Ailenizin Japonu!

Japonya'ya dair "kulaktan dolmayan" bilgiler

Kyoto Gezi Rehberi – Bölüm 3


Nerelere gidelim, hangi ortamlara akalım?

Parklar ve Bahceler

Belediye fen isleri ekibi gibi baslik atmis olsam da deginmeden gecemeyecegim bir baska bilgi de bahceler…. Tapinaklar sehri olsa da ve hemen her tapinak kendi bahcesine sahip olsa da Kyoto ayni zamanda buyuk parklar ve bahceler sehri…Japon ve Zen bahceleri o kadar cesitli ve tatmin edici ki, buradaki bahceleri gorup evde kendi bahcenizi kurmak isteyebilir, mahalle parklarinin da bu tarz estetik yogun merkezlere donusmesini isteyebilirsiniz… Hepsi icin bir panorama, renk, bitki, su ve ruzgar uyum plani yapildigina emin oldugum, siradan cicekli yollar olmayan gercekten insana neden dogaya saygi gostermesi gerektigini dusundurten yerler buralar…

En iyinin gorulmesi icin mevsim donumlerinde gitmekte ama en iyisi Sakura agaclari ve sonbahar renklerinin tam kivamina ulastigi Nisan ve Kasim aylarinda gitmek… Ayri ayri her birini aciklamak icin once bu sanati ogrenmem gerekir o yuzden uydurmak yerine gidin gorun diyerek yukaridakilere ek olarak bir de asagidaki listeyi veriyorum…

  • Sehrin merkezindeki Shoseien
  • En kuzeyde Midorogaike ve Takaragaike golcukleri
  • Batida Okochi Sanso
  • Nijo Kalesi icindeki Ninomaru
  • Arashiyama eteklerinde Iwatayama Maynun Parki
  • Yine sehrin kuzeyinde Botanik Bahcesi

Tarihi yerler, yapilar ve digerleri

Sehrin tarihi ve guncel yasami besleyen merkezi, hem gelenegine sahip cikmis hem de caga ayak uydurmus daha cok batili gorunumde bir dogulu… Kyoto’yu bu kadar essiz yapan unsurlarin neredeyse tamaminin ya gercegi ya da en azindan bir kopyasi hala gormeyi becerebilenler icin sehrin icinde dagilmis halde… Simdiye dek yazageldigim dinsel ve estetik icerikli ozel mekanlar disinda hayatin her daim icinde yer almis yerler yine siralanmasi oldukca guc olan yerler…

Sehrin yillardir suregelmis kulturel benligi icinde cok saglam yer etmis bazi bolgeler ozellikle ziyaret edilmeyi hak ediyor. Tabi bu yerlerde gorebilecek olduklariniz yabanci kimliginiz ve olasilikla yeterli olmayan Japoncaniz ve baglantilariniz nedeniyle ne yazikki sinirli… Bir Kabuki Tiyatrosu’na gidip bir oyunu gormekten, bir Cayhane’de torensel bir cay seremonisine katilmaya, maiko ve geishalarin gosterilerini izlemeye oyle her an taniklik edebileceginizi dusunmeyin… Oturmus duzenleri ve kurallari olan bu tur klasik kulturel ogeler, her gormek isteyeni agirlayacak kadar esnek ve kolay ulasilir degil maalesef. Hem baglantilara hem de yeterli butceye sahip olunmadikca oyle kolayca deneyimlenebilecek etkinlikler degiller…Bu nedenle bu asamada noktasal onerilerden cok genel ve gorsel tatmine yonelik bilgileri vermeyi daha yerinde buluyorum…

-Gion: Sozluk anlami “cicek sehri” olan hanamachileri antik Kyoto’dan gunumuze tasinmis ve geishalarin bulundugu bolgeler olarak tanimlamak mumkun… Siklikla yapilan bir yanlis tanimlama ve anlama yuzunden geishalar para karsiligi bedenini sunan kadinlar olarak taninmis olsa da asil isleri sanat icerikli performanslar ile izleyenleri mutlu etmektir… Adlarinin sozluk anlami da “sanat insani” olan geishalar Kyoto’da bulunan 5 bolge “gokagai” da yogunlasmislardir… Her ne kadar son yuzyilda bu meslegi devam ettiren ve sahip cikanlarin sayisi cok azalsa da hala tarihi dokusu, mimarisi ve geishalik meslegini devam ettiren cayhaneler bulunmakta… Tarihte var olmus bu bes bolgenin en onemlisi ve hali hazirda en taninmis olani ise Gion… Gunumuzde Gion sehrin dogusunda Yasaka tapinagi ve Kamogawa nehri arasindaki bir kucuk mahalle ve bu kucuk mahallede siralanmis bir kac ozel isletmeden ibaret ve en islek donemi bahar aylarinda sakuralarin acmasini takip eden gunler… Bu donemde geisha ciragi maikolarin cagrildiklari ozel davetlere gitmelerini ve cevredeki tapinaklari ve bahceleri konuklara gezdirdiklerini gormek mumkun. Goz alici kimonolari, makyaj ve sac stilleriyle ortacag’dan firlamis estetik harikalari olan bu insanlar belki de gizliden gizliye Kyoto’nun ruhunu tasiyorlar…Diger donemlerde ozel bir programa katilmiyorsaniz bu sansiniz oldukca dusuk…

-Imparatorluk Sarayi: Cok uzun donemler boyu imparatorluk baskenti olmus bir kent icin saray olmamasi beklenemez pek tabii… Kyoto’nun cografi olarak merkezinde yer alansaray kompleksi uzun kenari kuzey-guney dogrultusunda tam bir dikdortgen seklinde ve icinde cesit cesit bahceler, konuklar icin konutlar ve ek binalar mevcut… Su anki yapisiitibariyle Kyoto’nun Central Park’i diyebiliriz. Tarihi saray yapilari yalnizca onceden ziyaret rezervasyonu yaptirmis kisi ve gruplara acik ve bu nedenle rezervasyonunuz yoksa yuksek duvarlarin ardini goremiyorsunuz… Buna saray icindeki devasa yaya yollarinin ve oyun – spor alanlarinin da eklenmesiyle mekani saraydan cok bir park olarak algilayabiliyorsunuz… O yuzden rezervasyonunuz yoksa bir rekreasyon alani olarak dusunerek ve cok da buyuk beklentiler tasimayarak gitmenizde fayda var… Imparatorluk Sarayi’na ek olarak sehir 2 tane de Imparatorluk Konutu’na evsahipligi yapmakta… Katsura ve Shugaku-in Imparatorluk Konutlari ayni saray yapilarinda oldugu gibikonuklara rezervasyon sarti getiren yerler, bu nedenle onceden hazirlik yapilmasi sart.

-Nijo Kalesi: Imparatorluk Sarayi guney kapisindan cikildiginda yaklasik 1 km batida yer alan cevresi oldukca ferah sekilde acik olan kale… Aslinda cift sira korunagi olan ic ice gecmis iki katmanli bir yapi. Ilk ve ikinci katmanlar arasi sur ve sulu hendekler bulunmakta ve her katman kendi icinde bir saray ve bahce bulundurmakta… Ic kisim Honmaru Sarayi’ni, ic kisimla dis korunak arasinda kalan kisimsa ulusal hazine olarak kabul edilmis Ninomaru Sarayi ve bahcesini ve bunlari korumakla sorumlu muhafiz evini arindirmakta… Aslen Tokugawa Sogunlugu sirasinda 1600’lu yillarin basinda insa edilmis bi yapi ve Japonya geneline dagilmis diger kalelerden farkli olarak cok katli, yuksek ana yapili mimariden cok daha genis alan yayilan ve alcak bina gruplarindan olusmus mimarisiyle farkini gostermekte… Gunumuze kadar ulasmis yapilar ne yazikki cok fazla degil ama yine de icerik ve uyum olarak doyurucu…

-Filozofun Yolu: Japon dusunur Nishida Kitaro’nun yollarini arsinlarken ruhunu arindirdigi 2 km’lik dogu yakasindaki ufak kanal boyunca siralanmis kiraz agaclariyla, tas kopruleri, ortama uyum saglamis ufak kahvehaneleri, evleri ve bu yapilarin minimalist mimarisiyle belki de Kyoto’nun en orijinal havasini barindiran bir patika, Filozofun Yolu, benim için Felsefe Yolu… Ginkakuji ile Nanzenji arasinda hafif egimli bir alanda berrak sudaki baliklar ve ordeklerle gayet siradan bir bicimde sabah kosusuna cikmis sakinleriyle gunluk hayatin gercekliginde ama hayatin stresinden oldukca uzakta bir kose burasi. Dusunurun ruh halini anlatircasina sessiz ve derin, bombos bir zihinle takip edilmesi ve ozumsenmesi gereken bir rota…

Festivaller

Kyoto kendine has kulturune yine kendine ozgu festivallerle katki yapmis bir yer sanirim… Oteden beri suregelen geleneksellesmis gosterileri yiginlari kendine ceken bir cok festivale mekan olan bir kultur sehri…Yil icindeki yapildiklari donemlerde sehre gelen konuk sayisinda gozle gorulur bir artisa sebep olmakta yani bu tur bir festivali canli ve yerinde gormek niyetindeyseniz konaklama ve festival etkinliklerini gormek icin erkenden hazirliginizi yapmaniz gerekli…En dikkate deger festivaller soyle:

  • Aoi Festivali (15 Mayis)
  • Gion Festivali (14 – 17 Temmuz)
  • Obon Festivali (16 Agustos)
  • Jidai Festivali (22 Ekim)

Bu festivaller icinde en ilgi cekeni ise Gozan no Okuribi veya Daimonji. Tarih itibariyle geleneksel Japon festivali Obon’la cakisan ve bu nedenle de ulusal yari-resmi tatil donemine denk gelen ve haliyle de hatiri sayilir katilimcisiyla Kyoto’nun gorselligi en yuksek olan festivali…Her yaz 16 Agustos gunu aksaminda saat 8:00’dan itibaren 10 dakika arayla Kyoto’yu cevreleyen 5 ayri tepede sirayla ateslerin Japonca karakterler olusturarak yakilmasiyla baslayan festival, kaybedilmis aile buyuklerinin ruhlarinin olumcul dunyaya ziyaret ettigine inanilan Obon Festivali’nin manevi olarak en yogun anlarini olusturmakta. Festival duzenlenmesi geleneksel olarak bazi ailelerin kusaklardir surdurdukleri bir gelenek ve tamamen gonullukle yurutulmekte… Ateslerin en iyi gorulebilecegi yer yatagi oldukca genis olan Kamogawa nehri boyunca Sanjo ile Imedagawa caddesi arasinda kalan alan… Hic degilse ilk atesi en net gorebilecek oldugunuz beles arazi burasi… Tabi erkenden gidip yer kapmak sartiyla…Yakilan atesler icinde en onemlisi Ginkakuji’nin hemen ustundeki Daimonji ve yakilan “buyuk” kanjisi… Zaten festivale ikincil ad olacak kadar da unlu… Saat 8 itibariyle sirayla atesle yazilan kanjiler (veya cizilen sekiller) ve bulunduklari konumlari soyle:

  1. 20:00 – Daimonji – “Buyuk” – 大
  2. 20:10 – Matsugasaki, Nishi-yama – “Mukemmel yasa” – 妙法
  3. 20:15 – Funayama – “Gemi sekli”
  4. 20:15 – Hidari Daimonji – 2. kez “Buyuk” – 大
  5. 20:20 – Mandarasan – “Tapinak Kapisi sekli”

Iste boylece kendi sinirlarimi zorlayarak bir rehberin daha sonuna geldik… Su ana kadar yazdiklarim icinde icerik olarak en zorlayicisi Kyoto oldu…

Yazilmayi hak eden o kadar cok konu ve ayrinti var ki, yazdikca yeni konular aklina geliyor insanin… Yeni basliklar acildikca konu zorlasiyor, dallanip budaklaniyor… iyisi mi ben bu kez burada isi tatliya baglayayim… Bir sonraki rehber Hiroshima’da bulusmak uzere…

S.a.S cenesi dusuk rehberiniz…

2 comments on “Kyoto Gezi Rehberi – Bölüm 3

  1. Pingback: Hiroşima Gezi Rehberi | Ailenizin Japonu!

  2. Pingback: Kyoto Gezi Rehberi – Bölüm 2 « …S.a.S…

Yorumlarınız için...!

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Gelişmeler emailinize gelsin!

Bana Ulaşmak İçin

semihsunkar(at)gmail...
Hemen hemen 7/24!

ZİYARETÇİLER

  • 430,007 kere geldiler...!

İçindekiler

%d bloggers like this: