Ailenizin Japonu!

Japonya'ya dair "kulaktan dolmayan" bilgiler

Hiroşima Gezi Rehberi


Herkes için yıkımın başkenti, savaşın acımasız yüzü, insanlığın bittiği yer değil Hiroşima. Bombanın yıkımından dolayı şehirde pek bir şey kalmadığını düşünmekteyseniz şayet; bu yanılgıdan sıyrılmanız en iyi başlangıç olacaktır…

Her şeye rağmen Hiroşima, Çuugoku Bölgesi’nin en önemli kenti. Seto İç Denizi’nin üretken limanı, Mazda’nın merkezi, bir dünya mirası olan Miyajima’nın koruyucusu, okonomiyaki’nin eşmucidi, kısaca acılarıyla anılarıyla başbaşa kalmış, içine dönük, kapalı bir yerden çok öte, başlı başına üretken bir yer.

Şehir yepyeni. Tabii bunun nedeni bomba… Ama tarih olarak da yeni… Diğer kentlere kıyasla çok genç bir şehir Hiroşima… Tarihi 1600’lerin başına Miro Terumoto’nun başkentini buraya taşımasıyla başlayan bir kent… Bir benzeri de Edo, ne tesadüftür.

Oysa ki içinden geçen, geçerken bir çok kola ayrılarak akan Ota Nehri’nin deltasında -tıpkı Edo gibi ama belki de daha yaşanası bir iklimde- kurulmuş bir kent. Daha eskilerden beri bir yerleşim olmasını beklerdim açıkçası. Sırtında dağlar, önünde delta ve deniz. Karşılaştırmak ne kadar doğru tartışılır, ama biraz Karadeniz havası var bu bakımdan.

Kent nüfusu da fena sayılmaz. Aşağı yukarı 1.2 milyon kişi şehir içi ve çevresine yayılmış. Göreceli kalabalığını ve refahını tarih boyu liman kenti olmasina borçlu. Dedik ya üretim oldukça tatminkar ve yenilikçi. Özellikle Mazda’nın hatırı sayılır bir katkısı var kente… Bir de çevredeki ağır sanayi yatırımları ve tersaneleri eklemek gerek elbette. Bunlar şehrin genişçe bir alana yayılmış, girintili çıkıntılı kıyı şeridinde serpilmiş olduğundan, gezi sırasında uzaklardaki bacalar ve koca koca gemiler dışında göze çarpmıyor… Belki de iyi ki çarpmıyor! Bize yalnızca şehrin ve çevresinin havasındaki dinginliği solumak düşüyor.

Diğer rehberlerde de izlediğimiz yolu izleyerek, nasıl ulaşılır, nerede kalınır, ne yenilir-ne içilir? sırasıyla sunmakta fayda var…

Nasil gidilir?
Tokyo’dan: Şehir Tokyo’dan hemen hemen 800km mesafede; Honşu Adası’nın Seto İç Denizi’ne bakan kıyısında yer almakta. Şehre Tokyo çıkışlı 3 yolla gidilebilir. Yolculuk şinkansen ile yapıldığında yaklaşık 20000 JPY tek yön ücretiyle 4 saat civarında sürmekte ve tren, merkez istasyona varmakta. Aslında Tokyo’dan en hızlı ulaşım biçimi de bu. Uçakla ulaşmak da mümkün. Ancak havaalanının şehir merkezine uzak olması ile, uçuş öncesi ve sonrası hazırlık, ulaşım ve bekleme süreleriyle toplamda daha uzun sürmekte. Tokyo’dan kalkan gece otobüsleriyle de gitmek mümkün yaklaşık 12 saat süren yolculuk da, otobüs tipine bağlı olarak, tek yön 7000 ile 11000 JPY arası tutmakta.

Kyoto veya Osaka’dan: Kyoto veya Osaka’dan çıkışlarda ulaşım seçenekleri daha esnek. Şinkansenle 10000 JPY civarı bir ücretle, 90 dakikada ulaşmak mümkün. Yakın olduğundan biraz çılgınlıkla yerel trenlerle, JR West Sanyo Hattı üzerinden, 350 km’lik yolu 7-8 saatte Seishin 18 kippu ile kat etmek; yol üstünde Himeji’yi ve kalesini ayak üstü görmek de mümkün. Otobüsler mesafe biraz daha kısa olduğu için çıkış saatine bağlı olarak 5-7 saat arasında Osaka-Hiroşima arasını alıyorlar. Fiyatları da 5000 JPY civarından başlıyor. Tabii tüm bu angaryayla uğraşmak yerine bir adet 1 ya da 2 haftalık sınırsız (ve sinirsiz) bindi-indi hizmeti veren ve şinkanseleri taksi-dolmuşa çeviren JR Japan Rail Pass bulundurmanız daha akıllıca ve kesin bir çözüm.

Nerede Kalınır?
Şehir, kent içi ulaşımda oldukça basit olan ve hareket özgürlüğü sunan bir yer. Dolayısıyla kesinlikle önerecegim bir yer veya bölge yok. Şehrin her yerine ya yürüyerek; ya bisikletle ya da Hiroden adlı tramvaylarla ulaşmak mümkün. İstasyon çevresinde bol miktarda otel mecvut. Ziyaretçi yabancı turist sayısı da azımsanmayacak kadar çok olduğundan Hiroşima İstasyonu’nun içindeki Turizm Danışma Bürosu’nda da, son dakikada şansınız yaver giderse,  ayarlama yapmak olası. Ama garantili bir yöntem değil. İnternetten erkenden yerinizi ayırtın. Booking.com, hotels.com ve daha niceleri yıllardır bu işin içinde…

Nesi Meşhur? Ne Yenir?
Japonya’nın Yerel Lezzetleri arasında haklı bir üne sahip olan Hiroşima usulü okonomiyaki ilk tercih olacaktır. Ya da daha doğru bir deyişle “Hiroşimayaki”… Osaka kökenli “okonomiyaki” ile aynı şekli taşısa da, yapılışındaki farklılıktan dolayı “Hiroşimayaki” adını almış bir çeşit Japon pizzası bu. Osaka usulünde malzemeler başta, toptan karıştırılıp pişirilirken; buranın yolu yordamı her malzemeyi katman katman yığıp, hep birlikte pişirmekten geçiyor. Tabii iki yontem arasında da “yok seninki daha iyi yok, benimki daha lezzetli” gibisinden bir sidik yarışı da söz konusu! Ama gözlemlerim o ki, Hiroşimayaki’nin lahanası en az 2 kat daha çok. Böyle bayağı yüksek bir tepecik halinde pişirilme başlıyor, git gide sönüp, en nihayet okonomiyaki ile aynı kalınlığa geliyor. Hani bu biraz aldatmaca gibi ya, neyse…

Sipariş sırasında, herkes zevkine göre içine katılacak malzemeyi aşçıya söylüyor; o da size, önünüzde itinayla hazırladığı yemeği sunuyor. Unutmadan ekleyelim. Tokyo dolaylarında popülerliği aşmış gitmiş olan monjayakiden farkı da içine katılan unlu – yumurtalı hamurun daha yoğun olması… Bu sebepten de daha derli toplu, daha yusyuvarlak tos toparlak oluyor. Ha elbette monjayakiyi pişirmesini bilen biri de aynı şekli verebilmekte, ama cahil cühela biri için zor bir durum, o ayrı.

Nerelere gitmeli?

Şehri 2 tam günde biraz koşturmacayla gezmek ve tavaf etmek mümkün… Bu günleri de şehir içi ve şehir çevresi diye ikiye ayırmak, sanırım en rahat planlama yöntemi.

Gün 1 – Şehir Merkezi

Şehir merkezi kısmen tramvay, kısmen de yürüyerek gezilebilecek büyüklükte… Diğer çoğu Japon şehrinde olduğu gibi merkez istasyon çevresi, tarihi şehir merkezi, ve güncel yaşamın yoğunlaştığı alanlar 3 ayrı alanda toplanabilir.

İstasyon Çevresi: Ulaşım kolaylığı yüzünden konaklamak için ideal bir konumda… Bütçenize uygun oteller istasyondan çıktıktan sonra çevreye serpiştirilmiş gibiler… Ayrıca yine bu alan, şehir içi ulaşımda kullanılan tramvay sistemi Hiroden’in ortak hareket noktası. Buradan her yöne giden tramvay ve otobüs bulmak mümkün. Böyle bir bağlantı noktasında da oldukça hareketli bir yaşamı görmek olası, tahmin edebileceğiniz üzere. Oteliniz istasyon çevresindeyse, günlük Hiroden veya 2 günlük Hiroden + Miyajima Pass adlı indirimli tramvay biletinizle sınırsız bindi-indi hakkınızı kullanarak gitmek istediğiniz noktaya gidebilirsiniz. Tramvaylar oldukça ilginçler. 1950’lerden kalma eski modellerle son modelleri aynı hatlarda görmek mümkün… Sanırım şu anda Japonya genelinde tramvayları bu kadar yaygın kullanan bir tek Sapporo. Başka da şehir yok. Bu anlamda da biraz özel…

Şehrin Günlük Yaşam Merkezi: Şehir sakinlerinin normalde takıldıkları, hayatlarını devam ettirdikleri, yedikleri, içtikleri, alışveriş yaptıkları yerler diyelim kısaca… Bu bölgeler de Haççobori, Nakamaçi ve Kanayamaço semtleri… Hepsi birbirine komşu ve hatta iç içe geçmiş semtler… Motoyasu Nehri ve Barış Parkı, Barış Bulvarı ve Kyobaşi Nehri’nin arasında kalacak şekilde konumlanmış; şehrin en canlı yeri… Alışveriş, yeme-içme, eğlenme türü tüm amaçlara hizmet eden çekirdek burası!

Tarihi Merkez: Hiroşima’nın adının aklınıza kazınmasına neden olan olayı gösterir müze ve park… Tarihi şehrin kalesi ve kalenin azıcık uzağındaki keyif bahçesi Şukkeien… Bir gün içinde yürüyerek gidilebilen bu 3 nokta; size tarihi soluma, az biraz Japon tevazusunu anlama şansını verecektir. Erken kalkabilirseniz gezinize sabah dinginliğindeki Şukkeien Japon Bahçesi’nden estetik bir başlangıç yapabilirsiniz… 1600’lü yıllardan günümüze kadar gelmiş, türlü dertler atlatmış bir bahçe… Dinginlik ve basitlik en üst düzeyde. Yeterli büyüklüğü ve içerik çeşitliliği çok doyurucu. İlk kez bir Japon Bahçesi’ne gidecek birisi için oldukça etkileyici.

shukkeien

İkinci nokta şehrin kalesi… Şukkeien’den çıkıp yaklaşık 500 m yürüdüğünüzde ulaşabileceğiniz tipik Japon Mimarisi’nde, ahşap-kerpiç bir Japon yapısı. Özellikle su dolu hendeklerinin üzerinde etkileyici olsa da, diğer kalelerle kıyaslandığında çok sade ve işçilikten yoksun. Biraz zorlama gibi durmakta… Burayı da gördükten, ve hoşunuza giderse içini gezdikten sonra, asıl hedef Barış Parkı…

Kaleden çıkıp, merkez park ve beyzbol stadyumu üzerinden, nehir boyu aşağıya doğru yürüdüğünüzde yaklaşık 1 km mesafede bomba sonrasında ayakta kalabilmiş 2-3 yapıdan biri olan zamanın ticaret ve sergi merkezi yıkıntısı ile başlayan Barış Parkı’na ulaşmanız mümkün…

Barış Parkı bir anıtlar bütünü… Atom bombasının etkilerini, kurbanlarını, anımsattıklarını temsil eden bir alan… Yıkıcılığın, kırılganlığın, insanlığın ve yeninden dirilişin bir bütünü! Bomba ve yarattıklarıyla ilgili bilgiler, belgeler, hisler hemen her şey bu dar alanda yoğunlaşmış. Insani aptal eden, boğan, canını yakan bu noktadan sonra iliklerinizdeki kan çekilmekte ve günün geri kalanında pek bir şey yapasınız da kalmamakta. Burası ile ilgili çok şey yazılabilir, söylenebilir; ama hiç biri gidip görmek kadar hisleri ifade edemez. Müzeye, yüreğiniz kaldıracaksa gidin, girin.

Mizu wo kudasai

Müze duvarından bir gravür “Mizu wo kudasai = Su lütfen”

Giriş sembolik bir ücrete, 50 JPY. Amaç gelene, ilgilenene insanın isterse ne kadar yıkıcı ve yapıcı olabildiğini göstermek… Japonca bilmek gerekmiyor. Aslında anlamak için bir dil bilmek de gerekmiyor… Müzede sessizliğin dili hakim, bu da zaten en anlaşılanı.

Gün 2 – Şehir Çevresi

İlk günü iç burukluğuyla bitirdinizse eğer, ruhunuzu biraz açmak, aydınlatmak ikinci güne kısmet. Yoğun hislerle kapatılan bir günün üstüne aslında ucuz ve eğlenceli bir terapi merkezi var, şehrin yanıbaşında! UNESCO Dünya Mirası Miyajima Adası – İtsukuşima Şinto Tapınağı

Itsukushima

Şehrin dış eteklerinde ve Seto Denizi’nde, ana karadan yaklaşık 1-2 km açıkta bir ufak yeşil ada Miyajima. Adada yaşamakta olan yerleşik bir nüfus var ama yoğunluk düşük. Biraz Marmara’nın Prens Adaları çağrışımı yapmakta. Sakinlerin işleri, adada kalmak isteyenler için pansiyonları ve japon tarzı aile işletmesi otelleri isletmek veya ada çevresinde serpili çiftliklerde istiridye yetiştirmek, o da olmadı günübirlikçi turistlere hediyelik eşyalar ve yeme-içme hizmeti sunmak…

Ada küçük bir mahalle aslında. Denizle tepe arasında, liman ile İtsukuşima Tapınağı ortasında kısıtlı bir yer… Yine de ada bununla sınırlı sanmayın! Misal ada sakinlerinin büyük kısmı geyikler, arsız uslanmaz geyikler! Aynı Nara’da olduğu gibi burada da geyikler evcil, ama serbest ve yüzsüz… Elinizde yiyecek gördükleri anda kapma çabasındalar. Sevimliler, ama dikkat edilmeliler.

Adaya ulaşım kolay ve ucuz. Hiroden ile Miyajimaguçi adlı son durağa kadar gelip, buradan her 10-15 dakikada bir kalkan feribota binerek ulaşmak mümkün. Şehir merkezinden adaya gidiş yaklaşık 75 – 80 dakika sürmekte… 1 saat ve belki daha fazlası tramvayda. Eğer gezinin en başında 2 günlük Miyajima Free Pass gibi bir indirimli bilet alırsanız, tüm tramvaylar, feribot ve adadaki teleferik 2000 JPY… Tek başına teleferik bu ücretin yarısından fazla, cimrilik etmeyin alın pasonuzu rahat rahat gezin…

Ada için önemli bir doğa olayı var. İlginizi çekebilir. Adanın denizde dikili tapınak kapısı, torii, Japonya’nın en meşhur görüntülerinden birini oluşturmakta. Kızıl kırmızı bir devasa kapı denizin içinden yükselmekte… Harikulade bir estetik hakim su varken. Eğer gittiğiniz saat suyun yüksek olduğu bir vakitse, hem tapınağın ana yapısı içinde, hem de kapısında suyu görmeniz mümkün… Bu da sabahtan öğlene kadar olan saat diliminde tekabül ediyor genelde… Gel-git etkisiyle öğleden sonra su ciddi anlamda çekildiğinden, ana tapınak yapısında su kalmamakta ve görüntü suyun yarattığı ahenge ulaşamamakta… İyi bir zamanlama ile, hem sulu, hem susuz görmek mümkün! Sabah gelir gezer, öğlen midyelerinizi yersiniz, yemekten sonra da teleferikle tepeye çıkar, müthiş manzarayı izlersiniz… Adanın büyüklüğü 1 tam gününüzü alacak kadar. Yani öyle sabah oraya giderim, akşama da alışveriş yaparım diyenler, ya çok erken gitmeliler, ya da çok şey kaçıracaklar; uyaralım!

Son bir ipucu da adada öğle yemeği üzerine olsun. Önerimiz çiğ istiridye “namakaki” olsa da, beğenmezseniz midye tava “kaki furai” da çok iyi bir alternatif. İstiridyeler yörenin ürünü, ve Japonya’nın en meşhur yerel ürünlerinden biri. O tazelik, o lezzet başka yerde yok ne yazık ki. Yemek üstüne cila çekmek isterse canınız, adada taze pişirilmiş Momijimanju tatlısı da tadılması gerekenler arasındaki bir diğer tavsiye olsun.

Keyfini çıkarın!.

6 comments on “Hiroşima Gezi Rehberi

  1. İbrahim karadol
    May 22, 2016

    Teşekkür .

    Web sitenizden, 2015 de Tokyo öncesi bayağı bilgi sahibi olmuştum.

    Hiroşima yi da görebilmek umuduyla.

    Selamlar

    Like

  2. Pingback: Japonya Gezi Rehberi - 2013 Sürümü - Japondan

  3. Pingback: Kanazawa Gezi Rehberi | Ailenizin Japonu!

  4. Pingback: Kyoto Gezi Rehberi – Bölüm 3 | ...S.a.S...

  5. Pingback: JR Japan Rail Pass | ...S.a.S...

  6. Pingback: Japonya Gezi Rehberi – 2013 Sürümü | ...S.a.S...

Yorumlarınız için...!

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Gelişmeler emailinize gelsin!

Bana Ulaşmak İçin

semihsunkar(at)gmail...
Hemen hemen 7/24!

ZİYARETÇİLER

  • 430,007 kere geldiler...!

İçindekiler

%d bloggers like this: