Blog Archives

Tokyo’da Japon Mutfağı Dersleri


Yıllardır gelen gidene Japon yemeklerini, mutfağını tanıtmak, ancak iyi bildiğimiz bir kaç Japon restoranına yapılan ziyaretler veya evlendikten sonra evde hazırlanılan Japon yemekleri ile sınırlı kalırdı. Ancak, yakın bir zamanda Yoşimi Daido’nun basit ama dahiyane fikri “Tokyo Kitchen” ile, kısa süreliğine Tokyo’ya gelecekler için eşsiz bir fırsat daha doğdu. Şu an için Tokyo gezisi için Trip Advisor’da 100% tatminle, 1 numaralı etkinlik olarak verilmekte!

İlk Elden Öğretilen Japon Mutfağı

Piyasada zebil ziyan kurs, ders, olsa da, Yoşimi’ninki kadar içerik olarak basit olup da, Japon mutfağını temsil eden bir eğitmen bulmak zorç Üstelik bir veya bir kaç çeşit yemeğin yapılışı şef Yoşimi tarafından harikulade bir sevecenlik, hüner ve heyecanla, üstelik ağzından bal damlayarak, keyif aldırarak öğretilmekte. Açıkçası, Japon yemeklerinden, içindekilerden haberdar olmasanız da, azıcık mutfak işlerine aşina iseniz, kesinlikle zevkli bir etkinlik. Mutfaktan hoşlananlara, yeni bir kültürü yerinde görmek isteyenlere bulunmaz Hint kumaşı!

5233228_orig

Neden Gitmeliyiz?

1 kişiden 7 kişiye kadar katılımın olabildiği ve isteğinize bağlı olarak (önceden haberleşilerek) yapmak istediğiniz yemeği seçebilecek olduğunuz, süper esnek yapısı bir ayrıcalık. Kişi başı 7560 JPY gibi makul bir fiyat ile ilk ağızdan bilgilerin alınması, ama bunu Tokyo’daki kısıtlı zamanınızı çalmadan yapabilmesi, burayı ayrı kılan.

Konum itibariyle Asakusa’da olduğu için, gezinizin ilk durağı Yoşimi’nin mutfağı olursa, 10 – 13 arasında beraberce hazırladıklarınızı öğle yemeği olarak güzelce yiyerek ve geziniz için bir Tokyo müdaviminden ipuçları alarak devam etmeniz olası. Daha ayrıntılı bir geziyi, bir rehber eşliğinde talep ederseniz, Yoşimi bunu da ayarlamaya hazır.

1506662_674504242669199_5319824335809199937_n

Son olarak bir diğer saklı hazine de kimono denemesi yapabilecek oluşunuz. Özellikle Tokyo’dan başka yerleri görme şansınız yoksa, Tokyo içinde bu hizmeti almanız pek kolay değil.

Buram buram reklam kokan hareketler bunlar ama, arkadaşımız için feda olsun!

Ayrıntılı bilgi ve iletişim için: http://www.asakusa-tokyokitchen.com/classes.html

Japonya’da Ucuz Tren Biletleri – Bölüm 1


Başlarken

Çok kereler Japonya’da ulaşımın ateş pahası olduğundan dem vurduk. Elimden geldiğince hemen bütün rehberlerde yabancı turistler için kaçırılmaması gerekenin JR Rail Pass olduğunu belirttim. Ancak bu biletten başka, uzun süreli Japonya’ya gelecek olanlara, Japonca veya yerine göre çat pat İngilizce konuşabilenlerin elde edilebilecek olduğu, alternatif biletlerden pek bahsetmedim.

Bu kez, bu rehberi, 3 hafta ve belki daha uzun süre Japonya’ya gelecekler için, ve bu uzun sürede ucuz ulaşım yöntemlerini arayanlar için derledim.

Japonya ulaşım altyapısı ve rağbet gören noktaların arasındaki mesafelerin uzunluğu nedeniyle, bize hızlı tren ve uçak dışında, özel araç veya otobüsle gibi kanıksadığımız sıradan ulaşım seçeneklerini cömertçe sunan bir ülke değil. Daha da beteri, ucuz ulaşım için pek seçenek yok. Olsa olsa şehirlerarası otobüslerin bir kısmı ucuz ulaşım alternatifleri arasına girebilir. Bunların dışında elimiz mahkum trenlerden yararlanacağız.

Ucuz derken?

Aslında ucuz denilen bu biletlerin ucuz olup, olmaması ayrı bir yazı konusu olur. Bu biletlerin ucuzluğu mesafeler uzadıkça, bindi-indi sayısı arttıkça, süper-ekspres türü trenlere binme sıklığınız arttıkça ortaya çıkar. Kısaca biletin suyu çıkarılmadıkça, “bilete yapılan yatırım” kendini amorti etsin diye de dolu dolu bir program, hazırlık yapılmadıkça ucuz değiller. Bir İnterrail bileti hayal etmeyelim.

İnterrail kullanıcılarının yaptığı gibi dolu dolu kullanmak demek de Japonya’ya dair, Japonya’da trene binmeye dair de belirli bir aşinalık gerektirmekte. Misal bu passlar ile otomatik turnikelerde giriş, çıkış yapamadığınız durumlar olacaktır. Bu gibi durumlarda, istasyon görevlilerine iki kelam etmek gerekebilir.

Bölüm, bölüm…

“İndirimli biletler” veya “kullanım şartlarına göre ulaşımı daha ucuza getiren passları” iki ayrı sınıfa ayırmayı; ve her bir sınıf için bir bölüm yazmayı uygun görüyorum.

  • Yalnız Japonya dışında satın alınabilen ve Japonya’da yaşamayanların kullanımına açık olan biletler
  • Japonya içinde de satışta olan ve tüm kullanıcılara yönelik biletler veya passlar.

Son olarak, unutmadan verilen örneklerin tümünü kullanmadım. Ancak bu biletler ile gidilecek yerlerin hemen hemen tamamını diğer ulaşım yöntemlerini kullanarak gezdim. Değerlendirmelerde bu ulaşım türleri (otobüs, özel araç, uçak) ile olan karşılaştırmalarım ve yorumlarım da var. İyiye iyi, kötüye kötü dediğim yerler oldu. Görmediğim yerler ile ilgili biletlere değinmeden yazı dizisini sonlandıracağım.

Bölüm 1 – Yalnız Yabancı Turistlerce Satın Alınabilenler

JR Rail Pass: En bilinen ve yaygın olan bilet bu. Aslında şampiyon da açık ara bu! Ayrıntılı bilgileri ayrı bir başlıkta inceledik…

Tokaido – Sanyo Şinkanseni Turist Bileti: JR Central ve JR West tarafından tarafından sunulan bu bilet ile, 5 sıralı gün boyu, Tokaido ve Sanyo Şinkansen hatlarındaki tüm süper-ekspres trenlerden faydalanmanız mümkün. Ki bu da size 35,000 JPY karşılığı, Tokyo, Nagoya, Kyoto, Osaka, Kobe, Himeji, Hiroşima, Kitakyuşu ve Fukuoka gibi birbirinden önemli yerleri görme olanağı verir. Ama geliniz, görünüz ki, bu biletin JR Rail Pass ile kıyasla hemen hiçbir artısı yok, Eksiği artısından çok. Pahalı olması, kısa süre kullanılabilir oluşu en önemli kusurları! Eğri oturup, doğru konuşalım. JR’ın seçtiği kimi yerel ulaşım ağlarının veya Tokaido Şinkanseni’ndeki Nozomi türü trenleri kullanılabilme imkanı vermesi bir avantaj değil. Bu kadar eksiği görmek için atom mühendisi olmaya gerek yok. JR’ın en güçlü kolu olan JR Central’dan daha ele gelir bir ürün beklerdik. Olmamış! Neyse ki Haziran 2015 tarihine kadar sunulan bu bilet kalıcı değil. Açılışının 50. yılını kutlayan Tokaido Şinkanseni için düzenlenmiş iki biletten biri. Diğeri daha kullanışlı ve göz alıcı olan Takayama – Hokuriku Bölgesi Bileti.

JR Hokkaido Rail Pass: JR Hokkaido tarafından sunulan hemen tüm hizmetlerden ard arda 3, 5 veya 7 gün boyunca faydalanmanızı (10 gün içinde ayrı ayrı 4 gün de olabilir) sağlayan bu bilet ile, araç kiralamanıza gerek kalmadan Hokkaido’yu gezmeniz olası. İlk bakışta ucuz gibi gözükse de, kazın ayağı öyle değil. İki sebeple. Birincisi, Hokkaido’ya ulaşım için cebinizden epey bir para çıkacak; gelişiniz de % 90 uçakla olacak. Bu da sizi, Japonya’da ehliyetiniz varsa, ucuza araç kiralamaya itecek. İkinci sebep de Hokkaido içinde tren veya otobüsle ulaşımın çok da rahat olmayışı. Japonya genelinde Kanto, Kansai ve Tokai Bölgeleri dışında trenlerin ve bağlantılı otobüslerin sefer sayıları oldukça az. Neticede Hokkaido’nun epey geniş bir bölge olmasının da katkısıyla bu bilet de pek kullanışlı gözükmemekte. Ama yine de belirteyim ehliyetiniz yoksa ve kış aylarında gelecekseniz işler değişir. Rotanıza bağlı olarak, uzun mesafeler katedilecekse, araç kiralamaktan çok daha makul bir seçenek olabilir. (Talep formu bile var.)

Takayama – Hokuriku Bölgesi Bileti: Sınırlı süre için satışa çıkarılan biletlerden daha kullanışlı olanı bu pass. 10,500 JPY’ye, 5 gün boyunca, Osaka, Kyoto, Nagoya, Kanazawa, Hida-Takayama, Shirakawago gibi yerleri ziyaret etme fırsatı vermekte. Ama bileti, aynı JR Rail Pass’ta olduğu gibi, yurtdışından almalı, Japonya’ya varınca işletmelisiniz. HIS İstanbul bu bileti satmakta.

Kintetsu Rail Pass: JR dışındaki demiryolu şirketleri arasında Kintetsu’nun sunduğu bu biletten daha iyi bir seçenek sunan şirket yok. Kintetsu demiryolu ağında, Nagoya, Kyoto, Nara, Osaka’ya gidebilmeniz ve 5 gün için yalnız 3,800 JPY harcamanız inanılmaz. Açıkçası sudan ucuz. Tek yön Osaka – Nagoya bileti 4,000 JPY! Bu bilet belki şinkansenlere binme imkanı vermiyor ama, Kansai ve Tokai Bölgesi içinde sınırsız hareket imkanı, 3 kerelik özel ekspres trenlere binme şansı ve bir kerelik Kansai veya Chubu Centrair Havalimanlarına ulaşımı da içeriyor. Her iki havalimanından almanız da olası! Kazıkçı JR’a resmen satış dersi vermiş burada Kintetsu.

Son olarak bir paragraf da gereksiz biletler için açayım. Araştırmalar sonucunda şu 4 biletin varlık nedenini hala çözebilmiş değilim.

Özelleştirmeler sonrası çok parçaya bölünüp, işletilen “karnı tok JR için” -içinde Hokkaido bileti biraz işe yarar gibi dursa da- bu biletler ikinci sınıf pazarlama tekniğinden başka bir şey değil. JR Rail Pass varken, JR’ın hükmettiği bölgeler içinde bu biletlerin kullanım olasılığı epey düşükçe. Belki 14 günlük geçerlilik süresi içinde 5 gün, esnek şekilde kullanıma olanak vermesi ile JR East Pass biraz artıları olan bir bilet. Ama o da 22,000 JPY gibi bir fiyatla piyasada. Kısaca, JR’ın bu biletlerine 4 veya 5 gün için 20, 25 bin JPY bayılıp, hepi topu Japonya’nın bir bölümünü dolaşacağınıza, bu biletlerin hepsini çöpe atıp, adam gibi 7 günlük JR Rail Pass’ınızı alın, tepe tepe gezin. Varlığı hata bir bilet yığını resmen.

  1. JR East Pass
  2. JR Sanyo, Şikoku, Kyuşu Bileti
  3. JR West Rail Pass – Sanyo Bölgesi Bileti
  4. Tüm Şikoku Rail Pass
  5. Kyuşu Rail Pass

Neyse ikinci bölüm‘deki biletler hem ucuz hem de kullanışlı.

Japonya’da Ucuz Tren Biletleri – Bölüm 2


İlk bölümü Japonya dışında ikamet eden yabancılara yönelik tren biletlerine ayırmıştık. İkinci bölüm, Japonya’da yaşayan yabancılara yönelik biletlere ayırıyorum.

Ne yazık ki, burada önerebilecek olduğum tüm kullanışlı biletler Büyük Kanto Bölgesi için. Batı tarafında Fuji, güneyde İzu ve Kamakura, Enoşima; doğu ve kuzeyde Nikko en uç noktalar. Japonya’da trene binmek konusunda ustalaşmış, ulaşımdan öte iletişimde sıkıntı yaşamayacak olanlar için tüm Japonya’yı kapsayan Seishun 18 Kippu ise başlı başına bir inceleme konusu.

JR Kanto Bölgesi Bileti: Üç gün boyunca Kanto Bölgesini arşınlamak isterseniz, epey işinizi görecek bir JR East hizmeti daha. Birbirini takip eden 3 takvim gününde kullanımı sınırlı. Bu da bu biletin zayıf halkası. Yoksa Fuji, İzu, Nikko, Tomioka İpek işletmeleri gibi birbirinden güzel UNESCO Dünya Miraslarını tek seferde 8500 JPY’ye görebilmek pek kolay değil. Bu biletin bir diğer güzelliği de Japonya’da oturma izni olan yabancıların da faydalanabilmesi. (Japon pasaportu taşıyanlar alamamakta yalnız.)

Tobu Nikko Biletleri: Bölgesel tren biletleri içinde en gerekli olanlardan biri Tobu Demiryolları’nın sunduğu Nikko biletleri. Hem yabancıya, hem de Japonlara yönelik biletler mevcut ve yabancılar için çok daha avantajlı seçenekler hazırlamış Tobu. Biletler Nikko gibi şahane bir yeri ayaklarınıza getiriyor resmen. Üstelik 2, 3 veya 4 günlük seçenek de sunmakta. Fiyatı Asakusa’dan Nikko’ya ulaşımı ve yerel otobüsleri kapsamakta. All Nikko Pass yabancı kullanıcılara, Marugoto Nikko Kinugawa Pass ise Japonlara tüm Nikko bölgesini doya doya gezme imkanı sağlamakta.

Bu bilet veya aşağıda adı geçen diğer biletlerin tamamı, mantık olarak benzer şekilde tasarlanmıştır. İçerik olarak, Tokyo’daki ilgili kalkış istasyonundan hedeflenen bölgeye bir kerelik gidiş – dönüş seyahati ve belirlenen bölge içindeki otobüs veya diğer taşıtlardan sınırsız kere kullanım hakkını verir.

Mesela Asakusa’dan bir cumartesi sabahı yola koyulup, öğleden önce Nikko’ya varmanız; bol bol otobüse binerek ilk gün tapınakları ve doğal güzellikleri görmeniz beklenen. Bu sırada cumartesi gecesini bir Japon işi kaplıca otelinde veya Çuzenji Gölü yakınında geçirmeniz ve turizm ekonomisine katkı vermeniz istenen. Sonrasında, ertesi gün isterseniz Kinugawa isterseniz Oku-Nikko / Yunoko tarafını görmeniz ve akşama da yeniden Asakusa’ya doğru yollara düşmeniz için ayarlanmış biletler.

Odakyu Demiryolları Biletleri: Tokyo’nun ve aslında dünyanın günlük yolcu sayısı itibariyle en kalabalık istasyonu olan Şinjuku’yu Tokyo’nun batısına bağlayan bir demiryolu işletmecisi Odakyu. Diğer özel demiryolu teşebbüsleri gibi şirketin işleri yalnız demiryolu ile ilintili değil. Emlaktan, hızlı tüketime, inşaattan turizme bir çok alanda faal bir şirket. Başka demiryolu işletmeleri de benzer iş biçimleri geliştirmiş olsa da Odakyu’nun turizm ve turizmi destekleme kavramı en gelişmiş, en oturmuş halde.

Odakyu, Şinjuku çıkışlı, 5 değerli alternatif sunuyor. Bu biletler içinde Hakone Freepass ve Fuji Hakone Pass en takdir edilen, parasının hakkını veren biletler. Kullanışlı olmalarından başka, gününüz kısıtlıysa, ayırabilecek olduğunuz gün sayısına göre bile rahatlıkla karar verebilirsiniz.

  1. Hepi topu 1 günü olanlar için Enoşima – Kamakura Freepass,
  2. Ardışık 2 günü (mesela bir haftasonu) müsait olanlara Hakone Freepass,
  3. Bol bol zamanı olup da, deli danalar gibi gezecekler ise 3 günlük Fuji Hakone Freepass‘ı seçebilirler.

Odakyu’nun bir diğer seçeneği de Japonya’nın ünlü kaplıcalarını, hamamlarını tadabilme imkanı sunan Hakone Kowaki-en Yunessun Kaplıca Bileti. Bilhassa soğuk bir mevsimde Hakone’ye gitme planınız varsa, dışarıda gezmek (donmak) yerine, sıcak bir hamamda eğlenmeyi seçebilirsiniz. Geleneksel Japon kaplıcalarının bir çoğunda kadın ve erkekler için bir ayrım söz konusudur ve ailecek girmek pek mümkün değildir. Ayrıca, yine bir çok yerde çıplak halde kaplıcadan yararlanılır. Ancak Yunessun, aileler için tasarlanmış, mayo ile girilebilen bir tematik kaplıca olduğundan, epey rağbet görmekte. Çekinmeden kullanabilirsiniz. Biletiniz de iki gün geçerli. Yine belirtelim tüm biletler Şinjuku’dan gidiş-gelişi ve hedeflenen bölgedeki ulaşımı kapsamakta, konaklama size kalmakta.

JR Güney İzu Bileti: JR East’in bilerek JR Kanto Bölgesi Bileti’ni kakalama çabalarına karşın bu bilete değinmeden geçemeyeceğim. İzu Yarımadası‘nın doğu ve güney yakasını gezebilecek olduğunuz bu 2 günlük bilet ile, doğal koruma alanı olan İzu Yarımadası’nın bir kısmını görebilme şansını yakalamaktasınız.  Hakone’nin sonbahar ve kış aylarındaki cazibesi gibi, İzu da kendini özellikle bunaltıcı yaz aylarında göstermekte. İzu’nun gayet güzel olan plajlarının, cömert ormanlarının ve içlerindeki buz gibi nehirlerinin tadına bakabilirsiniz.

İzu’nun tümünü görebilmeniz için İzukyu Demiryolları tarafından sunulan Kogaenji İzu Dream Pass gerekli. Ancak bu bilet ne yazık ki Tokyo’dan İzu’nun giriş noktası İto’ya kadar olan ulaşımı kapsamadığından biraz eksik kalmakta. Yine de JR’ın biletine çok uygun bir alternatif. İzu için bir rehber yazma zamanımız gelmiş sanırım. Bir sonraki yazımız da İzu üzerine olsun.

Önerebilecek olduklarım şimdilik bunlarla sınırlı. Umarım bu biletlerin alımında, kullanımında zorluk yaşamazsınız. İyi gezmeler!

10 Yılın Ardından – Bölüm 4: Japonya’da Yaşamak Mı?


Japonya’nın getirilerini, götürülerini sıraladıktan sonra, geriye bir tek soru kaldı: Japonya’da yaşamak mutlu ediyor mu?

Karşılaşılan onca sorunu, üstünden gelmek için verilen onca mücadeleyi düşününce, bu soruya 10 yıl sonra bile cevap vermek güç. Japonya’da yaşamak -diğer gelişmiş ekonomilerde yaşayan, iştaşlarınızla, yaşıtlarınızla kıyasla- size harcadığınız emeğin karşılığı olarak;

  • Malk, mülk sağlamıyor. Eğer mutluluğu parada, pulda arıyorsanız.
  • Bulunmaz bir ortam vaad etmiyor. Eğer şan, şöhret arıyorsanız.
  • Ulaşılmaz bir konum vermiyor. Eğer kariyer peşinde koşuyorsanız.

Japonya’dan alacaklarınız biraz sükunet, biraz tevazu, bol bol hoşgörü ve huzurdur. Huzurun ne kadar değerli olduğunu, güvenlik hissinin ortalıkta dolaşan robocoplar ile sağlanmadığını ancak burada yaşayarak öğrenebilirsiniz. Yani artıları çok değil buranın. Ama eksilerinden daha çok. İç huzuru çoğu zaman paradan, mevkiden, şandan, şöhretten daha yeğ.

Kalıcı olmak, sürekli acabalar üzerine yaşam kurmak, iş bulmak, aile kurmak, çocuk yetiştirmek hiç kolay değil. Her bir aşamada karşınıza bir takım engeller çıkacak. Ama bu engeller, her yerde var. Bir tek buraya özgü, bir tek burada olan sorunlar değil.

İçinizde burada yaşamak gibi bir heves varsa, çoğu zaman şans, yaşamın doğal akışında, kendi kendine karşınıza çıkacaktır. Çok çok özel, insanüstü bir çaba sarfetmeniz gerekmiyor. Ve yine bu heves size güç veriyor.

  • Pekiyi kimin için?
  • Hazıra konmayana, Birlikteliğe, işbirliğine açık olana. Sorumluluk sahibine. Uyumluya, çalışana, hoşgörene.

 … SON …

10 Yılın Ardından – Bölüm 3: Uğruna Feda Edilenler


Japonya’ya gelme fikri oluştuğundan beri, belki bilerek, belki de bilmeden, farkında olmadan bir çok fedakarlık yaptım. Yol boyu, yıllar boyu neleri feda ettim? Hiç düşünmemiş değilim, ama hiç sıralamamışım… İş yiyemediğim hamurişlerinden, içemediğim rakılardan daha ciddi.

Kurulmuş, Gelişmiş, Oturmuş Yaşam

Doğma büyüme içinde bulunulan ortamı bir anda bırakıp gitmek… Aileyi, arkadaşları arkada bırakmak. Kendini en güvende ve güçlü hissettiğin “yurdunu” bırakmak. Koşulsuz koruma ve destek alabileceğini bildiğin “güvenilir limandan” uzakta olmak.

Sanırım bu yalnız Japonya için değil, gidilen her hangi bir yer için de aynen geçerli. Bilinmeyene yelken açarken, alınan en büyük risk ve yapılan en büyük fedakarlık bu. Arkada kalan aile ve dostlarla bağların zayıflaması ve yer yer kopması, arada yitenlerin olması. Bir gün dönüldüğünde kim kime, dum duma olunması… Bulunduğunuz, alıştığınız bir yerden ayrıldığınızda -ülke değiştirmeseniz dahi- en çok sıkıntı veren bu.

Üstünden gelmek için verilen emek, harcanan zaman, karşılaşılan zorluklar… Yeniden yerleşik hayata geçme çabası, yeniden arkadaş bulma çabası, aranılan sıcaklık, içtenlik. Bir nevi Don Kişot ve görünmez yel değirmenleri bunlar. İlk yılların kronik sorunu, özellikle hatırı sayılır bir iletişim için, dil ve kültür eşiğinin çok yüksek olduğu Japonya için…

Sürekli Sorulan “Yarın Neredeyim?“ Sorusu

Çevrenizdeki insanların sürekli değişmesi, hep yeni gelen ve ayrılan birilerinin olması… İlk günler hep beraber takıldığınız, hatta yapışık ikiz olduğunuz insanların çoğunun, 2 – 3 yıl sonuda başka yerlere gitmeleri, ülkelerine dönmeleri; bu sürede yeniden yeni gelenlerle haşır neşir olmak… Her yeni gelenden -sizin için artık şaşırtıcı bir yanı kalmayan- Japonya’daki şaşkınlık yaratan “hikayeleri” 23497’nci kere dinlemek.

Bulduğunuz arkadaşlarınıza, kurduğunuz görece uzun süreli dostluklara daha bir derinden bağlanmak. Daha yakınınızda istemek. Ola ki ayrılma durumunda, bu, inanın daha çok üzülmenize neden oluyor. Yakınınızda buluduğunuz bir kişinin, neredeyse aileniz olması o kadar doğal ki… Bu gibi bir avuç dolusu insan ile paylaştıklarınız o kadar değerli ki, birinin bile artık –hepi topu fiziksel olarak- orada olmayacağını bilmek bile, acı verici.

Kısaca, içine girilen yeni çevrede kalıcı olup olunmadığının bilinmemesi. Gelecek planlarının feda edilmesi veya hep kısa vadede tutulması. “Bir gün nasılsa dönerim” sanrısı. Sürekli yerleşememekten kaynaklı, “Nasılsa taşınırım” denilerek tutulan, üstün körü kiralık evler; “zaten taşınırken atılacak” denilerek toplanan uyduruk eşyalar… Hep iki arada bir derede kalma hissi.

Bu his sürekli aklınızı kemirmekte. Ta ki, “kalıyorum” kararını verene, kalmanıza sebep olacak birini bulana kadar.

Sağlık ve Gençlik

Hayatın baharında yaşanması zor bir ülkede, üstelik yüksek lisans, doktora gibi bir başağrısını ta baştan kabul ederek bulunmak, hem fiziksel hem de ruhsal olarak mazoşist olduğunuzun ispatı. Uzun çalışma saatleri, karşı karşıya kalınan türlü sıkıntılar ve çarpışmalar arasında, hem sağlıktan olmak; -en hafifi saçlardan olmak-, hem de eğlenerek, gezip tozarak geçirme hayalleri kurduğunuz gençlikten olmak demek.

Çatışan İş Yaşantısı

Bir Japon şirketinin en büyük, en içinden çıkılmaz sorunu Japon olmasıdır. Bunu “Japon Kültürü kötüdür!” olarak algılamayın. Bu, esnekliğin, dışarıdan gelen etkilere yatkınlığın, dış kültürlerle olan etkileşimin azlığındandır.

En basidinden bir karar alıp, alınan kararları uygulamak bir Japon şirketi için “5 yıllık kalkınma programı” hazırlamak türü bir angarya olabilmekte. Bir kararı almak için atılan taklaların, develere atlatılan hendeklerin hesabı yok. Hatta bazı konularda, hiç karar alınamaması veya iş işten geçtikten sonra karar alınması, hem işinizi baltalamakta, hem hevesimizi kırmakta, hem de hızlı karar alınmaması durumuna alışmanıza neden olmakta.

Her durumda hızla alınan kararlar doğrudur, yerindedir demiyorum ama, bazı basit ve küçük konularda bile neredeyse şirketten topyekün “olur” alınması, karara oybirliğiyle imza atılması çok büyük bir handikap. Hızlı iş çeviren, yerine göre risk almayı tercih eden ve daha bağımsız iş yapan birisi için zor feda edilen özellikler. Tümünden vazgeçmesem de epey bir ödün verdiğim tartışılmaz.

Daha çok örnek verilebilir belki; ancak en dişe dokunanlar bunlar benim için. Bir sonraki bölümde son değerlendirmeyi yapıp, noktayı koyacağım. “Bölüm 4: Japonya’da Yaşamak Mı?

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 247 other followers

%d bloggers like this: