

Bütün bunlara ek tecrübeden bağımsız olarak bir de şu konular var…

11- Japonca… Bir yabancı aday ile bir Japonun değerlendirilmesinde fark yaratan asıl unsur Japonca, biraz da adayların bildikleri diğer diller… Yabancı adayın Japonca dil bilgisi en az JLPT N2 düzeyinde olmadığı (makbul olanı JLPT N1) ve arada adayın başvurusunda işine yarayacak özel bir referans olmadığı sürece, Japonların aynı işe seçilme olasılığı çok daha yüksek. Sebep, bence, tamamen kültürel… Örneğin, yeni işe giren bir çalışana ortalama 3 ile 6 ay arası şirket içi eğitim verildiği ve bunda telefona cevap vermeden, müşteri ilişkilerine; rapor ve email yazmadan, kartvizit değişimine kadar Japon kültüründe yer etmiş, artık yer yer katılaşmış kalıplar öğretilmekte. Bir yabancı için bunlar hem alışılması, hem de özümsenmesi güç olan ve daha fazla zaman alan şeyler. Bir Japonun yaşam boyu öğrenegeldiği kültürün inceliklerini ve ayrıntılarını bir yabancıdan 6 ay, 1 yıl sonunda beklemek biraz iyimserlik sanki…

12- Sıklıkla düşülen yanılgılardan biri de Japonca dışında bir dil ile de iş yapabilirim inancı. Küreselleşmiş bir Japon şirketi de olsa tamamen yabancı bir şirketin Japonya ayağı da olsa “Japonca bilmesem de olur, şirketin yurtdışı ile ilişkili işlerinde Japonca dışında bir dil kullanarak da iş yapabilirim.” inancı… Bu şekilde düşünen aday, çok büyük ihtimalle ya en başta işe giremeyecektir, ya da girebilirse bir süre sonra yalnızca yabancı dil ile işlerin sürdürülebilir olmadığını görecektir. Benzer bir mantıkla düşünüldüğünde, Türkiye’de de, bir yabancı sermayeli şirketin atama ile gelmiş tepe yöneticisi vb. değilseniz, Türkçe bilmeden bir iş yapamayacağınızı kestirebilirsiniz.

Yine de bu konuda birkaç istisna da var elbette. Bir çok ulustan çalışanların toplandığı bilimsel ya da teknolojik çalışmaların yürütüldüğü, özel şirketlerin araştırma – geliştirme merkezleri ve devlete ait enstitüler ortak dil olarak öncelikle İngilizceyi benimsemiş durumdalar. Bu gibi yerlerde çalışma niyetiniz varsa durum farklı. Zaten bu azınlıktaki grubun işe alınma prosedürlerinden başlayarak hemen her alanda işleyişleri farklı.

13- Yabancıların en çok zorlandıkları konulardan bir diğeri de şirket içi iletişim, ast – üst ilişkisi… Sivil hayatta askeri hiyerarşi benzeri bir yapı kurmuş olan toplumda, şirketlerdeki pek de esnek olmayan bu ilişkiler hayatı biraz zora sokuyor. Alışılamayacak bir şey değilse bile, işe alan tarafın uyumda sorun yaşamamak/yaşatmamak için yine Japon vatandaşlarına yönelmesi için bir sebep…

14- Sağlık bilimleri üzerine uzmanlaşmış ve çalışmayı düşünen adaylar için buradan bir çalışma ehliyeti ya da uzmanlık almadan yapabilecek pek birşey yok… Bildiğim kadarıyla Seattle Grace’te beyin cerrahı bile olsanız, o belge şart…

Aklıma gelen ve toparlayabildiklerim bunlar…

Kendi tecrübelerinizi yorumlarınızla paylaşırsanız, içerik daha da doyurucu olabilir.

İyi çalışmalar…

20 comments on “Japonya’da İş Aramak

  1. Asena
    July 27, 2016

    Japonya’da bir sağlık çalışanı olmak mümkün mü ben şuan lise sondayım Att okuyorum da bunu merak ettim

    Like

  2. volkan
    May 25, 2016

    hocam ben elektronik haberleşme mühendisliği mezunuyum mezun olalı 3 yıl oldu 1yıl askerlikle geçti toplamda 1 yıl iş tecrübem var ama türkiyede iş imkanları belli yeniden iş bulmakta zorlanıyoru üstelik 3.57 ortalamayla okulu bitirdim ve aselsan ve taide staj gördüm japonyada çalışabilir miyim neler yapmalıyım

    Like

  3. HUSEYİN
    September 25, 2015

    Sa. Arkadaş sormak istediğim is mi bulamayınca yoksa rahat bir işim. Yani orda 0 dan bir hayat kurama miyiz. Japon vatandaşlığı alsak devlet bize is imkanı sağlamaz mi bakkala eleman vs vs

    Like

  4. Ahmet Burak TOKLU
    January 14, 2015

    hocam japonyadaki bir üniversiteden değilde farklı bir üniversiteden hukuk mezunu olmuş olsak ve mezun olduğumuz üniversitenin diploması da avrupa mavi diploması olsa iş bulma imkanımızı ne derece etkiler herhangi bir artısı olur mu mesela avrupayla ortak çalışan bir şirkette şansımız ne derece artar ?

    Like

    • @semihsunkar
      January 15, 2015

      Diplomanın denkliğine (geçerliliğine) ilişkin şimdiye dek hiç bir yorum işitmedim. Bu demek değildir ki geçersizdir, uğraşma… Her şirket için uygulama farklıdır muhtemelen.

      ODTÜ mezunu olup Japonya dışında (Almanya) bir Japon şirketinde işe alınıp, sonrasında çalışmak üzere Japonya’ya gelmiş arkadaşım var. Ama bu kişi apayrı özel bir örnek.

      Like

      • Ahmet Burak TOKLU
        January 16, 2015

        Öncelikle hocam cevabınız için teşekkür ederim. Arkadaşınızın durumu gerçekten istisnai bir durummuş🙂 anladığım kadarıyla bunu denemeden bilemeyeceğiz. Bu arada hocam pek konuyla alakalı değil ama sormak istiyorum sıfırdan Japonca öğrenmede yardımcı olabilecek siteler varsa bildiğiniz önerebilir misiniz?

        Like

  5. damla
    June 6, 2014

    merhaba ben şu anda endüstri mühendisliği 1. sınıf öğrencisiyim. Japonya da endüstri mühendisi olarak çalışmak istiyorum. yazınızı büyük bir dikkatle okudum. mavi diploma ve abet in avantajını kullanarak orada çalışmak istiyorum. sizce ne yapmalıyım üniversiteden mezun olunca Japonya da yüksek lisans ve ya doktora mı yapmalıyım? yoksa biraz Japonya bağlantılı yerlerde çalışıp başka yerlerde yüksek lisans yaparak Japonya ya geçiş yapayım ne düşünüyorsunuz

    Like

    • @semihsunkar
      June 7, 2014

      Henuz olayin cok cok basindasin. Japonya’ya gelmek icin gecerli bir takim sebeplerin olmali. Ne yazik ki, sebepsiz gelinmesi ve yasanmasi cok kolay bir yer degil. YL veya doktora icin de 4. sinifta karar vermen dogru olur. Endustri Muhendisi olarak Japonya’da is bulmak vs. icin konu basligi 3’e bir kere daha bak… “egitim gecmisi ile is yasami arasinda birebir baglanti olmayan bir yer” Japonya.

      Sirketler arasinda gecisler icin de bir yorum yapmak o kadar kolay degil maalesef.

      Like

  6. Pingback: Japon Şirketlerinde Neler Farklı? | ...S.a.S...

  7. Pingback: 10 Yılın Ardından – Bölüm 4: Japonya’da Yaşamak Mı? | ...S.a.S...

  8. Pingback: Sivil Hayatta Askeri Hiyerarşi | ...S.a.S...

  9. dursun
    May 16, 2013

    slm daha önce japonyada 5 sene kaldım şu an türkiyedeyim samimi bir arkadasımla tekrar gitmeyi düsünüyorum bizimle gelecek 2 kişi daha varsa ilitişim kurabilirler 05547676676 telim dursun_coroglu@hotmail.com face adresim

    Like

  10. Pingback: Blog Yazarlığından İnsan Pazarlığına « …S.a.S…

  11. Kerow
    February 19, 2013

    Hocam biraz klasik gelicek ama şu memlekete gitmek hayalim desem yeridir.Yalnız meslek konusunda gerçekten kafam kurcalanıyor şuan japonca öğreniyorum ayriyetten ingilizcem var ne alanda seçim yaparsam iş bulabilirim ?
    Ayrıca böyle bir blog hazırladığınız için çok teşekkür ederim.

    Like

    • sunkarsemih
      February 21, 2013

      Japonca bir meslek değil bir bilgi. Japonca öğretmenliği ise bir meslek. Önce bunun ayrımını yapalım.

      Sonrasında da şartları objektif olarak değerlendirelim. Japoncası ana dili olan, İngilizcesi kötü olmayan bir Japondan farkın olmalı. Gözle görünür bir farkın yoksa burada iş bulman dışarıdan olaya dahil olarak epey zor.

      Bunu bir kenara koyarsak, kendini yetiştirmiş, belirli bir konuda tecrübe sahibi, genç ve atılgan biri için seçenek çok. Tarih bölümünden mezun olup yarı iletken satışı da yapabilirsin, mühendis olup kahve çekirdeği simsarlığı da.

      Açıkçası kendi sınırlarını, artı ve eksilerini bir tart sonra yeniden değerlendir.

      Like

      • Kerow
        February 21, 2013

        Öncelikle yanıtınız için teşekkürler.

        Oraya bir virgül koymayı unuttuğumdan dolayı yanlış bir anlaşılma olmuş.Japonya’ya gittiğimde tam donanımlı gitmek istiyorum bu yüzden henüz lisede olmama yani önümde yıllar olmasına rağmen Japonca öğreniyorum.

        Asıl sormak istediğim soru şuydu seçimimi teknik alandamı(yazılım uzmanlığı gibi) yoksa sosyal alandamı(psikoloji,uluslararası ilişkiler ve işletme gibi)yaparsam artım olur.

        Like

  12. bgcdvlk
    February 3, 2012

    Ben orda donerci acsam iyi satar mi?

    Saka saka, Bogac ben😉
    Su linki ekleyeyim dedim:
    http://injapan.gaijinpot.com/2010/06/30/english-speaking-japanese-companies/

    Like

  13. Pingback: Japonya’da Üniversite Ortamları – Bölüm 1 « …S.a.S…

  14. Pingback: Japonya Yaşanılacak Bir Yer Midir? « …S.a.S…

Yorumlarınız için...!

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Gelişmeler emailinize gelsin!

Bana Ulaşmak İçin

semihsunkar(at)gmail...
Hemen hemen 7/24!

ZİYARETÇİLER

  • 430,007 kere geldiler...!

İçindekiler

%d bloggers like this: