Blog Archives

Japonya’da Ucuz Tren Biletleri – Bölüm 1


Başlarken

Çok kereler Japonya’da ulaşımın ateş pahası olduğundan dem vurduk. Elimden geldiğince hemen bütün rehberlerde yabancı turistler için kaçırılmaması gerekenin JR Rail Pass olduğunu belirttim. Ancak bu biletten başka, uzun süreli Japonya’ya gelecek olanlara, Japonca veya yerine göre çat pat İngilizce konuşabilenlerin elde edilebilecek olduğu, alternatif biletlerden pek bahsetmedim.

Bu kez, bu rehberi, 3 hafta ve belki daha uzun süre Japonya’ya gelecekler için, ve bu uzun sürede ucuz ulaşım yöntemlerini arayanlar için derledim.

Japonya ulaşım altyapısı ve rağbet gören noktaların arasındaki mesafelerin uzunluğu nedeniyle, bize hızlı tren ve uçak dışında, özel araç veya otobüsle gibi kanıksadığımız sıradan ulaşım seçeneklerini cömertçe sunan bir ülke değil. Daha da beteri, ucuz ulaşım için pek seçenek yok. Olsa olsa şehirlerarası otobüslerin bir kısmı ucuz ulaşım alternatifleri arasına girebilir. Bunların dışında elimiz mahkum trenlerden yararlanacağız.

Ucuz derken?

Aslında ucuz denilen bu biletlerin ucuz olup, olmaması ayrı bir yazı konusu olur. Bu biletlerin ucuzluğu mesafeler uzadıkça, bindi-indi sayısı arttıkça, süper-ekspres türü trenlere binme sıklığınız arttıkça ortaya çıkar. Kısaca biletin suyu çıkarılmadıkça, “bilete yapılan yatırım” kendini amorti etsin diye de dolu dolu bir program, hazırlık yapılmadıkça ucuz değiller. Bir İnterrail bileti hayal etmeyelim.

İnterrail kullanıcılarının yaptığı gibi dolu dolu kullanmak demek de Japonya’ya dair, Japonya’da trene binmeye dair de belirli bir aşinalık gerektirmekte. Misal bu passlar ile otomatik turnikelerde giriş, çıkış yapamadığınız durumlar olacaktır. Bu gibi durumlarda, istasyon görevlilerine iki kelam etmek gerekebilir.

Bölüm, bölüm…

“İndirimli biletler” veya “kullanım şartlarına göre ulaşımı daha ucuza getiren passları” iki ayrı sınıfa ayırmayı; ve her bir sınıf için bir bölüm yazmayı uygun görüyorum.

  • Yalnız Japonya dışında satın alınabilen ve Japonya’da yaşamayanların kullanımına açık olan biletler
  • Japonya içinde de satışta olan ve tüm kullanıcılara yönelik biletler veya passlar.

Son olarak, unutmadan verilen örneklerin tümünü kullanmadım. Ancak bu biletler ile gidilecek yerlerin hemen hemen tamamını diğer ulaşım yöntemlerini kullanarak gezdim. Değerlendirmelerde bu ulaşım türleri (otobüs, özel araç, uçak) ile olan karşılaştırmalarım ve yorumlarım da var. İyiye iyi, kötüye kötü dediğim yerler oldu. Görmediğim yerler ile ilgili biletlere değinmeden yazı dizisini sonlandıracağım.

Bölüm 1 – Yalnız Yabancı Turistlerce Satın Alınabilenler

JR Rail Pass: En bilinen ve yaygın olan bilet bu. Aslında şampiyon da açık ara bu! Ayrıntılı bilgileri ayrı bir başlıkta inceledik…

Tokaido – Sanyo Şinkanseni Turist Bileti: JR Central ve JR West tarafından tarafından sunulan bu bilet ile, 5 sıralı gün boyu, Tokaido ve Sanyo Şinkansen hatlarındaki tüm süper-ekspres trenlerden faydalanmanız mümkün. Ki bu da size 35,000 JPY karşılığı, Tokyo, Nagoya, Kyoto, Osaka, Kobe, Himeji, Hiroşima, Kitakyuşu ve Fukuoka gibi birbirinden önemli yerleri görme olanağı verir. Ama geliniz, görünüz ki, bu biletin JR Rail Pass ile kıyasla hemen hiçbir artısı yok, Eksiği artısından çok. Pahalı olması, kısa süre kullanılabilir oluşu en önemli kusurları! Eğri oturup, doğru konuşalım. JR’ın seçtiği kimi yerel ulaşım ağlarının veya Tokaido Şinkanseni’ndeki Nozomi türü trenleri kullanılabilme imkanı vermesi bir avantaj değil. Bu kadar eksiği görmek için atom mühendisi olmaya gerek yok. JR’ın en güçlü kolu olan JR Central’dan daha ele gelir bir ürün beklerdik. Olmamış! Neyse ki Haziran 2015 tarihine kadar sunulan bu bilet kalıcı değil. Açılışının 50. yılını kutlayan Tokaido Şinkanseni için düzenlenmiş iki biletten biri. Diğeri daha kullanışlı ve göz alıcı olan Takayama – Hokuriku Bölgesi Bileti.

JR Hokkaido Rail Pass: JR Hokkaido tarafından sunulan hemen tüm hizmetlerden ard arda 3, 5 veya 7 gün boyunca faydalanmanızı (10 gün içinde ayrı ayrı 4 gün de olabilir) sağlayan bu bilet ile, araç kiralamanıza gerek kalmadan Hokkaido’yu gezmeniz olası. İlk bakışta ucuz gibi gözükse de, kazın ayağı öyle değil. İki sebeple. Birincisi, Hokkaido’ya ulaşım için cebinizden epey bir para çıkacak; gelişiniz de % 90 uçakla olacak. Bu da sizi, Japonya’da ehliyetiniz varsa, ucuza araç kiralamaya itecek. İkinci sebep de Hokkaido içinde tren veya otobüsle ulaşımın çok da rahat olmayışı. Japonya genelinde Kanto, Kansai ve Tokai Bölgeleri dışında trenlerin ve bağlantılı otobüslerin sefer sayıları oldukça az. Neticede Hokkaido’nun epey geniş bir bölge olmasının da katkısıyla bu bilet de pek kullanışlı gözükmemekte. Ama yine de belirteyim ehliyetiniz yoksa ve kış aylarında gelecekseniz işler değişir. Rotanıza bağlı olarak, uzun mesafeler katedilecekse, araç kiralamaktan çok daha makul bir seçenek olabilir. (Talep formu bile var.)

Takayama – Hokuriku Bölgesi Bileti: Sınırlı süre için satışa çıkarılan biletlerden daha kullanışlı olanı bu pass. 10,500 JPY’ye, 5 gün boyunca, Osaka, Kyoto, Nagoya, Kanazawa, Hida-Takayama, Shirakawago gibi yerleri ziyaret etme fırsatı vermekte. Ama bileti, aynı JR Rail Pass’ta olduğu gibi, yurtdışından almalı, Japonya’ya varınca işletmelisiniz. HIS İstanbul bu bileti satmakta.

Kintetsu Rail Pass: JR dışındaki demiryolu şirketleri arasında Kintetsu’nun sunduğu bu biletten daha iyi bir seçenek sunan şirket yok. Kintetsu demiryolu ağında, Nagoya, Kyoto, Nara, Osaka’ya gidebilmeniz ve 5 gün için yalnız 3,800 JPY harcamanız inanılmaz. Açıkçası sudan ucuz. Tek yön Osaka – Nagoya bileti 4,000 JPY! Bu bilet belki şinkansenlere binme imkanı vermiyor ama, Kansai ve Tokai Bölgesi içinde sınırsız hareket imkanı, 3 kerelik özel ekspres trenlere binme şansı ve bir kerelik Kansai veya Chubu Centrair Havalimanlarına ulaşımı da içeriyor. Her iki havalimanından almanız da olası! Kazıkçı JR’a resmen satış dersi vermiş burada Kintetsu.

Son olarak bir paragraf da gereksiz biletler için açayım. Araştırmalar sonucunda şu 4 biletin varlık nedenini hala çözebilmiş değilim.

Özelleştirmeler sonrası çok parçaya bölünüp, işletilen “karnı tok JR için” -içinde Hokkaido bileti biraz işe yarar gibi dursa da- bu biletler ikinci sınıf pazarlama tekniğinden başka bir şey değil. JR Rail Pass varken, JR’ın hükmettiği bölgeler içinde bu biletlerin kullanım olasılığı epey düşükçe. Belki 14 günlük geçerlilik süresi içinde 5 gün, esnek şekilde kullanıma olanak vermesi ile JR East Pass biraz artıları olan bir bilet. Ama o da 22,000 JPY gibi bir fiyatla piyasada. Kısaca, JR’ın bu biletlerine 4 veya 5 gün için 20, 25 bin JPY bayılıp, hepi topu Japonya’nın bir bölümünü dolaşacağınıza, bu biletlerin hepsini çöpe atıp, adam gibi 7 günlük JR Rail Pass’ınızı alın, tepe tepe gezin. Varlığı hata bir bilet yığını resmen.

  1. JR East Pass
  2. JR Sanyo, Şikoku, Kyuşu Bileti
  3. JR West Rail Pass – Sanyo Bölgesi Bileti
  4. Tüm Şikoku Rail Pass
  5. Kyuşu Rail Pass

Neyse ikinci bölüm‘deki biletler hem ucuz hem de kullanışlı.

Japonya’da Otobüse Binmek – Bölüm 2


Japonya’da otobüse binmek ile ilintili ilk kısımda şehir içi otobüslerine değindik. Bu son bölümde şehirler arası otobüsler ve şehir içinde hizmette olan özel otobüslere değineceğim.

Şehirler Arası Otobüsler

1- Yaygın sanrının aksine şehirler arası otobüsler her yere giden ulaşım yolları değildirler. Aksine trenle olan ulaşımla kıyasla, çoğunlukla daha kısıtlı bir alana ve yine çoklukla iki önemli şehir arasında hizmet verirler. Aradaki küçük yerleşim yerlerinde hemen hiç durmazlar.

2- Tokyo çıkışlı olanlar nüfusca küçük şehirlere giderler. Ya mevsimsel olurlar -kış sezonunda kayak yapmaya uygun dağlık kırsal kesim veya yazları günübirlik gidilen eğlence parkları, vb.- ya da tatil beldeleri (Nikko, Hakone, vb.) ile sınırlı kalır.

3- Yerel yönetim turizm bürolarının işlettikleri otobüsler olsa da genellikle otobüsleri işletenler, şehir içerinde olduğu gibi, özel ulaşım şirketleridir.

4- Yolcu sayısıyla orantılı büyük otobüs durakları olsa da, şehir içlerinde büyük otobüs terminal kompleksleri yoktur. Büyükçe bir tren istasyonunun çevresinde, kalkış ve varış saatleri sırasınca kamusal bir alan -alışveriş merkezi otoparkı, otel önü, vb.- terminal olarak kullanılır.

shinjuku otobus

5- Her zaman uzun mesafe amaçlı, iyi donanımlı otobüsler hizmette değildirler. Kısa mesafe (< 200 km) otobüsleri genellikle 2+2 düzeninde ve koltuk arası diz mesafesi dar olan araçlardır. Mesafe uzadıkça 2+2’ye, geniş diz mesafesi, 1+1+1 oturma düzeni ve araç içi tuvalet seçeneği eklenir.

6- Otobüsler en fazla 40-50 kişilik olup, Mercedes O 403′lere rahmet okutan cinste, eski görünümlü araçlardır.

koltuk

7- Fiyat tarifesi şirket, seyahat sezonu, otobüs türü, yolcu yaşı ve cinsiyeti ile mesafeye göre değişir.

8- İnternetten ön rezervasyon, erken rezervasyon, gidiş dönüş bilet, 4′lü bilet (tek seferde 4 bilet alımı) alınmasi durumunda indirim (%2 – 5) mümkündür. Öğrenci indirimi Japonya’da kayıtlı olunan bir okuldan temin edilen özel “Öğrenci İndirimi Belgesi” ile mümkündür. ISIC, paso, vs. göstermeyin, ısrar etmeyin, boşuna germeyin, gerilmeyin. (Dil okullarında öğrenci olanlar ve üniversitelerde araştırmacı olarak bulunan araştırma öğrencilieri, öğrenci özlük haklarından yararlanamazlar. Kısaca öğrenci olarak kabul görmezler.)

9- Gece ve gündüz otobüsleri olarak iki çeşit şehirler arası otobüs tipi vardır. Gece otobüsleri gece 21-24 arası hareket alır ve sabahın ilk ışıklarıyla hedefine ulaşır. Öğlen araçları ise gündüz erken saatlerde yola çıkıp, aynı günün akşamına gideceği yere varır. Aradaki saatlerde yakın mesafeler haricinde sefer düzenlenmez. Yani sabah 7’de binemediğiniz otobüsün bir benzeri gece 21’den evvel bulunmaz.

10- Gece veya gündüz farketmez, yolculuk süresi 350 km bir yol için de, 650 km için de ya bir gece veya bir öğlendir. Aynı mesafeyi şinkansen 1 saat 45 dakikada alırken siz 7 saatte daha yeni varmiş olursunuz. Bunun tek sebebi şinkansen mafyasıdır… Uydurmayalım. Bu gecikmeye molalar sebep olur. Çok kere verilen 20 – 30 dakikalık molalardan gına gelir.

mola alani

11- Şinkansen ile (veya uçakla 1000 km’den uzun mesafelerde) gidişin kolay ve alternatifin çok olduğu hatlarda genelde otobüs seferleri üvey evlat gibidir, Çulsuzlar (az ağır kaçtı ya neyse), öğrenciler ve gençler dışında kullanan azdır. Bu nedenle yolcu sayısının düştüğü kış sezonunda saçma sapan fiyatlara ucuz bilet bulmak mümkündür.

12- Araçlar küresel konumlandırma sistemi, GPS, ile takip edildiğinden uzak mesafe de olsa duraklara asla zamanından önce gelmez, yolcu yoksa güzergah değiştirmez, 2-3 dakikadan fazla bekletmez, “bilader arkada koşturan vatandaş var” uyarısına kanmaz.

Yok efendim böyle bir ütopya. Kar yağar, yol kapanırsa geç de kalır, güzergah da değiştirir, mola alanında yolcusunu da bekler… Şehir içinden farklı sonuçta…

13- Şöforleri çok terbiyeli ve bir o kadar da yardimseverdir. Herkesin indiğinden emin olmadan ve yer sorununun olmadığını görmeden katiyen hareket etmez. Bu nedenle araca binişler kalkıştan 10 dakika önce bitmiş olur… Son dakikalarda gelirseniz cok pis bakışlara maruz kalırsınız…

14- Gece otobüslerinde şöför mahali ile yolcular arasına koyu renk bir kadife perde çekilir, bütün camlar sıkı sıkıya perdelerle kapanır ve ışıklar kapatılır. Otobüs içi zifiri karanlığa gömülür. Bu ortamda koltuk takip ışığı, telefon ekranı ışığı veya yansımasi, laptop/tablet ekranından taşan (!) yanar döner ışık saçanlara henüz rastlanmamıştır… Tahminim bu tür ayıpçı hareketlerde bulunanların soylarının bilinçli bir biçimde kurutulduğu yönündedir.

gece otobusu ici

15- Otobüs içinde sürekli vıdı vıdı konuşan ve servis veren bir muavin yoktur. Dahası otobüs seferlerinde servis diye bir hizmet yoktur. Yiyecek ve içeceklerinizi yanınıza almanız gerekmektedir.

16- Araç içinde, gece otobüslerinde, yastık ve battaniye verildiği seferler vardır. Bu gibi sefere denk geldiğinizde hakkınıza düşen neyse onunla idare edeceksiniz. Adamlara “abi bi yastık daha alayım… ” diye sorup mahcup etmeyin.

17- Kimi hatlarda, yine gece seferlerinde, yolcu güvenliği nedeniyle yalnızca kadınlara ayrılmış seferler olabilir. Biletleme sırasında ucuzsa işkillenin, sorun, soruşturun.

18- Yine gece otobüslerinde, yine güvenlik gerekçesiyle, yolcuların servis alanlarında –mola verilmiş bile olsa- araçtan inmelerine izin verilmediği durumlar olabilir. Ayvayı yediğinizin resmidir. O nedenle çıkınınızda içecek iki yudum su, iki lokma bir şey bulunsun. Çat kapı oruç tutuyor insan.

19- Hava muhalefeti nedeniyle gecikme olması durumunda otobüs şirketi kaçırdığınız trenin, uçağın tazmininde bulunmayacaktır. Dolayısıyla kış mevsiminde, hele de Tohoku ve Japon Denizi taraflarına otobüsle gidip, gelmeyi planlıyorsanız havayolu ve demiryolu seçeneklerini daha üst sıralara koyun.

20- Kimi ulusal tatil günlerinde büyükşehirler ve bunların bağlantılı çevre yollarında akıl almaz trafik sıkışıklıkları olağandır. Bu gibi bir trafik sıkışıklığında 250 km mesafeyi 6-7 saatte gitmek sıradandır. Planınızı yaparken göz önünde tutun.

Özel Otobüsler

21- Şehir içi otobüslerinin belirli bir amaçla özelleştirilmiş türleridir. Turistik amaçlı olanları özel öneme sahip turistik mekanları (mesela Kyoto‘da) tek seferle birbirine bağlayacak biçimde özel bir rotada hizmet verir. Genellikle yabancıların kullanacağı düşünülerek, araç içi uyarıları İngiizce, Çince ve Korece olarak da yapılmaktadır.

kyoto raku bus

22- Özel günlere ait -misal yılbaşı- gece yarısı otobüsleri orta mesafelerde, şehir içlerinden banliyö alanlarına doğru hizmet verirler. Genellikle taksiyle gidildiğinde tutacak fiyatın 1/4′üne tekabül eden tarifeleriyle hem hayat kurtarır hem küfür ettirir… Gece yarısı otobüsleri çoklukla son tren saatleriyle hemen, hemen aynı dakikalarda şehir merkezinden –Şinjuku, İkebukuro, vb.- kalktıklarından aman aman bir işe yaramazlar.

Bunun dışında Tokyo’da yıllardır dillendirilen 24 saat ulaşım vaadi var ki, eğer gerçekleşirse otobüsler ile olacağı söylenmekte. Belki o zaman bu yazıyı tekrar güncellemek gerekebilir.

JR Japan Rail Pass


Bu sefer, Japonya Gezi Rehberi‘ne katkı yapmak, bilgi dağarcığımızı genişletmek ve ulaşımın çok pahalı olduğu Japonya’da daha ucuza bir Japonya gezisi önerebilmek için bu kez Ekşi Sözlük’ten “” konuk yazarımız… Yazısını kendi izniyle (çok ufak eklemeler ile) burada paylaşırken, sizin adınıza teşekkürlerimi de sunuyorum.

jr-pass

JR Japan Rail Pass, Japonya’yı bir baştan bir başa gezmek için Japan Railways (JR) şirketinin çıkarttığı oldukça ideal bir bilet sistemi. Sadece Japonya dışında satılması ve kısa süreli, geçici ziyaretçi (temporary visitor) vizesine sahip olanlarca kullanılabilmesi nedeniyle Japonlara “Bizim elin gaijin‘lerinden neyimiz eksik dedirtir”.

Japan Railways, demir ağlarla Japonya’yı dört baştan ören şirketin adıdır. Bu şirketle gidemeyeceğiniz yer neredeyse yoktur. JR Pass, Japan Railways’in işlettiği tüm hatlardaki trenleri (Nozomi (Umut) hariç) sınırsız kullanma imkanı sağlar. Japonların meşhur hızlı trenleri şinkanseni de JR işletir.

JR Pass’ın en önemli güzelliği ise şüphesiz şinkansen’in Hikari (Işık) ve Kodama (Yankı) trenlerine binme imkanı sağlamasıdır. Şinkansen Nozomi trenlerine JR Pass ile binemezsiniz. Temelde hepsi aynı trenler olmakla birlikte Kodama yol üstündeki tüm duraklarda durur. Hikari bazılarını pas geçer; belli başlı istasyonlarda durur. Nozomi ise ekspres gibi düşünülebilir.

Shinkansen_map

Tokyo – Osaka arasını (yaklaşık 550 km) Nozomi ile 2.5, Hikari ile 3, Kodama ile 4 saatte alırsınız. Bu arada Nozomi’nin gittigi her yere Hikari ya da Kodama ile de gidilebilir. (Nozomi hattın değil trenin adıdır.)

Yani JR Pass’la Nozomi’ye binilemediği icin her hangi bir yere gidememe gibi bir durum olmaz.

JR Pass, havaalanından Osaka ve Tokyo şehir merkezlerine gitmek -veya dönüşte tam tersi- için kullanılabilir.

JR’ın işlettiği otobüs seferlerine de binilebilir. Ayrica, seferleri JR işlettiği için, Miyajima Adası‘na giden feribota da  bununla binebilirsiniz. Bunun için şinkansenle Hiroşima’ya gelinir. Hiroşima İstasyonu’ndan Miyajimaguchi’ye gidilir.

JR’ın şehir içlerinde de pek çok hattı olduğu için, JR Pass şehiriçi ulaşımı da (Osaka, Tokyo ve Yokohama’da) çok büyük ölçüde karşılar.

Seyahat edeceklere büyük esneklik sağlar. Sınırsız olduğu için istediğiniz gibi inip-binebilir treni kaçırabilir, istediğiniz şehre istediğiniz gün ve saatte gidebilir, yolculuğu erteleyebilir veya çok beğendiğiniz bir şehirde kalış sürenizi uzatabilirsiniz vs.

JR seferlerinin zaman çizelgesi, süre ve fiyat bilgileri hakkında tum bilgileri bu siteden ogrenebilirsiniz.

Bu bilet İstanbul’daki H.I.S Tur’un satış bürosundan temin edilebilir.

1 Nisan 2014 itibariyle fiyatlar:

Birinci Sınıf Vagon
Normal Vagon
Süre Yetişkin 6-11 yaş Yetişkin 6-11 yaş
7 Gün 38,880 JPY 19,440 JPY 29,110 JPY 14,550 JPY
14 Gün 62,950 JPY 31,470 JPY 46,390 JPY 23,190 JPY
21 Gün 81,870 JPY 40,930 JPY 59,350 JPY 29,670 JPY

Japonya Gezi Rehberi – 2013 Sürümü


Güncellemeye dair…

Uzun bir süredir blogda güncelleme çalışmaları yapmayı düşünüyordum. Bazı yazıların ilk yazım ve yayım tarihi fi tarihine kadar gidiyor. Haliyle hem bilgiler, hem içerik eskiyip gidiyor, hem de yanlış yönlendirmeye neden oluyor. Bir de o zaman öyle dağınık, öyle yalapşap yazmışım ki, utancımdan yerin dibine girdim şu güncelleme sırasında.

Bu nedenle ilk güncellemeyi Japonya Gezi Rehberi’nde bulacaksınız. Eski bilgileri tümüyle kaldırıp atmıyorum elbette. Ancak, değişim olan bilgiler de epey fazlaca. Umarım işinize yarar ve umarım güncellemeler uzunca bir süre tazeliğini korur.

Keyifli gezmeler, anı dolu günler…

Japonya Gezi Rehberi

Japonya Gezi Rehberi, aylardır Türkçe’si ne zaman çıkacak diye etrafıma sorduğum soruşturduğum rehberdi… Pek çıkacağına kanaat getirmediğimden “bu rehberi en iyisi ben yazayım” dedim. İşte herkes için Japonya Gezi Rehberi… Aynı girizgah hala geçerli.

Japonya’ya Giriş ve ilk bilgiler

  1. Ülke rehberi yazılsaydı şayet, işe en önemli şehirden başlamak icap ederdi… Bu durumda Japonya için ilk durak Tokyo… Tokyo hakkında yazmaya kalınacak yerden başlamak uygun düşer… Kendi rehberinde de değindik ve yinelemek olacaksa da tekrarın zararı yok.
  2. Kalınacak yer konusunda kişisel olarak şehrin merkezinde yer alan İmparatorluk Sarayı ve çevresinden öte, JR Yamanote Hattı’nın Batısında kalan çeyreğinin (Shinjuku ve Shinagawa – Kamata İstasyonları arasının) ulaşım ve konaklama için uygun olduğunu söylemek mümkün. Ulaşım ve konaklama alternatiflerinin daha çok olması nedeniyle daha makul fiyatlar, daha rahat gezme tozma olası. Yine de JR Yamanote Hattı üzerinde her yer vızır vızır, her yerde 7/24 hayat devam etmekte… Haliyle bu hat uzerinde her yerde kalinabilir… Kendinizi şartlamanıza gerek yok.
  3. Şinjuku şehrin 6 merkezinden biri hatta en büyüğüdür… Hemen her yere gidilebilir, her yer yakındır, ucuzdur, janjanlıdır, afillidir, ottur boktur bir ton şey vardır… Otel olarak yer ismi vermiyorum, günlük değişken fiyatlar söz konusu… Hem herkesin elinin altında net var sonuçta. Arayınca bulunuyor. Ama fikir vermesi açısından yazalım; Tokyo`da gecelik (kapsül oteller) 3500 yenden başlar… Bundan düşük fiyat varsa işkillenebilirsiniz. Otel ararken arada kazara “love hotel“ bulup “Fıstık gibi fiyata otel buldum!“ diye sevinme etme, bu otellerin kullanım amacı farklıdır. :)
  4. Genel bir kural olarak Japonya’da şehrin adıyla anılan JR istasyonlari o şehrin en önemli istasyonudur. O çevrede her bir halt vardır ve genelde % 10-20 daha pahalıdır… Bu durum gidilen yerler nüfus olarark küçüldükçe ortadan kalkar ve kritik bir önem taşır.
  5. Her mevsim güzel dense de kışın Tohoku (kuzey doğu bölgesi), yazın (Hokkaido hariç) hemen tüm Japonya çekilmez bir yer halini alır. Adalar ulkesi olan Japonya nemden kışın daha bir soğuk, yazında da olduğundan daha bir sıcak olur… Gelecek olduğunuz tarih bu sebepten önemli… Haziran ortasından temmuz ortasına dek yağmur sezonu… Kapalı hava, ara ara deli yağmur, ağustos boyu nemli deli sıcak, ağustos sonu eylül başı da tayfun sezonudur… En gelinmeli aylar ekim – kasım, nisan – mayıs…
  6. Japonya‘da konaklama, kelle başı 3000 yenden başlar. Zaten 3000 yenin altındaysa ya tuvalet yoktur, ya duş. Konaklama seçenekleri içinde Japon işi pansiyon / oteller (ryokan) varsa ve fiyatı uygunsa (biraz daha pahalıdır ama en azından, en gelenekselinden ev yapımı Japon yemekleri (sabah kahvaltısı ve/veya akşam yemeği fiyata dahildir.) hiç değilse bir gecelik de olsa kalınmasını hararetle öneririm. Hele buralarda bir de kaplıca (onsen) varsa ve çekinmeden, utanmadan giderseniz hayatınızın sayılı tecrübelerinden birini de yaşayabilirsiniz…  Bazı kaplıca otelleri ufak aile işletmeleri olup oldukça temiz ve güvenlidirler… Aynı zamanda yazlari bazi tapınaklarda yarım günlük iş karşılığı bedava kalınabilir. Hatta yemek dahil olanlar da var, ama akşam erkenden dönmek gerekir falan filan…
  7. Tahmini günlük harcama ne kadar tutar? Sırt çantasıyla gezmeye alışmış, günde 2 öğünle idare edebilecek biri için ne yiyebildiğinle doğru orantılı… Eğer ben her gün egzotik yerim dersen günde 2500 yen yemeğe, 3500 yen yatmaya, 2000 yen de ulaşıma verebilirsin ki, bu seni bir züğürt turist olarak perişan eder…
  8. Japonya dünyanın açık ara eeeeeeeeeen güvenli, en temiz ülkesi… İstisnasiz her yeri… Hele yabancılar için daha da güvenli…!
  9. Japonya en pahalı ulaşım sistemine sahip ülke… Bu bir acı gerçek. Şehir içinde JR veya metro mesafeye göre değişen ücretlerle taşımacılık yapar ve en kısa mesafe 120 yenden başlar. Metro 300 yene kadar çıkar, çünkü en uzun mesafedeki metro istasyonu aslında hala yakında bir yerdedir. Buralardan daha ötedeki yerlere gidilecekse, başka bir hatta (banliyö) geçmek gerekir ki, her tren şirketi ayrı olduğundan iki hat arası geçiş yapıldığında iki şirkete de parayı basmak gerekir. Ücrette de en çok bu hava parası koyuyor zaten… Şehirlerarası ulaşım ayrı bir felaket…! Yani Tokyo – Osaka arasi 500 km, gün içinde (sabah 5 aksam 9 arası) her 10 dakikada 1 hızlı tren mevcut (şinkansen) Ama fiyatları Türkiye`ye kıyasla uçuk.. Tokyo – Kyoto tek gidiş 13000 yen tutar, rezervasyonsuz 2. sınıfta… Eğer ben yavaş trenle gece giderim dersen 6000 yen tek yön, otobüs de 5000 yen tek yön… Bilet bulabilene, almayı bilene… Uçak kullanma zaten…
  10. Buradaki tren sistemini anlamak Japonca bilmediginiz varsayııyla ilk anda işkence olacaktır. Önceden uyaralım. Tokyo resmen tren ağlarıyla örülü, insan kalabalığı olan aklı başında ama deli bir şehir… Ve bu sehrin aortu JR Yamanote hattı. Yamanote Hattı büyükçe bir çember, yoğun zamanlarında her 3 dakikada bir tren istasyona varmakta. Japonya`nın belki de açık ara en önemli şehir içi hattı. Bu hat bir sebepten durduğunda diğer hatlar da durabiliyor. JR hatları dışında, büyükşehir belediiyesinin işlettiği 13 metro hattı ve özel şirketlerin işlettiği diğer banliyö tren hatları ile Tokyo tren ağları tamamlanıyor… Özellikle havaalanından çıktıktan sonra şehir merkezine gelişin icin bir çok alternatifin arasında en ucuzunu seçeceksinizdir tahminen. Bu seçimi yapana dek azıcık acı çekme riskiniz var… Burada armut piş ağzıma düş yapmıyoruz. Arayın bulun ucuz yolu, sonraki günler için alıştırma da yapmış olursunuz… (Gıcık rehber).
  11. Burada hayat kurtaran turist aparatı Japan Rail Free Pass. Bunun sahibi bir turist bilet süresi boyunca özgür kızdan özgür, seyyahtan seyyah olur. Edininiz. Bundan başka bir bilet daha var, ki bu artık Japonya’nın kurdu olmuş gezginlere yönelik. Adı 18 (jyuu hachi) kippu. Bu çok binişli bir tren bileti, yaklaşık 12000 yene 5 gün boyunca (veya 1 günde 5 kişiye kadar) normal JR trenlerine (şehir içi – şehirler arası trenlere) biniş hakkı veren bir bilet. İlk kullanımdan sonra 10 gun içinde kullanılmalı sanırım. Tarih damgasının atıldığı gün boyu geçerlidir. 00:01 – 23:59 arasında sınırsız kullanım hakkı verir. Bir kişi 5 gün boyunca istediği yerden biner, istediği yerde iner. Eğer şehir içinde değil de kırsalda, ülkenin derinliklerinde gezmekten hoşlanan biriyseniz asıl Japonya`yı bu biletle tanımaya başlarsınız. Hem de süper ucuza gelir…
  12. Japon yemekleri çok değişik ve lezzetli ama önyargısı olmayana… „Ben çiğ balık yemem, domuz zaten yemem, soya sosu sevmem!“ dendiğinde az biraz sıkıntı olabilir. Ama Mcdonald’s her yerde :) Japon yemekleri „Japonya dışında yapılan Japon yemeklerine nazaran“ gerçekten çok lezzetli. Hasbelkader bir yerde denediğiniz Japon yemeğini kendinize kerteriz noktası olarak koymayın. İnanın büyük hata edersiniz. Japonya’da takdim edilen yemekler içinde seçenek ve lezzet çok çeşitli. Teişoku (set menü) mantığıyla hizmet veren restoranlarda bile iyi bir yemek yenilebilir. Sıradan bir öğlen yemeği salata, çorba, ana yemek ve ufak tatlımsı bir şey ve soğuk/sıcak çayla her zaman 1000 yen altında ve Mc Donalds’tan kat ve kat iyidir. Benzer bir akşam yemeği de en fazla 1500 yen civarında tutar… Bu fiyatlar, çok uçmadıktan sonra Tokyo’da da, Hokkaido`da da, Osaka’da da hemen hemen aynıdır. Bu ülkenin en guzel yanı da aynı kalitede hizmet için fiyatların aynı oluşu. Turiste ayrı, yerlisine ayrı fiyat dayatılmayışı …
  13. Japonlar için cana yakın insanlardır imajı vardır. Eh öyledirler ama kendi aralarında veya kendileriyle rahat iletişim kurabilenler ile… Yabancılara karşı çok da yakın davranmazlar. Her şeyden evvel, çekinirler, utanırlar… Şaşırmaya gerek yok… Ne kadar şaşırma desem de boş. Gelince 10000 şeye ayrı ayrı şaşıracaksınız zaten…
  14. Gelmeden „Bir Geyşa‘nın Anıları“nı okuyup, Kitano’nun „The Dolls“unu seyrederseniz başka bir ülkeye mi geldik diye düşünebilirsiniz… Okuyup, izleyip de gelmenizi hararetle tavsiye ederim ama açıkçası o Japonya biraz gizlidir, ortaya kolay kolay çıkmaz… Sabırlı olmayı, aramaya inanmayı gerektirir.
  15. Gelelim dile… Japonca zordur, ama azıcık gayretle bir şeyler olur…Aç ve susuz kalmamanız için once şu 4 cümleyi bir belleyin. Japonca da yazıldığı gibi okunur, ciddiyim. J
  • Konniçiwa
    • Merhaba
  • Ohayou Gozaimasu
    • Günaydın
  • Arigatou Gozaimasu
    • Teşekkür ederim
  • Sumimasen
    • Özür dilerim, pardon

Bunları söyledikten sonra aşağıdan uygun cümleyi seçerek, „Survival in Japan“ oyunumuza başlayabiliriz.

  • Eigo (w)o hanasemaska?
  • İngilizce konuşabiliyor musunuz?
  • Nihongo (w)o wakarimasen.
  • Japonca bilmiyorum.
  • ….kara … made dou ikemaska?
  • …dan …ya nasıl gidebilirim?
  • İçiban çikai eki va dokodeska?
  • En yakın istasyon neresi acep?
  • Kore va ikuradesuka?
  • Bu kaç para oluyokine?
  • Eigono menu ga arimaska?
  • İngilizce menü var mı?
  • Kyo no osusume va nandeska?
  • Günün önerisi/spesiyali nedir?
    • Okuyamadık, anlamadık, seçemedik, sen yap ustam ortaya bi güzellik… donat masayı minvalinde…
  • Omizu kudasai
  • Su lütfen!
  • Aisu (veya hotto) koohi hitotsu…
  • Soğuk (veya sıcak) 1 kahve… (aisu=soğuk, hotto=sıcak).
  • Kaikei kudasai.
  • Hesap lütfen.
    • Bu genelde yok, adisyon alınır, çıkışta kasaya hesap ödenir, hesap isteme adeti yok pek, dolayısıyla bahşiş de yok. Hesap bırakmayın “aynen aa unuttu pek sevgili hatırşinaz müşterimiz, hemen geri götürüp iade edeyim der koştururlar arkanızdan. Koşturtmayın, yormayın garipleri.

Daha ayrıntılı bilgi için buraya gözat.

 Japonya’da Gezmece Tozmaca

Başlamadan önce kendine sor ey yolcu:

  • Merakların neler? Müze mi, tarih mi, doğa mi, gece dışarıda takılmak mı… vs, vs?
  • Ne zaman ve kaç günlüğüne gelecek ve ne kadarlık bir bütçeyle Japonya’da kalacaksın?
  • Daha önce tek başına İngilizce konuşamayanların çoğunlukta (98 %) olduğu ve Latin Alfabesi kullanmayan bir ülkeye gittik mi?

Gelmeden önce kafanızda bu soruların cevaplarını bir sıralayın ve hazırlığınızı bu cevaplara göre yapın. Hazırlığınızın yerinde olduğu (para, zaman ve ön araştırma) varsayımıyla gezme tozma bölümüne geçiyorum.

 Tek tek üstüne destanlar yazdığım rehberlere ek bir de Tokyo için gezi notları sıralıyorum buraya.

Tokyo

Tokyo’da 4-5 gün geçirecek biri için nereleri tavsiye edersin?

Şimdi bu çok zor bir soru… Ne aradiığını sordum ya, bu soruya verdiğin cevabı bilmeden „Ne tavsiye edersin?“ sorusuna cevap vermek çok zor… Müzelerin, elektroniğin, alışverişin, gece hayatının a‘lası Tokyo`da… Ama ben Tokyo’da 4 – 5 gün kalmayı önermem. Başka yere gidecek durumunuz yoksa ve mecburen 4 – 5 gün kalacaksanız ve yürümeyi, fotoğraf çekmeyi seviyosanız :

  1. 1 gün alışveriş mekanlarına (Ginza, Aoyama – Omotesando – Harajuku, Akihabara),
  2. 1 gün JR Yananote Hattı’nın batısına (Tokyo’nun yeni yerlerine Şinjuku‘dan Şinagawa‘ya),
  3. 1 gün Tokyo’nun merkezi ve kuzeyine (Imparatorluk Sarayı, Sumidagawa, Ueno – Asakusa ve Tokyo Sky Tree),
  4. 1 gün Tokyo’nun merkezi ve batısına (İkebukuro, Yotsuya, İidabaşi, 2. Dünya Savaşı’ndan az hasarla yırtmış  semtler Nezu ve Yuşima taraflarına),
  5. 1 gün doğusu veya güneyine (Deniz kenarındaki Odaiba, Şiodome ve komşu kent Yokohama‘ya) gidebilirsiniz…

Tokyo içinde olup da özel ilgi ve değerlendirme gerektiren yerlere de değinmek gerekli sanırım.

Şinjuku ve Şinjuku Gyoen Parkı: Şinjuku daha önce üstün körü değindiğim üzere janjanli afilli mafilli… Şinjuku Gyoen Parkı da fena değil ama daha güzel bir park bence şehrin diger yakasında… Ginza ile Hamamatsuço arasında… Hamarikyu Bahçesi… Bir ufak park. Deniz ve kanallarla çevrilmiş, dibinde dev gibi binalar… Ama tam bir saklı bahçe görülmeye değer… Aslında vakti zamanında shogunlar ördek avlasın diye doğala özdeş bir biçimde yapılmış, 300 yıllık çam agaçları falan harika…

İmparatorluk Sarayı ve Bahçeleri: Hakiki İmparatorluk Sarayı‘na giriş yılın belirli bir dönemi hariç yasak, ama park-bahçe ve meydan yapısı olarak güzel… Kanalları, kuşları, ördekleri, ağaçları ve saray çevresinde dört dönen, koşan, spor yapan, bisiklete binen insanlarıyla park görünümlü canlı bir yaşam alanı haliyle güzel bi yer… Hemen dibinde Japonya’nın en büyük şirketlerinin genel merkezleri, bakanlıklar, meclis, elçilikler ve daha nicesi.. Buranın Japonya‘nın kalbi olduğunu hissettiren şehir silüeti. Bir bakıma eski Sultanahmet – Bab-ı A’li gibi…

Asakusa – Ueno ve Tokyo Sky Tree: Asakusa – Sensoji aynı yerde olan Tokyo’nun en önemli 3 tapınağından biri… Diğerleri Meiji Jingu ve Zozoji… Bence Meiji ve Zozoji daha güzel ama Sensoji daha ünlü.. Bir de ek olarak Kudanşita‘da Yasukuni Tapınağı var ki, kamikaze‘ler için. Savaşta ülkeleri için ölen Japonlara adanmış, aslında ölenler ve defnedilenler arasında savaş suçluları, bir çok milyon Çin’li, Kore‘li ve diğer halklardan insanları kesmiş adamlar var… İlginç bi yer. Gayet militarist, gayet faşist…

Neyse konumuz tapınaklar değil Ueno tarafı. Bu bölgede Ameyoko adında bir açık pazar var. Her ne hikmetse bütün yabancı gezi rehberlerinde övgü üstüne övgü, methiye üstüne methiye almış. Açık yüreklilikle söylüyorum bir bok yok. Hatta resmen Ankara’daki eski Maltepe Pazarı‘nın aynısı, sokaklarda kıyafet, yiyecek, incik boncuk, yığınla hışır nevale, ne ararsan var. İtiraf edelim bir Türk icin hiç yeni bir manzara değil. Çekici olmadığı da kesin, ama hediyelik zerzevat için iyi bir alternatif olabilir. Bence, buradaki dandik zımbırtılara bakmak yerine, buranın hemen dibindeki Ueno Parkı ve içindeki Tokyo Ulusal Müzesi‘ni görmek daha iyice, yok ya ne iyisi, kesinlikle çok daha yerinde! Hatta hararetle tavsiye ederim… Yaz günü serin serin, klimalı klimalı, oh mis! Rahat edersin…

Bir de son imam eklememiz Tokyo Sky Tree var bu yakada. 800 metreyi aşan yüksekliği ile mühendislik harikası orasına bir şey diyemem. Ama o fiyata çıkmam doğrusu. Havanın açık olduğu bir günde, nemin en düşük düzey olduğu kış aylarının sabah saatlerinde güzel bir Kanto görüntüsü vereceğine şüphem yok. Yok da bu tür bir günü yakalamak da yılda 30 – 40 gün. Tamamen bahtınız açık olsun diyorum Hüsna Yengecim, Hayrullah abicim.

Tsukiji Balık Hali: Tsukiji dünyanın en büyük balık hali… Atraksiyon inanılmaz ama en inanılmazi balıkların ya canlı gemilerden hemen oracıkta indirilip önünüze getirilmesi ya da şoklayarak dondurulmuş bir biçimde (misal Portekiz‘den 1 hafta önce tutulup) ulaştırılması… Burada bulunandan daha taze balığı ancak kendin tutarsan yersin… Çok hareketli bir yer, mezat olur Pazar hariç her sabah 5-6 arası, ama çok ayakbağı olan tırt turist kalabalığından illallah demiş işin erbabı. İyisi mi vakitlice gidip, usul usul uzaktan uzağa izleyin olan biteni. Buraya sabah varıp anlamayacağınız mezatı izlemek yerine, hal çevresinde daha guzel şeyler yapabilirsiniz. Mesela, halin yanıbaşındaki ufak işletmelerde 1 saat kuyrukta bekler en taze balıktan mamul, en hakiki suşileri, saşimileri tadabilirsiniz… O bakımdan önemli, ama sabah 5`te orada olamam derseniz o da gayet normal… Bir suşi için değmez bu kadar eziyete, şehrin kalanına dağınık suşiciler de sonuçta sabah 6`da buradan alıp, açıyorlar dükkanlarını… Sabahki balık o gün içinde servis ediliyor en nihayetinde, elbette fark vardır ama, acemiye sorsan degişmez tadı…

Harajuku, Omotesando ve Aoyama: Harajuku ve Aoyama ayrı dünyalar… Harajuku’daki liselileri ve tiplerini görmek, absürd kılıklarına alışmaya çalışmak, hatta ne olur fotoğrafımı çek bakışlarıyla yanıp tutuşan karakterlerle (5 – 6 sene önce yamambalar demiştim, bak güncellemeye) tanışmak inanılmaz deneyim… Tuhaf bir ruh hali var buraların. Alışveriş ve gösteriş histerisine kapılmış sayısız ergen. Gün içinde hareketli, capcanlı yerler… Hava kararınca akşam 8’de in-cin top atan Takeşita Sokağı ve sokağın yaş ortalaması 14 olan sakinleri.

Burayla taban tabana zıt, hemen 500 metre ötede Omotesando ve Aoyama da muhakkak görülmeli. Harajuku ile coğrafi – fiziksel hiç bir sınır olmamasına rağmen, bu kadar kısa mesafede kesin çizgilerle ayrılmış bir başka moda akımı görmek dudak uçuklatıcı. Kısaca buralara gelmek lazım azizim… Lafla peynir gemisi yürümüyor…

Tüm bu karmaşa içinde „Benim ne işim var burda“ çığlığı atanlar da olabilir. Kendilerine en yakın kaçış noktası olarak Yoyogi Parkı ve Meiji Jingu Tapınağı’nı öneriyorum. JR Harajuku istasyonun hemen arkası zaten.

Akihabara, Ginza, Korakuen, Roppongi: Akihabara, ya da daha bilinen adıyla Electric Town… Bundan 5 yıl öncesine kadar büyükçe bir alanda tamamen elektronikle ilgili neşriyatın satıldığı, bir de üzerine akıl almaz bir kalabalığın toplaştığı bir semtti. En ucuz ve en geniş kapsamlı elektronik eşyalar burada bulunurdu… Uygun fiyatla kuru pil de, plazma tv de alınırdı… Şimdi ise anime karakterlerinden başka aman da aman bir şeyin olmadığı, irili ufaklı sayısız maid cafeler ve buraların acınacak durumdaki müşterileri dışında bir haltı kalmamış bir kayıp dünya. Cazibesi kalmadı…

Burası için geçerli olan geriye gitme, asıl kişiliğinden uzaklaşma Ginza‘da daha beter göz önünde… Eskiden İsetan, Matsuzakaya, Takaşimaya, Gucci, DKNY vb. sıralanmışken, şimdilerde Uniqlo ve H&M buranın ağa babası. Bir zamanlar burası Tokyo’nun Paris‘e inat önceleri uyduruktan yarattığı, sonraları hakikisini geçen Champs Ellysee’si idi… Şimdi bu Şanzelize (böyle yazınca da oluyor sana pavyon) Omotesando’ya taşınmış durumda. Ama yine de gece şehri kapladığında, buradaki eğlence kültürü apayrı dünyalar yaratıyor. Çoklukla Japonlara, bol bol da parası olanlara.

Son olarak da şehrin savaş sıraında daha az zarar görmüş kesimlerine değinelim. Korakuen, Nezu ve yöresi Ueno Parkı’nın diğer yakası aslında. Eski Tokyo mahalleleleri… O civarlar (Nezu, Nippori, İidabaşi, Korakuen falan) 2. Dünya Savaşı`nda pek fazla zarar görmeden, göreceli olarak kurtulmuş bir bölge. Tapınaklar, bahçeler, parklar ve evler (tabi yıkılıp bina olmadıysa) her şey eski ile daha uyumlu… Bir de yenilik isteyenlere Tokyo Dome önerimiz var Suidobaşi’de… Yer kullanımında son nokta olduğundan mimariye ilgi duyanlara önerilebilir.

Tüm bu yerler sakin gündüz gezmelerinden ibaretti. Biraz da hava karardıktan sonra olabileceklere bakalım. Yani clubları unuttum sanmayalım…

Bence en iyi club Şibuya’daki „Womb“ olsa da, bütün yabancılar Roppongi‘ye takılır. Çünkü bok var! Roppongi, Hub, Motown, Lexington Queen, Cafe Latino, GasPanic gibi deli kalabalık ve farkli alt kültürleri barındıran yapmacık bir eğlence mahallesi, ama Japon görmek daha zor bu civarda… Hemen dibinde Tokyo Tower var, Roppongi Hills var, Midtown var… Hani turistik takılayım, alışveriş yapayım diyenlere alternatif de yok değil…

Ya hep Tokyo mu?

Elbette değil, bunun için ayrı ayrı rehberler aşağıda sıralı.

Bu rehbere Tokyo’yu bu kadar eklememdeki sebep Tokyo’nun bir gezi rehberine sahip olmayışı. Tokyo adına en fazla yukarıdaki gezi notlarını ekleyebilrdim. Açıkçası Tokyo’ya dair notlar bir rehber olmaktan uzak.

Diğerleri dolu dolu rehberler. Okinawa – Nagasaki biraz zayıf o kadar.

Umarım güncelleme sonrası yeni yapısıyla Japonya Gezi Rehberi daha çok işe yarar…

Bol anılı, dolu dolu gezmeler, tozmalar!

Hokkaido Gezi Rehberi – Bölüm 3


İlk iki bölümde genel hatlarıyla Hokkaido ve Sapporo‘yu eşelemiştik. Sapporo şehir merkezi ve yakın çevresini gördükten sonra mevsimine göre Furano’da lavanta tarlalarına, fahiş fiyatlı oteller cenneti Niseko’da kayak olayına girebilirsiniz. Hatta noel arefesinde oteller, ren geyikli kızak bile hazırlamaktalar… Öyle de bir atmosfer arayan vardır… Ama bizim zügürt turist tercihlerimize uymadığından pas geçiyoruz.

Niseko, Furano yerine tercihinizi geze geze Hakodate’ye gitmekten yana kullanmanız da mümkün… Ancak bu yolculuğu tren yerine araba ile yapmanız daha da keyif almanızı sağlayabilir… Nedenini Toya Gölü’nü gördüğünüzde anlarsınız. Araç kiralayabilirseniz, araç size yalnızca bu gün gerekli olacağından, abartıp Hokkaido’daki tüm günleriniz içim kiralamayın. Paranız cebinizde kalsın… O parayla Sapporo’da Sapporo ramen (et suyuna), kuzu ızgara (jingisukan) veya somon antrikot (sake harasu) yersiniz. Hakodate’nin dandik ramenine (mürekkep balığı suyuna) kanmayın. Hakodate’de deniz ürünleri yemek veya Lucky Pierrotda yerel lezzetlerin harmanlandığı hamburgerlerden tatmak daha iyi seçenekler…

Toya Gölü’ne gitmesek olmaz mı?

Olur tabii… Toya Gölü’ne gitmeseniz de olur. Meraklarınız arasında cennet ve cehennemi aynı yerde görmek gibi bir seçenek yoksa gitmeseniz de olur… Toya Gölü’nde görecekleriniz hepi topu sürekli gaz-buhar çıkışı olan aktif bir yanardağ ile bu yanardağın kraterinde oluşmuş bir göl. Toya Gölü, belki kuzeydeki Akan Gölü kadar berrak olmayabilir ama Japonya içinde sıralamada ilk 3 içinde, müthiş berraklıkta ve mavilikte… Gölde atraksiyon fazla değil, mevsimine göre göl ortasındaki adaya gitmeniz, tekneyle gezinmeniz mümkün… Ayrıca, gölün güney yakasında kalan yanardağın zirvesine ulaşmanız için bir teleferik hattı da var. Yukarıdan gölü ve hemen güneydeki okyanusu görebilirsiniz. Olay gölü ve yanardağı görmekten ibaret olduğundan, 2-3 saatte biter. Araçla gelinmesindeki sebep, göle en yakın istasyonun bile en nihayetinde uzak olması, Hokkaido’nun coğrafi olarak birbirinden kopuk, yalıtılmış kentlerini görmek. Yolda gelecek McDonalds 100 km ötede yazısını görüp afallamak… Kalabalık ve dip dibe Honshu’da olmayanı tatmak. Toya Gölü’nde kalmayacağınız ve öğle yemeği sonrası Hakodate’ye doğru devam edeceğinizi varsayarak sıradaki durak Hakodate’ye geçiyorum…

Çirkin ördek yavrusu Hakodate

Hakodate, Hokkaido adasının güneydoğu ucunda bir kıstak üzerine kurulu, eskiden beri denizcilik ile var olmuş bir kent. Tarihi gerçekten ilginç. Hokkaido, ya da eski adıyla Ezo Ülkesi’nin başkentliğini bile yapmış bir dönem. Sonra zamanında Tokyo’daki merkezi otoriteye baş kaldıranlara, çok eskilerde değil daha 120-130 sene öncesi, “yataklık” yapmış biraz kendine özgü bir yer. Yabancılara açılan ilk limanlardan olması, denizcilerin uğrak noktası olması, Japon – Rus Savaşı öncesi ve sonrasında bir idari üs, savunmanın ön hattında yer alması şehrin şu anki yapısına etki etmiş.

Şehir alan olarak küçük. Hemen hemen tamamı bir kıstak üzerinde bir yerleşim. (Şu kıstak kelimesini de ilkokuldan beri bir türlü kullanmak nasip olmamıştı, bugüne kısmetmiş meğer…) Şehrin iki yanı deniz, bir yanı dağ. Dağ derken yarımadanın sonunda ufak bir dağcık, Hakodateyama. Eski şehir (Motomachi) de bu coğrafyayayla sınırlanmış. Şekil itibari ile her hangi başka bir yere benzemiyor. Liman boyunca yavaş yavaş Hakodateyama yönünde yürüdüğünüzde ve hafiften dağa doğru çıkış yoluna girip, ufak yokuşları arşınladığıınızda eski şehir size kendini gösteriyor. Hele şehrin eski yapılarıyla karşılaştığınızda Hakodate’nin farkını daha iyi anlıyorsunuz. Özellikle öğleden sonra yürümeye başlayıp, ufak adımlarla akşam üzeri Hakodateyama’ya çıkmak üzere teleferiğe varır ve şehri teleferikle çıktığınız tepeden seyrederseniz, akşam kararan gökyüzüyle, teker teker yannaya başlayan ışıkların köşe kapmacasını seyredebilirsiniz. Tepede fiyatları gayet makul olan bir restoran da hizmet veriyor, rezervasyona gerek de yok üstelik. Ancak akşam üstü yer açılması için biraz beklemek gerekebiliyor.

Şehir bu kadarla sınırlı değil elbette. Motomachi’de yer alan yabancılar adına yapılmış, geçmişin hizmet yapıları, kiliseler, diplomatik misyonlar vb. şehrin bugün Japonya içinde bam başka bir atmosferi olmasını sağlamış.

Şehrin Batı mimarisinden etkilenişi ve paylanışı yalnızca Motomachi’de değil, kentin diğer kısımlarında da aşikar. Liman boyu bulunan eski antrepolar, şehrin göbeğindeki beşgen yıldız biçimli kale ve şerin en ucunda yer alan manastır ile buraya epey yakın Onuma yarı milli parkı… Hepsi için bir buçuk gün yeterli… Özellikle Goryokaku’yu veya manastırı, Motomachi ile beraber aynı gün ziyaret edecekseniz tramvay ve otobüslerde kullanılan günlük bilet çok işinizi görecektir.

Nerede kalalım, ne yiyelim, ne içelim?

Sapporo olsun, Hakodate olsun, kent merkezinde kalınacak otel, yemek yenilecek restoran vb. hizmet sektörü -turizmin gözü çıksın, hakkını verelim- ne ilişkin en ufak bir sıkıntınız olmaz… Süper lüks otellerden, yurt tarzı hostellere hemen her bütçeye uygun seçenek var. Yalnız Kar Festivali ve yaz ayları süresince erkenden rezervasyon şart. Gittiğimizde nasılsa buluruz demeyin.

Aslında daha yazılmayı hak eden  bir çok nokta var ancak bu seferlik bu kadar. Zamanı geldikçe ekleme yapmak, güncellemek üzere…

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 240 other followers

%d bloggers like this: