Ailenizin Japonu!

Japonya'ya dair "kulaktan dolmayan" bilgiler

Bölüm 8 – Tokyo’da Hayatta Kalmak


7 bölüm boyunca Tokyo’dan, ama iyi ama kötü, bahsettik. Yeri geldi gündüzüne, yeri geldi gecesine el attık. Bunların tamamında bir yığın bilgi kırıntısı var. “Çok genel bilgiler bunlar, biraz da ufak ipuçlarından alsak” diyenler için derledim bu bölümü…

Tokyo’ya ilk kez geleceklere tavsiyeler

  • Tokyo’da hemen her yer güvenli. Ama bu demek değildir ki, çıkart paracıklarını tomar tomar elinde gezdir. Ya da kalacak yer ayarlma sokaklarda sabahla. Biraz derli toplu hareket ettikten sonra; çok abartılı azıp, kendini kaybedip taşkınlık yapmadıktan sonra başına bir iş gelmeyeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
  • Tokyo’da kent içi ulaşım için enayilik edip taksiye binmeye, cengaverlik edip araba kiralamaya yeltenmeyin. Hem yolları bulmak için dört dönüp gereksiz strese gireceksiniz. Hem de bir dünya para bayılıp, trene göre daha geç varacaksınız. Siz siz olun trenlerin suyunu çıkarın.
  • Şehrin hemen her köşesinde bir istasyon, bir demiryolu var. Kullanın. Kullanmaktan korkmayın. Ancak trenle ulaşımda bazı püf noktalarına dikkat edin. Birincisi kullandığınız demiryolu şirketi hangisi. Şirketin başka hatları var mı? Aynı isimde istasyonların olduğunu, olabileceğini ama işleten şirketin farklı olabileceğini unutmayın. (Mesela JR Kamata, Keikyu Kamata gibi). Sonra kullandığınız istasyon çıkışlarını unutmayın, numarasını adını belleyin. Yolunuzu kaybederseniz sormak için en azından bilin. Büyük istasyonlarda, misal İkebukuro, 40 tane çıkış olduğunu söyleyelim ki, önemini anlayın.
  • Metrodaki ya da trenlerdeki aktarma yapılabilecek istasyonları gözünüze iyi kestirin ve bindiğiniz trenin gitmeyi düşündüğünüz istasyonda duracağından emin olmadan o trene binmeyin. Bazı istasyonlarda ekspres trenler durmayabilir ya da haftanın belirli günlerinde durabilir. Sonra istasyonu kaçırıp, keçileri kaçırmayın.
  • Sonra illede trene binmeliyim düşüncesine kendinizi kaptırmayın. Bazen yürüyerek gitmek, ucuz, hızlı ve keyifli olabilir. Özellikle şehir merkezinde bazı aktarma noktalarında yürü yürü gitmek bilmiyor. Yer altında 1 km yürüyüp, iki durak için para vermektense, yukarıdan yardırın. Hem şehri görür, tanırsınız, hem paranız cebinizde kalır. Yalnız şehrin banliyölerine, yani dışına doğru çıktıkça istasyon arası mesafelerin arttığını unutmayın. Yürürüm ben diye yola çıkıp, helak olmayın.
  • Trenleri kullanırken, metro için günlük sınırsız indi – bindi hakkı sağlayan biletleri tercih edebilirsiniz. 4 kereden çok binişlerde ucuza gelecektir. Bu tür biletlerin tren hattını işleten şirketlerin biletleri olabileceğini ve diğer şirketlerin trenlerinde, istasyonlarında işe yaramayacağını da unutmayın. Sonra istasyonda Perişandı Gördüğümde filminin Tokyo versiyonunu çekmeyin.
  • Trenlerden başka otobüs de kullanışlı olabilir yer yer. Alternatifleriniz arasında bunu da bulundurun. Özellikle istasyonlardan biraz uzak bölgelere gidişte kullanmak zorunda kalabilirsiniz.

  • Mevsim ve hava şartlarına göre kalabalıklar değişse de şehrin en yakınında olan, en revaçta turistik kaçış noktaları şöyle:
  1. Batı:  Hakone – Fuji Goko Göller bölgesi, İzu Yarımadası
  2. Kuzeybatı: Kawagoe – Chichibu,
  3. Kuzey: Kusatsu – Minakami – Karuizawa
  4. Kuzeydoğu: Nikko – Aizu Wakamatsu – Nasu Shiohara Kogen,
  5. Doğu: Sakura – Narita – Mito çevresi,
  6. Güneydoğu: Boso Yarımadası,
  7. Güney: Miura Yarımadası, İzu adaları
  8. Güneybatı: Kamakura – Enoshima – Zushi
  • Bu turistik noktalara ziyarette bulunacaksanız, gidiş – geliş tren biletleri ve bölgedeki ulaşım araçlarını kullanmanıza olanak sağlayan çok günlük özel free pass’lar var. Ciddi indirimler sağladıklarından, edininiz. Yalnız, şehirden günübirlik kaçamak yapmak için gidecek olduğunuz bu listede yer alan yerlere eğer resmi tatil günlerinde gitmeyi düşünüyorsanız; trenlerin, otobüs ve otoyolların kalabalık olacağını, insan yığınlarının buralara aktığını unutmayın. Sanki bir siz biliyorsunuz oraları… Yine bu popüler yerlere konaklamalı gitmeyi düşünüyorsanız, kalacak yerinizi erkenden ayarlayın. Sonra ayazda kalıp üşütüyosunuz, anneniz bana kızıyo.

  • Şehir merkezinde her tür konaklama imkanı var. Konaklama yapacak olduğunuz otel ne kadar şehir merkezinde ise o kadar pahalıdır. Business otelleri tavsiye ederim. Temiz, güvenli ve görece ucuzdurlar. Standart odalar 12-15 m2 arası olur. Fiyata internet ve ucuz bir sabah kahvaltısı dahildir. Odada havlu, diş fırçası-macun, ultra dandik permatik, terlik ve uyurken giymeniz için yukata bulunur. Bu tür otellerin şehrin her tarafına yayıldığımı söylemek mümkün.
  • Bir başka alternatifiniz de Japon işi kapsül oteller. Fiyatları, boyutlarıyla orantılı. Genellikle Yamanote Hattı üzerindeki ana istasyonların çevresinde toplaşmışlardır. Business otellerinde kalmak pahalı gelirse deneyebilirsiniz. Ama çok da matah şeyler değil laf aramızda. Hani deneyim olsun bir gece de tasarruf edelim derseniz tamam. Ama herşeyin fazlası zarar.
  • Ucuz otel arama konusunda Tokyo için standart fiyatın adam başı 4000 JPY ve üzeri olduğunu söyleyeyim. Bundan ucuzsa ya merkeze uzaktır, ya bir bit yeniği vardır. Misal otele giriş saati gece 10’dan sonra, sabah 10’dan önce gibi. Bir de ucuz otel konusunda love hotel husus var, gözden kaçırmayın.
  • Ya amma ucuzcu adamsın diyenlere, Tokyo Büyükşehir Belediyesi Shiodome Huzurevi, The Ritz Carlton’ı öneriyorum. Burada da, allah seni inandırsın, her tür bütçeye uygun yer var. (Şu blogu okuyup da Ritz Carlton’da kalan varsa, benimle irtibata geçsin, kitap için sponsorluk görüşmesine ayağına kadar gitmeyi vaadediyorum. Ne vaat be!)
  • Yeri gelmişken diğer konaklama biçimlerini de ele alalım. Coach surfing için Japonya çok uygun bir yer değil. Unutmadan ekleyelim. Coach surfing için ek bir yatak, ek bir oda bulundurabilenler bu işe pek girecek tipte kişiler değiller, gözlemlerim bu yönde. Ama biz koyun koyuna yatarız ev sahibimle derseniz, tabii ki kalacak yer bulmanız mümkün. Bunun dışında sokakta da rahatlıkla yatabilirsiniz, ancak arada polis gelir durumunuzu kontrol eder. Tipinize göre uyandırır, başka yere gitmenizi rica da edebilir. Sizin güvenliğiniz için olduğunu untumayın. Kırk yılın başında sokakta başınıza bir ayyaş musallat olur, iş açarsa diye.
  • Para konusunda ilk günlerinizde ihtiyatlı olun. Neyin ne kadar olduğunu, kişisel ilgi alanınıza giren etkinliklerde ne kadar harcama yaptığınıza dikkat edin. Son günlerde parasız kalıp, diken üstünde dolanmaktansa, arttırdığınız parayla daha önce yapmadığınız bir şeyi yaparsınız. Şu uyarıyı yazdım diye de Tokyo’nun çok pahalı bir yer olduğunu, milletin inim inim inlediğini de sanmayın. Ulaşım ve konaklama dışında, dışarıda sıradan bir yemek için adam başı, öğlen 1500, akşam 2500 JPY ile çok keyifli şeyler tadarsınız. Normalde öğlen 1000, akşam 1500 JPY gayet yeten bütçeler. Yine de yol yordam bilmeyince, ilk anlarda paraları saçacaksınızdır. O yüzden yazdım. Her akşam yemeği 2500 JPY sananları da Marunouchi Building’te bir Japon restoranına Fugu yemeye davet ediyorum. Ya bu kişi Ritz Carlton’da falan kalırsa, bana bir mail atsın, çekinmesin biz bizeyiz şurda.)
  • Son paragrafı da hastane, banka, karakol gibi kamusal hizmetler üzerine yazalım.
  1. İstasyon (Japonca Eki): Şehrin hareket noktaları her biri. Trenlerin işlediği saatler arasında açıklar. Fakat açık oldukları saatler boyu her tür hizmeti sağlıyorlar. Bir kere herşeyden önemlisi, her biri bir tuvalet ve danışma noktası. Tuvaletleri en pislerinde bile bizim temizlerimizden temiz. İçlerinde emanet dolapları boy boy. Eşyanızı koyup gidebilecek olduğunuz, size hareket serbestisi sağlayan şeyler bunlar. En çok kullanacak olduğunuz kamusal alanlar.
  2. 24 saat açık market (Japonca Konbini): İşte hayatınızı kurtaracak yegane yer. Tokyo için hemen her 500 metrede bir tane bulunan 24 saat açık marketler, verdikleri hizmetle müşterilerini kendilerine aşık ediyor. ATM bulunduranları, tabi komisyonunu cukkalayarak, 24 saat para sağlıyor, faturalarınızı ödemeniz için gişe oluyor. Yeri geliyor sıcak sıcak tavuk ızgara pişirip, dondurma satıyor. Göndermek istediğiniz belge için faks, fotoğraf için printer buluyor. Manga sevenlere ayak üstü okuma alanı sunuyor. İçeride günlük hayatta o an neye ihtiyacınız olacaksa o şey konbinilerde var. Don da var, dondurma da…
  3. Karakol (Japonca Koban): Gece hayatının çok civcivli olmadığı yerlerde yol bulmanız için yardımcı polisleri bünyesinde barındıran polis noktalarıdır. İstasyonlara yakın bir noktada bulunurlar. Cidden sıkıştığınız bir şey olursa, rahatlıkla gidin sorun. Yardımcı olmak için ellerinden geleni yapacaklardır.
  4. Hastane (Japonca Byouin): Oldu ya hasta oldunuz, başınıza bir iş geldi, hastaneye gitmeniz gerekti. Sağlık ya da kaza ya da seyahat sigortanız yoksa, hoşgeldiniz kıtalararası tip tip tıp şenliğine! Acil bir durumsa şayet ambulans çağırın. Kesinlikle çağırın. Çünkü çok büyük ihtimal kendi başınıza acil müdahale hizmeti veren hastane bulamayacaksınız. Hani inat ettiniz kendi başınıza sıradan bir hastaneye gittiniz, bu sefer de derdinizi anlatamayacaksınız. Çoğu hastanede Japonca dışında bir dil geçmiyor. Bunu bilerek, kendinizi yabancıların çok olduğu Hiroo, Roppongi bölgesindeki hastanelere atmaya gayret edin.
  5. Banka (Japonca Ginko): Geldik dünyanın en zengin ülkelerinden birinin en sefil hizmetine. Bankacılık tam bir fiyasko. Herşey kibarlık, titizlik üstüne tamam da kardeşim 9 – 15 arası mesai saati mi olur? ATM’ler akşam 5 hadi bilemedin 6 dedin mi neden kapanır? Döviz bozdurmak neden pasaport gerektirir ve yarım saat sürer? Bunları göze alarak gidin. Çok şahane oranlarla komisyonlarınızı gönül rahatlığıyla hibe edin.
  6. Drug store (Japonca Doraggu stoa): Bizdeki eczaneler ile karıştırmayın. Bunlar kişisel bakım ürünleri ile reçetesiz satılan, jenerik ilaçların bulunduğu dükkanlardır. Başınız ağrıyorsa, güneş yanığından muzdaripseniz, doğum kontrol yöntemlerine ilginiz varsa adresiniz buralar. Çoğu gece geç saatlere kadar, 10-11, açık. Ancak, reçeteli ilaç (insülin, tansiyon düzenleyici vb.) almaya ihtiyacınız varsa bunlar, gerçek eczanede.
  7. Eczane (Japonca Yakkyoku): Drug storelarda bulunmayan reçeteli ilaçları, doktor reçetesine (doz, miktar, tatbik türü vb) bakarak veren yerler. Erkenden kapatırlar. Sonra nöbetçi aramak durumunda kalırsınız. Sigortanız yoksa ilaç fiyatları cebinizi yakar aynı muayene ücretleri gibi.
  8. Elçilik (Japonca Toruko Taishikan): Türk elçiliği, Harajuku’da gayet merkezi bir konumda hafta içi Japonya ve Türkiye’de resmi tatil olmayan günlerde 09:30 -17:30 arasında açık. Sebebini kapıdaki görevliye ilettiğiniz sürece, içeri rahatlıkla girebilirsiniz. İçeride ne yapacaksanız artık…

Böyle işte ilk aklıma gelenler bunlar oldu. Hayata alışıncaya kadar dikkat edilse iyi olacak hususlar. Yine tek bir doğru olmadığını hatırlatayım. Banka’da harika vakit geçirenler de olabilir. Bizim gibi züğürt turistlerin en mutlu olduğu yerler, temiz istasyon tuvaletleri. Temiz, kokusuz, ücretsiz…

Haydi bakalım burada bitirelim. İzninizle mutlu olduğumuz yerleri keşfetmek üzere yola koyuluyorum. Tokyo yeter ulen senin için bu kadar!

– Anneeeee, biiittiii! –

6 comments on “Bölüm 8 – Tokyo’da Hayatta Kalmak

  1. Mine Leuner
    March 16, 2013

    Cevap icin tesekkürler,gercekten cok rahatladim.Kizim cok rahat,o da söylüyor,dünyanin en güvenli yerine gidiyorum diye ama iste annelik diyecegim:))Yurt falan kesin belli olunca,sizden tekrar yardim isteyebilirim,simdilik hoscakalin sevgiler…..

    Like

    • sunkarsemih
      March 16, 2013

      Icinizi rahat tutun. Haberlerinizi bekliyorum!
      Esenlikle!

      Like

  2. Mine Leuner
    March 16, 2013

    Bilgileriniz icin gercekten cok tesekkür ediyorum.Kizim burs kazandi ve bir yilligina üni. icin gidecek.O kadar cok kaygilarim vardi ki,sayeniz de biraz fikir edindim.Havaalanindan kalacagi yurta kadar bi gidebilseydi,su an belli degil ama büyük bir ihtimal,karsilamaya biri gelecekmis,kaldigi yurttan.Eger o yurttan kabul gelmezse baska yerlere bakacagiz,ama karsilama isi,o yurtlardan olmuyormus galiba. Cok düsündürüyor beni,kimse gelmezse diye.Neler tavsiye edersiniz,özellikle güvenlik acisindan?

    Like

    • sunkarsemih
      March 16, 2013

      Tesekkurler iltifatlar icin.

      Guvenlik yonunden en ufak bir dert yasamayacaktir. En fazla binmesi gereken trene veya otobuse binerken yanlis yone gidene binebilir. Ki bu da sorun degil, ters yone gidene gecse yeterli.

      Dunyadaki en guvenli ulkeye geliyor, iciniz rahat etsin. Hem kendinizi germeyin hem kizinizi.

      Cok cok buyuk bir ihtimalle karsilamaya da gelirler. Gelemeseler bile gidis yontemini, tren, otobus veya baska bir tasita binis seklini haber verirler…

      Oldu ya bu tur bir yardim gelmeyecek anlasildi, haber verin…

      En azindan kiziniz hangi okula/yurda gelecek belirtirseniz belki bir tanidik varsa iletisim kurdurabiliriz.

      Like

  3. suspusningi
    March 16, 2012

    Aydınladım resmen, teşekkür ederim🙂 Ama metrolar çok karışıkmış, bizde istanbul belediyesine ait bir tek metro olduğu için adapte olmak cidden zor. Gidip biraz metrolarda kayboluşlarımın hayalini kurayım en iyisi…

    Like

    • sunkarsemih
      March 22, 2012

      Trenlere alıştıktan sonra işler kolay. ilk 1-2 gün yanlış yapa yapa…😉

      Like

Yorumlarınız için...!

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Gelişmeler emailinize gelsin!

Bana Ulaşmak İçin

semihsunkar(at)gmail...
Hemen hemen 7/24!

ZİYARETÇİLER

  • 430,007 kere geldiler...!

İçindekiler

%d bloggers like this: