Category Archives: Japonya Gezi Rehberi

Japonya Gezi Rehberi – 2013 Sürümü


Güncellemeye dair…

Uzun bir süredir blogda güncelleme çalışmaları yapmayı düşünüyordum. Bazı yazıların ilk yazım ve yayım tarihi fi tarihine kadar gidiyor. Haliyle hem bilgiler, hem içerik eskiyip gidiyor, hem de yanlış yönlendirmeye neden oluyor. Bir de o zaman öyle dağınık, öyle yalapşap yazmışım ki, utancımdan yerin dibine girdim şu güncelleme sırasında.

Bu nedenle ilk güncellemeyi Japonya Gezi Rehberi’nde bulacaksınız. Eski bilgileri tümüyle kaldırıp atmıyorum elbette. Ancak, değişim olan bilgiler de epey fazlaca. Umarım işinize yarar ve umarım güncellemeler uzunca bir süre tazeliğini korur.

Keyifli gezmeler, anı dolu günler…

Japonya Gezi Rehberi

Japonya Gezi Rehberi, aylardır Türkçe’si ne zaman çıkacak diye etrafıma sorduğum soruşturduğum rehberdi… Pek çıkacağına kanaat getirmediğimden “bu rehberi en iyisi ben yazayım” dedim. İşte herkes için Japonya Gezi Rehberi… Aynı girizgah hala geçerli.

Japonya’ya Giriş ve ilk bilgiler

  1. Ülke rehberi yazılsaydı şayet, işe en önemli şehirden başlamak icap ederdi… Bu durumda Japonya için ilk durak Tokyo… Tokyo hakkında yazmaya kalınacak yerden başlamak uygun düşer… Kendi rehberinde de değindik ve yinelemek olacaksa da tekrarın zararı yok.
  2. Kalınacak yer konusunda kişisel olarak şehrin merkezinde yer alan İmparatorluk Sarayı ve çevresinden öte, JR Yamanote Hattı’nın Batısında kalan çeyreğinin (Shinjuku ve Shinagawa – Kamata İstasyonları arasının) ulaşım ve konaklama için uygun olduğunu söylemek mümkün. Ulaşım ve konaklama alternatiflerinin daha çok olması nedeniyle daha makul fiyatlar, daha rahat gezme tozma olası. Yine de JR Yamanote Hattı üzerinde her yer vızır vızır, her yerde 7/24 hayat devam etmekte… Haliyle bu hat uzerinde her yerde kalinabilir… Kendinizi şartlamanıza gerek yok.
  3. Şinjuku şehrin 6 merkezinden biri hatta en büyüğüdür… Hemen her yere gidilebilir, her yer yakındır, ucuzdur, janjanlıdır, afillidir, ottur boktur bir ton şey vardır… Otel olarak yer ismi vermiyorum, günlük değişken fiyatlar söz konusu… Hem herkesin elinin altında net var sonuçta. Arayınca bulunuyor. Ama fikir vermesi açısından yazalım; Tokyo`da gecelik (kapsül oteller) 3500 yenden başlar… Bundan düşük fiyat varsa işkillenebilirsiniz. Otel ararken arada kazara “love hotel“ bulup “Fıstık gibi fiyata otel buldum!“ diye sevinme etme, bu otellerin kullanım amacı farklıdır. :)
  4. Genel bir kural olarak Japonya’da şehrin adıyla anılan JR istasyonlari o şehrin en önemli istasyonudur. O çevrede her bir halt vardır ve genelde % 10-20 daha pahalıdır… Bu durum gidilen yerler nüfus olarark küçüldükçe ortadan kalkar ve kritik bir önem taşır.
  5. Her mevsim güzel dense de kışın Tohoku (kuzey doğu bölgesi), yazın (Hokkaido hariç) hemen tüm Japonya çekilmez bir yer halini alır. Adalar ulkesi olan Japonya nemden kışın daha bir soğuk, yazında da olduğundan daha bir sıcak olur… Gelecek olduğunuz tarih bu sebepten önemli… Haziran ortasından temmuz ortasına dek yağmur sezonu… Kapalı hava, ara ara deli yağmur, ağustos boyu nemli deli sıcak, ağustos sonu eylül başı da tayfun sezonudur… En gelinmeli aylar ekim – kasım, nisan – mayıs…
  6. Japonya‘da konaklama, kelle başı 3000 yenden başlar. Zaten 3000 yenin altındaysa ya tuvalet yoktur, ya duş. Konaklama seçenekleri içinde Japon işi pansiyon / oteller (ryokan) varsa ve fiyatı uygunsa (biraz daha pahalıdır ama en azından, en gelenekselinden ev yapımı Japon yemekleri (sabah kahvaltısı ve/veya akşam yemeği fiyata dahildir.) hiç değilse bir gecelik de olsa kalınmasını hararetle öneririm. Hele buralarda bir de kaplıca (onsen) varsa ve çekinmeden, utanmadan giderseniz hayatınızın sayılı tecrübelerinden birini de yaşayabilirsiniz…  Bazı kaplıca otelleri ufak aile işletmeleri olup oldukça temiz ve güvenlidirler… Aynı zamanda yazlari bazi tapınaklarda yarım günlük iş karşılığı bedava kalınabilir. Hatta yemek dahil olanlar da var, ama akşam erkenden dönmek gerekir falan filan…
  7. Tahmini günlük harcama ne kadar tutar? Sırt çantasıyla gezmeye alışmış, günde 2 öğünle idare edebilecek biri için ne yiyebildiğinle doğru orantılı… Eğer ben her gün egzotik yerim dersen günde 2500 yen yemeğe, 3500 yen yatmaya, 2000 yen de ulaşıma verebilirsin ki, bu seni bir züğürt turist olarak perişan eder…
  8. Japonya dünyanın açık ara eeeeeeeeeen güvenli, en temiz ülkesi… İstisnasiz her yeri… Hele yabancılar için daha da güvenli…!
  9. Japonya en pahalı ulaşım sistemine sahip ülke… Bu bir acı gerçek. Şehir içinde JR veya metro mesafeye göre değişen ücretlerle taşımacılık yapar ve en kısa mesafe 120 yenden başlar. Metro 300 yene kadar çıkar, çünkü en uzun mesafedeki metro istasyonu aslında hala yakında bir yerdedir. Buralardan daha ötedeki yerlere gidilecekse, başka bir hatta (banliyö) geçmek gerekir ki, her tren şirketi ayrı olduğundan iki hat arası geçiş yapıldığında iki şirkete de parayı basmak gerekir. Ücrette de en çok bu hava parası koyuyor zaten… Şehirlerarası ulaşım ayrı bir felaket…! Yani Tokyo – Osaka arasi 500 km, gün içinde (sabah 5 aksam 9 arası) her 10 dakikada 1 hızlı tren mevcut (şinkansen) Ama fiyatları Türkiye`ye kıyasla uçuk.. Tokyo – Kyoto tek gidiş 13000 yen tutar, rezervasyonsuz 2. sınıfta… Eğer ben yavaş trenle gece giderim dersen 6000 yen tek yön, otobüs de 5000 yen tek yön… Bilet bulabilene, almayı bilene… Uçak kullanma zaten…
  10. Buradaki tren sistemini anlamak Japonca bilmediginiz varsayııyla ilk anda işkence olacaktır. Önceden uyaralım. Tokyo resmen tren ağlarıyla örülü, insan kalabalığı olan aklı başında ama deli bir şehir… Ve bu sehrin aortu JR Yamanote hattı. Yamanote Hattı büyükçe bir çember, yoğun zamanlarında her 3 dakikada bir tren istasyona varmakta. Japonya`nın belki de açık ara en önemli şehir içi hattı. Bu hat bir sebepten durduğunda diğer hatlar da durabiliyor. JR hatları dışında, büyükşehir belediiyesinin işlettiği 13 metro hattı ve özel şirketlerin işlettiği diğer banliyö tren hatları ile Tokyo tren ağları tamamlanıyor… Özellikle havaalanından çıktıktan sonra şehir merkezine gelişin icin bir çok alternatifin arasında en ucuzunu seçeceksinizdir tahminen. Bu seçimi yapana dek azıcık acı çekme riskiniz var… Burada armut piş ağzıma düş yapmıyoruz. Arayın bulun ucuz yolu, sonraki günler için alıştırma da yapmış olursunuz… (Gıcık rehber).
  11. Burada hayat kurtaran turist aparatı Japan Rail Free Pass. Bunun sahibi bir turist bilet süresi boyunca özgür kızdan özgür, seyyahtan seyyah olur. Edininiz. Bundan başka bir bilet daha var, ki bu artık Japonya’nın kurdu olmuş gezginlere yönelik. Adı 18 (jyuu hachi) kippu. Bu çok binişli bir tren bileti, yaklaşık 12000 yene 5 gün boyunca (veya 1 günde 5 kişiye kadar) normal JR trenlerine (şehir içi – şehirler arası trenlere) biniş hakkı veren bir bilet. İlk kullanımdan sonra 10 gun içinde kullanılmalı sanırım. Tarih damgasının atıldığı gün boyu geçerlidir. 00:01 – 23:59 arasında sınırsız kullanım hakkı verir. Bir kişi 5 gün boyunca istediği yerden biner, istediği yerde iner. Eğer şehir içinde değil de kırsalda, ülkenin derinliklerinde gezmekten hoşlanan biriyseniz asıl Japonya`yı bu biletle tanımaya başlarsınız. Hem de süper ucuza gelir…
  12. Japon yemekleri çok değişik ve lezzetli ama önyargısı olmayana… „Ben çiğ balık yemem, domuz zaten yemem, soya sosu sevmem!“ dendiğinde az biraz sıkıntı olabilir. Ama Mcdonald’s her yerde :) Japon yemekleri „Japonya dışında yapılan Japon yemeklerine nazaran“ gerçekten çok lezzetli. Hasbelkader bir yerde denediğiniz Japon yemeğini kendinize kerteriz noktası olarak koymayın. İnanın büyük hata edersiniz. Japonya’da takdim edilen yemekler içinde seçenek ve lezzet çok çeşitli. Teişoku (set menü) mantığıyla hizmet veren restoranlarda bile iyi bir yemek yenilebilir. Sıradan bir öğlen yemeği salata, çorba, ana yemek ve ufak tatlımsı bir şey ve soğuk/sıcak çayla her zaman 1000 yen altında ve Mc Donalds’tan kat ve kat iyidir. Benzer bir akşam yemeği de en fazla 1500 yen civarında tutar… Bu fiyatlar, çok uçmadıktan sonra Tokyo’da da, Hokkaido`da da, Osaka’da da hemen hemen aynıdır. Bu ülkenin en guzel yanı da aynı kalitede hizmet için fiyatların aynı oluşu. Turiste ayrı, yerlisine ayrı fiyat dayatılmayışı …
  13. Japonlar için cana yakın insanlardır imajı vardır. Eh öyledirler ama kendi aralarında veya kendileriyle rahat iletişim kurabilenler ile… Yabancılara karşı çok da yakın davranmazlar. Her şeyden evvel, çekinirler, utanırlar… Şaşırmaya gerek yok… Ne kadar şaşırma desem de boş. Gelince 10000 şeye ayrı ayrı şaşıracaksınız zaten…
  14. Gelmeden „Bir Geyşa‘nın Anıları“nı okuyup, Kitano’nun „The Dolls“unu seyrederseniz başka bir ülkeye mi geldik diye düşünebilirsiniz… Okuyup, izleyip de gelmenizi hararetle tavsiye ederim ama açıkçası o Japonya biraz gizlidir, ortaya kolay kolay çıkmaz… Sabırlı olmayı, aramaya inanmayı gerektirir.
  15. Gelelim dile… Japonca zordur, ama azıcık gayretle bir şeyler olur…Aç ve susuz kalmamanız için once şu 4 cümleyi bir belleyin. Japonca da yazıldığı gibi okunur, ciddiyim. J
  • Konniçiwa
    • Merhaba
  • Ohayou Gozaimasu
    • Günaydın
  • Arigatou Gozaimasu
    • Teşekkür ederim
  • Sumimasen
    • Özür dilerim, pardon

Bunları söyledikten sonra aşağıdan uygun cümleyi seçerek, „Survival in Japan“ oyunumuza başlayabiliriz.

  • Eigo (w)o hanasemaska?
  • İngilizce konuşabiliyor musunuz?
  • Nihongo (w)o wakarimasen.
  • Japonca bilmiyorum.
  • ….kara … made dou ikemaska?
  • …dan …ya nasıl gidebilirim?
  • İçiban çikai eki va dokodeska?
  • En yakın istasyon neresi acep?
  • Kore va ikuradesuka?
  • Bu kaç para oluyokine?
  • Eigono menu ga arimaska?
  • İngilizce menü var mı?
  • Kyo no osusume va nandeska?
  • Günün önerisi/spesiyali nedir?
    • Okuyamadık, anlamadık, seçemedik, sen yap ustam ortaya bi güzellik… donat masayı minvalinde…
  • Omizu kudasai
  • Su lütfen!
  • Aisu (veya hotto) koohi hitotsu…
  • Soğuk (veya sıcak) 1 kahve… (aisu=soğuk, hotto=sıcak).
  • Kaikei kudasai.
  • Hesap lütfen.
    • Bu genelde yok, adisyon alınır, çıkışta kasaya hesap ödenir, hesap isteme adeti yok pek, dolayısıyla bahşiş de yok. Hesap bırakmayın “aynen aa unuttu pek sevgili hatırşinaz müşterimiz, hemen geri götürüp iade edeyim der koştururlar arkanızdan. Koşturtmayın, yormayın garipleri.

Daha ayrıntılı bilgi için buraya gözat.

 Japonya’da Gezmece Tozmaca

Başlamadan önce kendine sor ey yolcu:

  • Merakların neler? Müze mi, tarih mi, doğa mi, gece dışarıda takılmak mı… vs, vs?
  • Ne zaman ve kaç günlüğüne gelecek ve ne kadarlık bir bütçeyle Japonya’da kalacaksın?
  • Daha önce tek başına İngilizce konuşamayanların çoğunlukta (98 %) olduğu ve Latin Alfabesi kullanmayan bir ülkeye gittik mi?

Gelmeden önce kafanızda bu soruların cevaplarını bir sıralayın ve hazırlığınızı bu cevaplara göre yapın. Hazırlığınızın yerinde olduğu (para, zaman ve ön araştırma) varsayımıyla gezme tozma bölümüne geçiyorum.

 Tek tek üstüne destanlar yazdığım rehberlere ek bir de Tokyo için gezi notları sıralıyorum buraya.

Tokyo

Tokyo’da 4-5 gün geçirecek biri için nereleri tavsiye edersin?

Şimdi bu çok zor bir soru… Ne aradiığını sordum ya, bu soruya verdiğin cevabı bilmeden „Ne tavsiye edersin?“ sorusuna cevap vermek çok zor… Müzelerin, elektroniğin, alışverişin, gece hayatının a‘lası Tokyo`da… Ama ben Tokyo’da 4 – 5 gün kalmayı önermem. Başka yere gidecek durumunuz yoksa ve mecburen 4 – 5 gün kalacaksanız ve yürümeyi, fotoğraf çekmeyi seviyosanız :

  1. 1 gün alışveriş mekanlarına (Ginza, Aoyama – Omotesando – Harajuku, Akihabara),
  2. 1 gün JR Yananote Hattı’nın batısına (Tokyo’nun yeni yerlerine Şinjuku‘dan Şinagawa‘ya),
  3. 1 gün Tokyo’nun merkezi ve kuzeyine (Imparatorluk Sarayı, Sumidagawa, Ueno – Asakusa ve Tokyo Sky Tree),
  4. 1 gün Tokyo’nun merkezi ve batısına (İkebukuro, Yotsuya, İidabaşi, 2. Dünya Savaşı’ndan az hasarla yırtmış  semtler Nezu ve Yuşima taraflarına),
  5. 1 gün doğusu veya güneyine (Deniz kenarındaki Odaiba, Şiodome ve komşu kent Yokohama‘ya) gidebilirsiniz…

Tokyo içinde olup da özel ilgi ve değerlendirme gerektiren yerlere de değinmek gerekli sanırım.

Şinjuku ve Şinjuku Gyoen Parkı: Şinjuku daha önce üstün körü değindiğim üzere janjanli afilli mafilli… Şinjuku Gyoen Parkı da fena değil ama daha güzel bir park bence şehrin diger yakasında… Ginza ile Hamamatsuço arasında… Hamarikyu Bahçesi… Bir ufak park. Deniz ve kanallarla çevrilmiş, dibinde dev gibi binalar… Ama tam bir saklı bahçe görülmeye değer… Aslında vakti zamanında shogunlar ördek avlasın diye doğala özdeş bir biçimde yapılmış, 300 yıllık çam agaçları falan harika…

İmparatorluk Sarayı ve Bahçeleri: Hakiki İmparatorluk Sarayı‘na giriş yılın belirli bir dönemi hariç yasak, ama park-bahçe ve meydan yapısı olarak güzel… Kanalları, kuşları, ördekleri, ağaçları ve saray çevresinde dört dönen, koşan, spor yapan, bisiklete binen insanlarıyla park görünümlü canlı bir yaşam alanı haliyle güzel bi yer… Hemen dibinde Japonya’nın en büyük şirketlerinin genel merkezleri, bakanlıklar, meclis, elçilikler ve daha nicesi.. Buranın Japonya‘nın kalbi olduğunu hissettiren şehir silüeti. Bir bakıma eski Sultanahmet – Bab-ı A’li gibi…

Asakusa – Ueno ve Tokyo Sky Tree: Asakusa – Sensoji aynı yerde olan Tokyo’nun en önemli 3 tapınağından biri… Diğerleri Meiji Jingu ve Zozoji… Bence Meiji ve Zozoji daha güzel ama Sensoji daha ünlü.. Bir de ek olarak Kudanşita‘da Yasukuni Tapınağı var ki, kamikaze‘ler için. Savaşta ülkeleri için ölen Japonlara adanmış, aslında ölenler ve defnedilenler arasında savaş suçluları, bir çok milyon Çin’li, Kore‘li ve diğer halklardan insanları kesmiş adamlar var… İlginç bi yer. Gayet militarist, gayet faşist…

Neyse konumuz tapınaklar değil Ueno tarafı. Bu bölgede Ameyoko adında bir açık pazar var. Her ne hikmetse bütün yabancı gezi rehberlerinde övgü üstüne övgü, methiye üstüne methiye almış. Açık yüreklilikle söylüyorum bir bok yok. Hatta resmen Ankara’daki eski Maltepe Pazarı‘nın aynısı, sokaklarda kıyafet, yiyecek, incik boncuk, yığınla hışır nevale, ne ararsan var. İtiraf edelim bir Türk icin hiç yeni bir manzara değil. Çekici olmadığı da kesin, ama hediyelik zerzevat için iyi bir alternatif olabilir. Bence, buradaki dandik zımbırtılara bakmak yerine, buranın hemen dibindeki Ueno Parkı ve içindeki Tokyo Ulusal Müzesi‘ni görmek daha iyice, yok ya ne iyisi, kesinlikle çok daha yerinde! Hatta hararetle tavsiye ederim… Yaz günü serin serin, klimalı klimalı, oh mis! Rahat edersin…

Bir de son imam eklememiz Tokyo Sky Tree var bu yakada. 800 metreyi aşan yüksekliği ile mühendislik harikası orasına bir şey diyemem. Ama o fiyata çıkmam doğrusu. Havanın açık olduğu bir günde, nemin en düşük düzey olduğu kış aylarının sabah saatlerinde güzel bir Kanto görüntüsü vereceğine şüphem yok. Yok da bu tür bir günü yakalamak da yılda 30 – 40 gün. Tamamen bahtınız açık olsun diyorum Hüsna Yengecim, Hayrullah abicim.

Tsukiji Balık Hali: Tsukiji dünyanın en büyük balık hali… Atraksiyon inanılmaz ama en inanılmazi balıkların ya canlı gemilerden hemen oracıkta indirilip önünüze getirilmesi ya da şoklayarak dondurulmuş bir biçimde (misal Portekiz‘den 1 hafta önce tutulup) ulaştırılması… Burada bulunandan daha taze balığı ancak kendin tutarsan yersin… Çok hareketli bir yer, mezat olur Pazar hariç her sabah 5-6 arası, ama çok ayakbağı olan tırt turist kalabalığından illallah demiş işin erbabı. İyisi mi vakitlice gidip, usul usul uzaktan uzağa izleyin olan biteni. Buraya sabah varıp anlamayacağınız mezatı izlemek yerine, hal çevresinde daha guzel şeyler yapabilirsiniz. Mesela, halin yanıbaşındaki ufak işletmelerde 1 saat kuyrukta bekler en taze balıktan mamul, en hakiki suşileri, saşimileri tadabilirsiniz… O bakımdan önemli, ama sabah 5`te orada olamam derseniz o da gayet normal… Bir suşi için değmez bu kadar eziyete, şehrin kalanına dağınık suşiciler de sonuçta sabah 6`da buradan alıp, açıyorlar dükkanlarını… Sabahki balık o gün içinde servis ediliyor en nihayetinde, elbette fark vardır ama, acemiye sorsan degişmez tadı…

Harajuku, Omotesando ve Aoyama: Harajuku ve Aoyama ayrı dünyalar… Harajuku’daki liselileri ve tiplerini görmek, absürd kılıklarına alışmaya çalışmak, hatta ne olur fotoğrafımı çek bakışlarıyla yanıp tutuşan karakterlerle (5 – 6 sene önce yamambalar demiştim, bak güncellemeye) tanışmak inanılmaz deneyim… Tuhaf bir ruh hali var buraların. Alışveriş ve gösteriş histerisine kapılmış sayısız ergen. Gün içinde hareketli, capcanlı yerler… Hava kararınca akşam 8’de in-cin top atan Takeşita Sokağı ve sokağın yaş ortalaması 14 olan sakinleri.

Burayla taban tabana zıt, hemen 500 metre ötede Omotesando ve Aoyama da muhakkak görülmeli. Harajuku ile coğrafi – fiziksel hiç bir sınır olmamasına rağmen, bu kadar kısa mesafede kesin çizgilerle ayrılmış bir başka moda akımı görmek dudak uçuklatıcı. Kısaca buralara gelmek lazım azizim… Lafla peynir gemisi yürümüyor…

Tüm bu karmaşa içinde „Benim ne işim var burda“ çığlığı atanlar da olabilir. Kendilerine en yakın kaçış noktası olarak Yoyogi Parkı ve Meiji Jingu Tapınağı’nı öneriyorum. JR Harajuku istasyonun hemen arkası zaten.

Akihabara, Ginza, Korakuen, Roppongi: Akihabara, ya da daha bilinen adıyla Electric Town… Bundan 5 yıl öncesine kadar büyükçe bir alanda tamamen elektronikle ilgili neşriyatın satıldığı, bir de üzerine akıl almaz bir kalabalığın toplaştığı bir semtti. En ucuz ve en geniş kapsamlı elektronik eşyalar burada bulunurdu… Uygun fiyatla kuru pil de, plazma tv de alınırdı… Şimdi ise anime karakterlerinden başka aman da aman bir şeyin olmadığı, irili ufaklı sayısız maid cafeler ve buraların acınacak durumdaki müşterileri dışında bir haltı kalmamış bir kayıp dünya. Cazibesi kalmadı…

Burası için geçerli olan geriye gitme, asıl kişiliğinden uzaklaşma Ginza‘da daha beter göz önünde… Eskiden İsetan, Matsuzakaya, Takaşimaya, Gucci, DKNY vb. sıralanmışken, şimdilerde Uniqlo ve H&M buranın ağa babası. Bir zamanlar burası Tokyo’nun Paris‘e inat önceleri uyduruktan yarattığı, sonraları hakikisini geçen Champs Ellysee’si idi… Şimdi bu Şanzelize (böyle yazınca da oluyor sana pavyon) Omotesando’ya taşınmış durumda. Ama yine de gece şehri kapladığında, buradaki eğlence kültürü apayrı dünyalar yaratıyor. Çoklukla Japonlara, bol bol da parası olanlara.

Son olarak da şehrin savaş sıraında daha az zarar görmüş kesimlerine değinelim. Korakuen, Nezu ve yöresi Ueno Parkı’nın diğer yakası aslında. Eski Tokyo mahalleleleri… O civarlar (Nezu, Nippori, İidabaşi, Korakuen falan) 2. Dünya Savaşı`nda pek fazla zarar görmeden, göreceli olarak kurtulmuş bir bölge. Tapınaklar, bahçeler, parklar ve evler (tabi yıkılıp bina olmadıysa) her şey eski ile daha uyumlu… Bir de yenilik isteyenlere Tokyo Dome önerimiz var Suidobaşi’de… Yer kullanımında son nokta olduğundan mimariye ilgi duyanlara önerilebilir.

Tüm bu yerler sakin gündüz gezmelerinden ibaretti. Biraz da hava karardıktan sonra olabileceklere bakalım. Yani clubları unuttum sanmayalım…

Bence en iyi club Şibuya’daki „Womb“ olsa da, bütün yabancılar Roppongi‘ye takılır. Çünkü bok var! Roppongi, Hub, Motown, Lexington Queen, Cafe Latino, GasPanic gibi deli kalabalık ve farkli alt kültürleri barındıran yapmacık bir eğlence mahallesi, ama Japon görmek daha zor bu civarda… Hemen dibinde Tokyo Tower var, Roppongi Hills var, Midtown var… Hani turistik takılayım, alışveriş yapayım diyenlere alternatif de yok değil…

Ya hep Tokyo mu?

Elbette değil, bunun için ayrı ayrı rehberler aşağıda sıralı.

Bu rehbere Tokyo’yu bu kadar eklememdeki sebep Tokyo’nun bir gezi rehberine sahip olmayışı. Tokyo adına en fazla yukarıdaki gezi notlarını ekleyebilrdim. Açıkçası Tokyo’ya dair notlar bir rehber olmaktan uzak.

Diğerleri dolu dolu rehberler. Okinawa – Nagasaki biraz zayıf o kadar.

Umarım güncelleme sonrası yeni yapısıyla Japonya Gezi Rehberi daha çok işe yarar…

Bol anılı, dolu dolu gezmeler, tozmalar!

Japonya Gezi Rehberi – 2006 Sürümü


Güncellenen 2013 model rehber için buraya tıklayınız

  1. aylardir turkce’si ne zaman cikacak diye etrafima sordugum sorusturdugum rehberdir… pek cikacagina kanaat getirmedigimden “bu rehberi en iyisi ben yazayim” dedim. iste herkes icin japonya rehberi…
    baslamadan once kendine sor ey yolcu:a- meraklarin neler? muze mi, tarih mi, doga mi, club mi… vs,vs?
    b- ne zaman ve kac gunlugune gelecek ve ne kadarlik bir butceyle kalacaksin?
    c- daha once tek basina ingilizce konusamayanlarin cogunlukta (98 %) oldugu latin alfabesi kullanmayan bi ulkeye gittik mi?simdi varsayimlar dogrultusunda soyle baslayalim…
    eger sabahtan aksama yururum, dogayi da severim, muze mi de gezerim, yeri geldi mi clublardan cikmam diyen deli dolu biriyseniz, su sekilde devam etmelisiniz…1.ulke rehberi yazilsaydi sayet, ise en onemli sehirden baslamak icap ederdi… bu durumda japonya icin ilk durak tokyo: buna da kalinacak yerden baslamak uygun duser… simdi tokyo resmen tren aglariyla orulu, insan kalabaligi olan deli bir sehir… ve bu sehrin aortu jr yamanote hatti (kocaman bi loop her 3 dakikada 1 tren, japonya`nin en onemli hatti, durursa diger hatlar da durur) ve 12 metro hatti ile orulu, diger banliyo tren hatlari da cabasi… her yer vizir vizir, her yerde 7/24 hayat devam etmekte… haliyle bu hat uzerinde her yerde kalinabilir…2.shinjuku sehrin 6 merkezinden biri hatta en buyugudur… heryere gidilir, heryer yakindir, ucuzdur, janjanlidir, afillidir, ottur boktur bi ton sey vardir… otel olarak mekani bilmiyorum ama tokyo`da gecelik (kapsul oteller) 3500 yenden baslar… bu arada kazara love hotel rezerve ettirme, kullanim amaci farklidir :))3.genel bir kural olarak japonya’da sehrin adiyla anilan jr istasyonlari o sehrin en onemli istasyonudur, o cevrede her bir halt vardir ve genelde % 10-20 daha pahalidir… her mevsim guzel dense de yazin japonya cekilmez bi yer oldugundan ve adalr ulkesi olan japonya da denizlerle cevrili oldugundan daha bi sicak olur oeh yani… gelecek oldugun tarih bu sebepten onemli… temmuz basindan sonuna yagmur sezonu 7/24 kapali hava, ara ara deli yagmur agustos boyu nemli deli sicak, agustos sonu eylul basi da tayfun sezonudur… en gelinmeli aylar ekim-kasim, nisan – mayis…4.japonya’da kalacak oldugun yerler de 3000’den baslar zaten 3000 altiysa ya wc yoktur, ya dus… ryokan* biraz daha pahalidir ama en azindan 1 kere gitmeni oneririm, bir onsen* oteline gidersen hayatinin sayili tecrubelerinden birini de yasayabilirsin…

    5.tokyo’da 4-5 gun gecirecek biri icin nereleri tavsiye edersin dersen?
    simdi bu cok zor bi soru… ne aradigini sordum ya bu soruya o nedenle bilmeden cevap vermek cok zor… muzelerin, elektronigin, alisverisin, gece hayatinin alasi tokyo`da 4 gun kalacaksan ve yurumeyi foto cekmeyi seviyosan:
    1 gun alisveris mekanlarina (ginza, omotesando, akihabara, harajuku)
    1 gun batisina (yeni yerlerine shinjuku‘dan shinagawa‘ya),
    1 gun merkezi ve kuzeyine (imperial palace, sumidagawa ,ueno ve asakusa)
    1 gun merkezi ve batisina (ikebukuro,yotsuya, iidabashi ww2‘de bombalanmamis tek yer)
    1 gun dogusu ve guneyine (deniz kenari odaiba, shiodome ve komsusu yokohama‘ya) gidebilirsin…

    bunun icin soyle bir kac alt baslik vermek icab eder:
    i- kamakura ve daibutsu

    bunlar tokyo’nun hemen dibi yokohama nin biraz guneyinde kalan kamakura kasabasinin (ki eski baskenttir) tapinaklari… okyanus kenari super sirin bi yer ama her daim insan yogunlugu olan yerler… 1 tam gun alir… aslinda hemen dibinde enoshima da var kucucuk bir ada ve adanin tepesinde tapinak ve adanin dibinde marina… bence daha guzel ama zaman alir… aslinda bunlari gorursen cok da bir tapinak gormesen de olur… ki bu bakimdan tokyo hayli fakirdir, tapinaklar tokyo cevresinde nikko, kamakura, hakone‘de toplanmistir… ayni sirayla ucu de gorulmelidir… super yerler…

    nikko daglarin arasinda 1 gol, 1 selale ve 1 dogal koskocaman ormanin etrafindaki nehirlerin yataklarina kurulmus bir koykene, sicak sulari (termal) ve tokyo`ya 2 saat olmasi nedeniyle fi tarihinden beri populer olmus bi yer… tokugawa shogunu ieyasu‘nun mezari falan burda… burasi da 1 tam gun alir ayrica yazin gidilmesi durumunda cok superdir… yanniz 1 gece konaklarsan anca heryeri gorursun tokyo’dan git-gel trenle 5 saat…

    kamakura’dan bahsettik, hakone‘ye gelelim… bu da tokyo`nun guneyinde bir gol ve bu golun kenarindaki tapinaklar, oteller vs,vs ile doldurulmus tatil kasabasi… cok sirin bi yer… ama her daim cok kalabalik…

    ii-shinjuku & shinjuku parki
    the imperial palace & bahceleri
    asakusa (sensoji / asakusa kannon)
    ameyoko

    shinjuku daha once soyledim janjanli afilli mafilli… parki da fena degil ama daha guzel bir park bence sehrin diger yakasinda ginza ile hamamatsucho arasinda… hamarikyu garden… bir ufak park, deniz ve kanallarla cevrilmis, dibinde dev gibi binalar falan ama tam bir sakli bahce gorulmeye deger… aslinda vakti zamaninda shogunlar ordek avlasin diye dogala ozdes bir bicimde yapilmis, 300 yillik cam agaclari falan harika…

    hakiki imperial palace‘a giris yilin belirli bir donemi haric yasak, ama park bahce olarak guzel… kanallari, kuslari, ordekleri, agaclariyla park halinde guzel bi yer… hemen dibinde en buyuk sirketlerin genel merkezleri, bakanliklar, meclis, elcilikler vb bulunur buranin, japonyanin kalbi, herseyi bu imperial palace’in cevresi… eski sultanahmet gibi…

    asakusa / sensoji ayni yerde olan tokyo’nun en onemli 3 tapinagindan biri… digerleri meiji jingu ve zozoji… bence meiji ve zozoji daha guzel ama sensoji daha unlu.. bir de ek olarak kudanshita‘da yasukuni tapinagi var ki, kamikaze‘ler icin, savasta ulkeleri icin olen japonlar icin yapilmis, aslinda olenler de savas suclulari, bir cok milyon cin‘li ve rus‘u kesmis adamlar… ilginc bi yer. gayet militarist gayet fasist…

    ameyoko ueno‘da bir acik pazar, hatta resmen maltepe pazari‘nin aynisi, sokaklarda kiyafet, yiyecek ne ararsan var, bir turk icin hic de cekici degil bence… onun yerine hemen dibindeki ueno parki ve icindeki tokyo museum‘u gormek daha iyicene, hatta hararetle tavsiye ederim… yaz gunu serin serin klimali klimali rahat edersin…

    iii-
    tsukiji fish market
    shibuya, harajuku & aoyama

    tsukiji dunyanin en buyuk balik hali… atraksiyon inanilmaz ama en inanilmazi baliklarin ya canli gemilerden hemen oracikta indirilip onune getirilmesi ya da deep frozen bi bicimde misal portekizden 1 hafta once tutulup ulastirilmasi… bundan daha taze baligi ancak kendin tutarsan yersin… cok hareketli bir yer, mezat olur her sabah ama daha guzeli dibindeki ufak restoranlarda 1 saat kuyrukta bekler en taze baliktan mamul en hakiki sushileri yersin… o bakimdan onemli, ama sabah 5`te orda olamam dersen o da gayet normal… diger sushiciler de sabah 6`da burdan alir dukkanlarinda oglen servis ederler, yani o kadar da degismez tadi…

    shibuya – harajuku – aoyama ayri dunyalar.. o tipleri gormek, yamambalarla tanismak inanilmaz hisler, capcanli yerler… hava kararinca kesin gelmek lazim… guzergahin da soyle olmali…

    shinjuku – shinjuku koen (shinjuku parki) – harajuku ve meiji jingu tapinagi – aoyamaomotesandoshibuya

    shinjuku – shibuya arasi 4 km yaklasik 40 dakika yuruyerek… ama buralari gezecegin icin en az 6 saat..! yaz gununde yapilacaksa bu atraksiyon, bu sicakta yanina hergun 3 t-shirt 1 litre svi ve suppppppppppper rahat bir ayakkabi / sandalet almazsan zack bunu dememistin deme!!!

    iv-
    akihabara
    ginza
    korakuen
    roppongi

    akihabara, ya da daha bilinen adiyla electric townankarabahceli kadar bi alan dusun tamamen elektronikle ilgili nesriyatin satildigini hayal et, bir de uzerine hayvanlar gibi bir kalabalik insan grubu ve gurultusu ekle, en ucuz ve en genis kapsamli elektronik esyalar burda… kuru pil de alirsin plazma tv de… 10 yen 10000000 yen arasi fiyatlar… oyle bi yer iste…

    ginza‘da da ayni fiyat araligi var ama uniqlo‘dan cikar, gucci, dkny falan alirsan… burasi tokyo’nun paris‘e inat onceleri uyduruktan yarattigi sonralari hakikisini gecen champs ellysee‘si… her tur marka var.. onemli olan bu markalardan ziyade hic bir ozelligi olmayan buyuk magazalara girmek… department store‘lara akmak… bunlar, takashimaya, mitsukoshi, isetan, matsuzakaya tek bir magaza icinde ufak ufak 2969035265092 adet standlari olan, ve ilk uc katinda erkekler icin allah icin 1 adet kurdan dahi olmayan beni benden alan, cildirtan yerler… hele bi de kazara tek basina yilbasi icin falan gidersen, ilgilenen kizlar insani cileden cikarir… oeeeeh!

    korakuen, nezu cok eski bir tokyo mahallesi… o civarlar nezu, nippori, iidabashi, korakuen falan ww2`de yanmadan kurtulmus tokyonun tek bolgesi ondan tapinaklar, bahceler parklar ve evler (tabi yikilip bina olmadiysa) hersey eski ile uyumlu… bir de tokyo dome falan var iidabashi‘de efektif yer kullaniminda son noktadir…

    clublari unuttum sanmayalim…

    bence en iyi club shibuya’da womb denilen yuce mekan olsa da butun yabancilar roppongi‘ye takilir… vanilla, lexington queen, cafe latino, gas panic gibi deli kalabalik ve farkli alt kulturler iceren hayvan bi eglence mahallesi, ama japon gormek daha zor bu civarda… hemen dibinde tokyo tower var, roppongi hills var hani turistik takilayim, alisveris yapayim diyenlere alternatif de yok degil…

    simdi linkteki metro haritasini actiginda ve kuzey yukarisi olacak sekilde tuttugunda…

    http://www.tokyometro.jp/en/subwaymap/pdf/routemap_en.pdf

    goreceksin ki biraz karisik hatlar zinciri… ama daha zordu onceleri… simdi hatlar renkleri ve isimlerine gore numaralandirildi… 8 belediye, 4 ozel sirket hatti var, eger passnet karti alirsan degisen metro ucretini hesaplamak zorunda kalmazsin… yalniz bu pass net kartlari jr hatlarinda kullanilmaz. jr`da tek tek bilet alacaksin… bu da biraz aci verir… onerim en az ucretli biletten alman, ve cikista farkini hemen gorevliye odemen… o sen bileti verince anlar zaten… gun icinde 100000 kere yapiyodur ayni islemi…

    ikebukuro – shinjuku – harajuku – shibuya kuzeyden guneye, batida
    shinagawa – hamamatsucho batidan doguya, guneyde
    ginza – tsukiji – tokyo – akihabara – ueno – asakusa
    guneyden kuzeye doguda
    ueno – nezu – korakuen – iidabashi – ikebukuro
    dogudan batiya, kuzeyde kalacak…

    aslinda yamanote hatti cevresinde buyuk bir yuvarlak cizmis olduk bu sekilde… simdi bu kocaman yuvarlgin ortasinda imperial palace var… burayi kendine merkez alirsan:
    imperial palace’in dogusunda otemachi ve tokyo, batisinda nagatacho ve akasaka mitsuke, kuzeyinde ochanomizu, guneyinde kasumigaseki istasyonlari olacak…
    buralar yukarida bahsettigim diger yerlerden sonra sehrin en onemli en merkezi yerleri… gezilecek yerler de bu civarlarda…

    5. ya ha bire tokyo mu ya diyenlere veya ulen simdi tokyo bitti veya yeter bana bu kadar dersen soyleki tokyo`da heeeeeeeeeeersey var ama hayat cok yorucu, yokohama`da da hersey var ama daha huzurlu, kyoto tamamen ama tamamen farkli bir zaman anlayisinda olan muhtesem bi yer… tokyo disinda yakinlarda yokohama, daha otedeyse kyotonaraosakakobe kesin gorulmeli…

    yokohama‘da: sakuragicho, minato mirai, kannaichukagai, matsushita park;

    kyoto‘da: kiyomizudera, heian, yasaka, kodaiji, tofukuji tapinaklari, kinkakuji ve ginkakuji, nijo castle, eski imperial palace;

    nara‘da: kofukuji, todaiji, kasuga taisha tapinaklari, bahceleri ve geyikleri;

    osaka‘da: umeda ve midosuji bolgeleri, osaka castle, universal studios japanmuhakkak gorulmesi gereken yerler…

    6. tahmini gunluk harcama ne kadar tutar? sirt cantasiyla gezmeye alismis, gunde 2 ogunle idare edebilecek biri icin ne yiyebildiginle dogru orantili… eger ben hergun egzotik yerim dersen gunde 2500 yen yemege 3500 yen yatmaya 2000 yen de ulasima verebilirsin ki, bu seni bir turist olarak perisan eder…

    7- japonya dunyanin acik ara eeeeeeeeeen guvenli en temiz ulkesi…istisnasiz heryeri… hele yabancilar icin daha da guvenli…!

    8- japonya en pahali ulasim sistemine sahip ulke… sehir icinde metro mesafeye gore degisen ucretlerle 160 yenden baslar 300 yene kadar cikar, metro hattindan baska bir de commuter trainler var… her tren sirketi ayri oldugundan iki hat arasi gecis yaptiginda iki sirkete de parayi basarsin, ki bu cok koyuyo… sehirlerarasi ulasim ayri bir felaket…! yani tokyo – osaka arasi 550 km, gun icinde (sabah 5 aksam 9 arasi) her 12 dakikada 1 en hizli trenler 20 vagonla serviste, shinkansen denir bu trenlere, ortalama hiz 270-300 km arasi, metro kadar sik kalkar, ulkenin an arterinde (toukaidou veya sanyo shinkansen hatlari) , kuzeyden guneye ana adayi kat eder, her yeri birbirine baglar… ama fiyatlari tr`ye kiyasla ucuktur.. tokyo – kyoto tek gidis 13000 yen tutar, rezervasyinsuz 2.sinifta… eger ben yavas trenle gece giderim dersen 6000 yen tek yon, otobus de 5000 yen tek yon… ucak kullanma zaten…

    9- buradaki tren sistemini anlaman japonca bilmedigin varsayimiyla ilk anda iskence olcaktir, ozellikle havaalanindan ciktiktan sonra sehir merkezine gelisin icin bir suru alternatifin arasinda en ucuzunu secersen dogal olarak, azicik aci cekme riskin var… trenler ve tren sirketleri (hatlar) arasi transferler her seferinde gidecek oldugun yerin ucretini ogrenmeye calismalar biraz can sikar…

    10- yemekleri cok degisik ve lezzetli bir ulke ama onyargin yoksa… ben cig balik yemem, domuz zaten yemem, soya sosu sevmem dersen az biraz sikinti olabilur ama mcdonald’s heryerde :)) yemekleri gercekten cok lezzetli, alternatif cok, teishoku (set menu) mantigiyla hizmet veren restoranlarda oglen yemegi salata, corba, ana yemek ve ufak tatlimsi bir sey ve soguk/sicak cayla her zaman 1000 yen altinda aksam yemegi de en fazla 1500 yen civarinda tutar… bu ucmadiktan sonra tokyo’da da hokkaido`da da, osaka’da da aynidir, buranin en guzel yani da fix fiayt olusu iste…

    11- japan rail free pass (jyuu hachi kippu) diye bir tren bileti var, sanirim 12000 yen 5 kere normal sehirler arasi trenlere binis hakkin olur, 10 gun suresince 5 kere istedigin yerden biner istedigin yerde inersin*, eger sehir icinde degil de ulkede gezmekten hoslanirim dersen (ki tokyo japonya degildir, asil japonya tokyo`dan cikinca baslar) super ucuza gelir…

    12- konaklama konusunda da hosteller ve budget hoteller almis basini gitmistir… ufak aile isletmeleri olup oldukca temiz ve guvenlidirler… ayni zamanda yazlari bazi tapinaklarda yarim gunluk is karsiligi bedava kalabilirsin, hatta yemek de dahil olanlar var, ama aksam erken gelmen gerekir falan filan…

    13- japonlar cana yakin insanlardir imaji vardir, eh oyledirler ama kendi aralarinda… yabancilara karsi (amerikali veya sarisin renkli gozlu degilsen ayri) karsi cok da yakin davranmazlar, utanirlar… sasirmana gerek yok… desem de inanma. gelince 10000 seye ayri ayri sasiracaksin…

    14- gelmeden bir geysanin anilari‘ni okuyup, the dolls‘u seyredersen baska bir ulkeye mi geldim diye dusunebilirsin… okuyup/izleyip de gelmeni cok tavsiye ederim ama acikcasi o japonya biraz gizlidir, ortaya kolay kolay cikmaz… aramaya inanmak lazimdir :))

    15- iyi bir foto makinesi yoksa ve buradan bu tur bisey almayi dusunuyosan, en iyi yontem aradigin modeli akihabara‘dan almak… keza ipod, laptop, psp‘lerde de ayni sey gecerli… ancak burada genelde ingilizce os ek ucretle ve bulmak ve getirtmek zaman alir (>10 gun-2 hafta)… boyle bir plan varsa da magazada hazir bulunan 4579357629 ayri laptoptan birini secmen gerekebilir…

    16- gelelim dile… japonca zordur, ama azicik kasilirsa birseyler olur…

    ac ve susuz kalmaman icin once su 4 kelimeyi belle: (yazildigi gibi okunur, turkce mantigi)
    konnichiwa (merhaba)
    ohayou gozaimasu (gunaydin)
    arigatou gozaimasu (teskur ederim)
    sumimasen (ozur dilerim, pardon)

    bunlari soyledikten sonra

    0-eigo o hanasemaska?
    ingilizce konusabiliyunk?

    1-nihongo o wakarimasen…
    japonca bilmem, ugrasma

    2- eigono menu ga arimaska?
    ingilizce menu varmi birader?

    3- kyo no osusume va nandeska?
    gunun onerisi/spesiyali nedir? okuayamadik, anlamadik, secemedik, sen yap ustam ortaya bi guzellik… donat masayi

    4- omizu kudasai
    su alayim!

    5- aisu / hotto koohi hitotsu…
    soguk / sicak 1 kahve… (aisu-soguk, hotto-sicak)

    6- okaikei kudasai
    hesap alayim!
    (bu genelde yok, adisyon alinir, cikista kasaya odenir, hesap isteme adeti yok pek, dolayisiyla bahsis de yok, birakma aynen aa unuttu pek sevgili hatirsinaz musterimis hemen goturup eline vereyim der kostururlar arkandan)

    7- ….kara … made dou ikemaska?
    …dan …ya nasi kaybolmadan gidebilirim?

    8- ichiban chikai eki va dokodeska?
    en yakin istasyon neresi acep?

    9- kore va ikuradeshoo?
    bu kac para oluyokine?

    daha ayrintili link icin:
    http://www.japaneselifestyle.com.au/…rase_basic.htm
    linki de bu sayede vermis oldum…

    ha unutmadan bir de okinawa var…
    o da ayri bir bolum olsun artik…

    haydin hayrini gorun…

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 241 other followers

%d bloggers like this: