Ailenizin Japonu!

Japonya'ya dair "kulaktan dolmayan" bilgiler

Hokkaido Gezi Rehberi – Bölüm 1


Neyin nesi bu Hokkaido sevgisi?

Hokkaido, Japonya’nın en kuzeyindeki ada ya da kanjisinin anlamıyla kuzeydeki denize açılan yol: kuzey denizi yolu. Japonya’nın görece bakir kalmış yerlerinden, 16. yy dolaylarında şogunluğun birleşik Japonya’yı kurması sonrasında bir nufüs patlaması yaşasa da, modernleşme sürecine kadar, Meiji Dönemi, yerleşiklerin sayısı epey azmış. Hatta Japonya’nın asıl yerel halkı Ainu ırkı’nın Ezo’su ve suçlular için bir sürgün yeriymiş. Ancak, zaman içinde ada, Rusya’nın Doğu Asya’daki emperyalist genişleme ihitmaline karşı, Japonya’ya karşı kuzeyden gelecek bir saldırıya karşı düzenli yaşamın olduğu bir Japon toprağı oluşturmak üzere imara açılıp, devlet eliyle palazlandırılıp, kalkındırılmış.

Kimilerine göre Meiji Dönemi ve yenileşme çabalarına paralel biraz da batı türü tarım ve hayvancılık için düzenli yerleşime açılmış, Gelenler çiftliklerde çalışmak üzere tarım işçileri, zanaatkarlar ve kamu görevlilerinden ibaretken, zamanla bir cazibe merkezi haline de gelmiş. İlginçtir bu göç hareketi başlayana dek, günümüzden 150 sene öncesine kadar, en güneyindeki yarım adada çevresi dışında, büyük bir şehri bile olmamış bir vilayet burası. Hatta 1875’te adaya devlet davetiyle Ziraat Fakültesi kurmaya gelmiş, adanın ağa babası, William S. Clark amca’nın gelmesini takip eden 10 senede nüfüs 60000 seviyesinden 250000 kişi gibi akıl almaz bir seviyeye çıkmış. O zamanki atılım, meyvesini muhteşem bir şekilde vermiş… Şu anda ada, Japonya’nın işlenebilir tarım ve orman alanlarının 5’te 1’ine sahip. Buğday, soya, patates, mısır, ormancılık, hayvani gıdalar (et, süt ürünleri ve su ürünleri) gibi tarımsal  anlamda çok geniş bir yelpazede Japonya içinde rakipsiz lider.

Adalıların bu liderlikten kaynaklı haklı gururunu, adanın hemen her yerinde, restoranlarda, otellerde, hediyelik eşya satan dükkanlarda, doğrudan satış yapan karayolları üzerindeki küçük kulübelerdeki çiftçinin yüzünde hissedebiliyorsunuz.

Doğasını ve hali hazırdaki tek düzenli sanayisi olan tarımını bir turizm temasına dönüştürmüş olan Hokkaido, takdire değer bir pazarlama taktiği sergilemekte. Şehir hayatından bunalan halka temiz hava, bol bol doğa ve boş alan sağlayarak; çocuklarına doğayı göstermek, neyin nerede üretildiğini öğretmek için didinen ailelere eğlenceli çiftlikler, meralar, tarlalar sağlayarak, gelenlere en taze ve en lezzetli ürünleri tattırma şansını yaratarak para kazanmayı öğrenmiş adalılar. Turizmin, turisti kazıklamak kadar, turistin sürekliliğinin önemini kavramışlar. Kazıklayacaklarsa da iyi ve kaliteli bir şeyle az da kazıklanmanın gerekliliğini anlamışlar. Bu durumda kazıklandığını bilse de turist, keyfi kaçmadığından, adadan kaçmıyor, gelecek olanları da kaçırmıyor. Aslında burada bizlere de bazı dersler çıkarmak düşüyor… Sanayileşme ve şehirleşme ile tarım ve hayvancılığı yavaş ama emin adımlarla katleden, turist kazıklamayı vatani görev olarak kabul eden Türkiye, Hokkaido’dan bazı şeyleri öğrenebilir.

Ne işimiz var soğuk yerde?

Dedik ya burası tarihte uzun süredir yerleşim olsa da nüfus patlamasın maruz kalmamış görece bakir bir yer… Hokkaido bir büyük doğal park. Kış sporları cenneti, sıcaktan bunalanlara serin yaz akşamları sunan bir kaçamak adası. Hani böyle minimalist bir hava esti yazıda ama yanılgıya düşmeyelim…

Günümüzde, Asya’daki ilk kış olimpiyat oyunları olan 1972 Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yapan Sapporo gibi bir dünya şehrine ve Hakodate gibi Japon tarihine mal olmuş kentleri barındıran bir ada burası. Adada yerleşik beş milyon üzeri nüfusu varsa da Japon adaları içinde nüfus yoğunluğu en düşük olan yer… Japonya’nın en ücra köşelerinden biri olsa da, kışı içinizi titrecek kadar soğuk olsa da ada, sıradan bir Japonun gitmek için can attığı bir tatil rotası… Adanın adı adeta bir tatil imgesi. Bizim için Ege sahilleri gibi…

Tamam geç bunları, nasıl gezelim, nerelere gidelim?

En başta itiraf edelim: ada tek bir vilayet ve biraz büyük. Hatta epey büyük! Japonya’nın 2. büyük adası. Öyle sabahtan akşama biter, etrafında bir tur atarım gibi hayallere kapılmayalım Ankara, Konya, Eskişehir toplamı kadar bir alan neredeyse ya da Sicilya kadar (Kıbrıs’tan kat kat büyük yani)… Şöyle diyelim Sapporo’yu merkeze oturtacak olursak ve buradan ada üzerindeki yerlere gidecek olursak, mesafeler “aman sabah çıkayım, akşam dönerim” diyebileceğiniz kadar kısa değil. Kısaca günübirlik gidilecek yerler ile, illa ki konaklamalı gidilecek yerleri ayırıp planınızı ona göre yapn… Bu arada nereye giderseniz gidin, trenle gitmeniz olası ama yine de kırsal kesimde olduğunuzu düşünerek planınızı tren yerine araba ile gidecekmişsiniz gibi oluşturun.

Sapporo’dan Karayolu ile Demiryolu (JR – Özel Ekspres) ile
Mesafe Süre Ücret Süre
Otaru 40 km 45 dk 620 JPY 45 dk
Asahikawa 140 km 2 s 4480 JPY 1s 20 dk
Toya Gölü 100 km 2 s 30 dk –       – –       –
Hakodate 320 km 4 s 30 dk 5560 JPY 3s 35 dk
Wakkanai 370 km 6 s 45 dk 10170 JPY 5 s
Shiretoko Yarımadası (UNESCO Dünya Mirası Doğal Yaşam Koruma Alanı) için
Kushiro 330 km 6 s 8920 JPY 3 s 45 dk
Abashiri 350 km 6 s 30 dk 9440 JPY 5 s 30 dk
Nemuro 450 km 8 s 30 dk 10810 JPY 6 s 30 dk

Geliş – gidiş için yerli ya da yabancı çoğu turistin ilk tercihi havayolu. Hokkaido’ya varıp, varılan şehirde 2 gün geçirip geri dönülmyecekse, genel tercih araba kiralama. Adadaki kiralık araba sayısı o kadar çok ve bu hizmeti veren şirket, şube sayısı o kadar fazla ki, aynı model, renkteki araçlardan, sıradan bir otoparkta bir yığın görmek gayet sıradan bir durum… Özet araç kiralarsanız, aracınızı park ettiğiniz yeri iyi belleyip, plakasını muhakkak not alın. Sonra araç kayboldu gibi sanrılarla germeyin sinirlerinizi, buraya kafa dinlemeye geldiniz en nihayetinde…

Havayolu ile adaya gelenlerin çok büyük bir kısmı Sapporo, New Chitose havalimanı üzerinden adaya giriş yapıyor. Hatta Chitose – Tokyo parkuru, dünyadaki uçuş yoğunluğu en yüksek parkulardan biri… Günde hemen hemen 120 karşılıklı sefer var yalnız Tokyo ile… Daha bunun Osaka’sı, Nagoya’sı, Fukuoka’sı diğer kentleri, diğer ülkeleri de var…

Chitose’den başka adaya ulaşmak için kullanılabilecek havaalanları gidecek olduğunuz yer Sapporo’dan uzaksa tercih edilebilir… Mesela Hakodate, Asahikawa, Obihiro, Kushiro, Memanbetsu (Shiretoko, Nemuro için), Wakkanai (Rebun, Rishiri adaları için) havaalanları da tercih edilebilecek yerler arasından daha az uçuş olan, biletleri daha pahalı olan seçenekler… Hakodate ve Asahikawa biletleri makul olsa da, diğerleri Chitose bağlantılı uçuşlar olduğundan azıcık sıkıntılı.

Adaya havayolu dışında ulaşım için iki alternatif daha var… Demiryolu ve feribot… Demiryolu seçeneği çok daha hızlı ve konforlu… Seikan Tüneli’ni kullanarak Aomori üzerinden demiryolu ile Hakodate’ye gelmek Super Hakucho ya da Hakucho adlı ekspres trenler ile 2 saat 5340 JPY. Koltuk rezervasyonu şart olan bu trenleri JR Japan Rail Pass sahipleri de kullanabiliyor…

Denizyolu ile gelişlerde Aomori’den Hakodate’ye gün içinde çok sayıda feribot geçişi var. Trene göre daha yavaş ama hava güzelse ve deniz tutmuyorsa keyifli olabilir… Bundan başka Hachinohe – Tomakomai (Chitose Havalimanının hemen güneyinde küçükçe bir liman kasabası) arasında gece çalışan feribot ile sabaha karşı adaya varıp, gün kaybetmeden gezmeye başlanabilir. (Bu seçenek aracı olanlara önerilir. Sabahın köründe açık araç kiralama dükkanı olmuyor limanda…) Bir de Sendai ve Niigata ile feribot bağlantıları var ama kaç saatte gidilir, gitmeye değer midir, düşünmedim bile….

Tamam adaya gidişi anladık da ne zaman gidelim, ne yapalım?

Mevsimine göre adanın çehresi ve yapılacaklar değişmekte… Kışı kış olarak severim kısaysa, ama benim aksime hakiki kıştan hoşlanan, kış sporlarından zevk alan birisiyseniz adanın her yeri tam size göre… Adanın merkezindeki dağlar ve bu dağların etklerinde -aralarında küçük ılıcaların olduğu yerler (zaten ne varsa bu ılıca-hamamda (onsen) var)- öneriler arasında ön plana çıkan yerler… Kendi açımdan itiraf etmeliyim ki ne kış sporlarına, ne kışa, ne de ılıcalara karşo bir sevgim var… Ama etrafın önerilerini aynen iletebilirim… Asahikawa ve Daisetsuzan Milli Parkı çevresi, Obihiro – Noboribetsu arası bölge ile Niseko güzelmiş diyor gidenler… Toz kar yağıyormuş Kasım Nisan arası kayak için çok uygunmuş ve daha nice şeyler, bir kulağımdan girip, diğerinden çıktı… Siz bana bahar ve yaz için, deniz, göl, nehir gibi suyun su olduğu mevsimdeki geziler için danışın en iyisi… Buz beni pek açmıyor…

Ama tüm bu soğuğa rağmen Japonya genelinde en kayda değer ve en önemli kış etkinliği yine Hokkaido’da… Sapporo Kış Festivali, şubat ayının ilk hafta sonu Sapporo şehir merkezinde düzenleniyor… Otellerin, uçakların haftalar öncesinden dolmasına neden olan bu yılda bir gerçekleşen festival, Japonların hayatta en azından bir kere de olsa görülmeye değer bir olay diyerek bana aktardıkları bir etkinlik. Çok kereler görmeye niyetlendiysem de henüz görmedim, ama şansımız devam ediyor… Derin’le gideriz artık😉

Gelelim suların gürül ,gürül aktığı, güneşin parıldadığı ılık günlere… Hava güzelken Hokkaido da güzelleşiyor. Kar yağdığında da çekici ve mistik ama yazları doğa resmen ışıldıyor. Konum olarak diger Japon adalarına kıyasla kuzeyde kalması ve çevreleyen denizlerdeki soğuk su akıntılarının etkisiyle yazları azıcık daha sıcaklığın katlanabilir derecelerede olduğu, nemin daha düşük olduğu, biraz Karadeniz yaylalarını andıran bir yer Hokkaido. Yeşilin, nehirlerin, göllerin, denizin, yaz da olsa karın, buzun ve aktif yanardağların ülkesi burası… Hem şehir hayatının kolaylığı ve rahatlığı, hem de yabani doğanın tenhalığı bir arada burada. Tam tarifi güç bir çekicilik var.

Nerelere gitmek istediğinize karar vermeden önce muhakkak neler yapmak istediğinizi düşünerek Hokkaido/ya gelin… Aylak aylak şehirde dolanmak bile olsa Sapporo’ya geldiğinizde gidecek yerlere karar vermeniz, gezi planınızı oluşturmanız için bu gerekli…

Ayrıntılı gezi planı için Bölüm 2‘ye…

6 comments on “Hokkaido Gezi Rehberi – Bölüm 1

  1. Pingback: Hiroşima Gezi Rehberi | Ailenizin Japonu!

  2. Pingback: Japonya’da Ucuz Tren Biletleri – Bölüm 1 | ...S.a.S...

  3. Pingback: Hokkaido Gezi Rehberi – Bölüm 3 | ...S.a.S...

  4. Pingback: Japonya Gezi Rehberi – 2013 Sürümü | ...S.a.S...

  5. Pingback: Tokyo (Gezi) Rehberi – Önsöz « …S.a.S…

  6. Pingback: Hokkaido Gezi Rehberi – Bölüm 2 « …S.a.S…

Yorumlarınız için...!

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Gelişmeler emailinize gelsin!

Bana Ulaşmak İçin

semihsunkar(at)gmail...
Hemen hemen 7/24!

ZİYARETÇİLER

  • 430,007 kere geldiler...!

İçindekiler

%d bloggers like this: